DİSK: 12 Eylül düzeni devam ediyor
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 12 Eylül darbesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen mevcut adaletsiz düzenin darbecilerin hayalindeki gibi devam ettiğini belirtti. Sendikal hakların kısıtlandığını, yargının bağımsız olmadığını ve ülke

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbenin işçi sınıfına yönelik bir sermaye saldırısı olduğunu belirtti. Çerkezoğlu, mevcut durumda sendikal hakların, seçme ve seçilme hakkının kuşatıldığını, bağımsız bir yargıdan ve hukukun üstünlüğünden söz edilemediğini, ülkenin ise bir avuç ayrıcalıklı zümrenin çıkarı için hızla yoksullaştığını vurgulayarak, bu tabloyu “12 Eylül düzeni devam etmektedir” şeklinde yorumladı.
Darbe sürecinin sonuçları ve DİSK üzerindeki etkileri
Çerkezoğlu, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamasında, 12 Eylül darbesinin parlamentoyu feshederek tüm yetkiyi Milli Güvenlik Konseyi’ne devrettiğini hatırlattı. Yüz binlerce kişinin gözaltına alındığı, idamların, cezaevlerindeki ölümlerin ve yargısız infazların yaşandığı bu süreçte toplumun susturulmak istendiğini dile getirdi. Fişlemelerin, mülteciliğe zorlamaların, gazetecilerin hapsedilmesinin ve akademisyenlerin işten çıkarılmasının da darbenin sonuçları arasında yer aldığını belirtti. Darbeyle birlikte grevlerin yasaklandığını ve toplu iş sözleşmesi hakkının askıya alındığını vurgulayan Çerkezoğlu, özellikle DİSK'in faaliyetlerinin durdurulduğunu ve mal varlığına el konulduğunu, yöneticilerinin ve üyelerinin yıllarca hapis yattığını ve idamla yargılandığını hatırlattı. DİSK'in beraatının 11 yıl sonra gerçekleştiğini belirten Çerkezoğlu, darbenin asıl hedefinin, sosyal devleti ve sosyal hakları ortadan kaldırmayı amaçlayan 24 Ocak kararlarını itirazsız hayata geçirmek olduğunu, bu doğrultuda Kurucu Genel Başkan Kemal Türkler'in de katledildiğini ifade etti.
Sendikalaşma oranındaki düşüş ve ekonomik göstergeler
12 Eylül sonrasında sendikaların baskı altına alındığını, lokavt ve grev yasaklarının Anayasa'ya girdiğini, hak grevinin yasaklandığını ve sendikal faaliyetlerin zorlaştırıldığını belirten Çerkezoğlu, sendikalaşma oranının 1980'de yaklaşık yüzde 40 iken günümüzde yaklaşık yüzde 13'e düştüğünü söyledi. 2026 itibarıyla her 10 işçiden yalnızca birinin toplu iş sözleşmesi kapsamında olacağını, özel sektörde bu oranın ise yüzde 4 civarında kaldığını bildirdi. Greve çıkan işçi sayısındaki dramatik düşüşe dikkat çeken Çerkezoğlu, 1980'de 2,2 milyon sigortalı işçiden 80 bininin greve çıktığını, AKP döneminde ise ortalama 15 milyon sigortalı işçiye rağmen yıllık ortalama greve çıkan işçi sayısının yaklaşık 5 bine gerilediğini belirtti. AKP döneminde 202 bini aşkın işçinin grevinin çeşitli gerekçelerle ertelendiğini veya yasaklandığını kaydetti. Özelleştirmelerin büyük bölümünün (yüzde 89'unun) AK Parti iktidarı döneminde yapıldığını belirten Çerkezoğlu, kişi başına milli gelire oranla asgari ücretin gerilediğini, emeğin milli gelirdeki payının düştüğünü ve kıdem tazminatı tavanının eridiğini ifade etti. Gerçek işsizlik oranının yüzde 30,6'ya ulaştığını ve ülkenin yarısının asgari ücretli olduğunu, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme
EMEP başkanı, lojistik işçilerinin direnişini ziyaret etti
DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, OMYA eyleminde işçilerin haklarını savundu
DEM Parti: 12 Eylül ile yüzleşmeden demokrasi kurulamayız
Babacan'dan 12 Eylül darbesi açıklaması
12 Eylül darbesi: 'Unutmayacağız, affetmeyeceğiz
12 Eylül darbesine protesto yürüyüşü yapıldı
