Ekonomi

Döviz spekülatörleri vergisiz kazanç elde ediyor: Türkiye ekonomisi kısır döngüde

Türkiye'de vergisiz döviz düzeni, enflasyonu ve faizleri körükleyerek ekonomiyi kısır döngüye sokuyor. Döviz spekülatörleri vergi ödemezken, vatandaş yüksek enflasyon ve faizle fatura ödüyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Döviz spekülatörleri vergisiz kazanç elde ediyor: Türkiye ekonomisi kısır döngüde

Türkiye, son yıllarda ciddi ekonomik çalkantılarla mücadele ediyor. Enflasyon ve faiz sarmalı, vergisiz döviz düzeni ile daha da körüklenirken, bu durum şirket değerlerini olumsuz etkileyen borsa çöküşlerine yol açıyor. Vergisiz döviz düzeni, piyasada dolara ve avroya olan talebi artırarak spekülatörlerin vergi ödemeden yüksek kazançlar elde etmesine olanak tanıyor. Doların yükselmesiyle ithalat maliyetleri artarken, enflasyon da kontrol altına alınamaz hale geliyor.

MERKEZ BANKASI'NIN ELİ KOLU BAĞLI

Enflasyonu düşürmek amacıyla faiz artırımı tercih edilse de, faiz oranlarının yükselmesi dövize olan talebi artırıyor. Bu kısır döngü, Türkiye'yi dünyada eşine az rastlanan bir "faiz-enflasyon-döviz sarmalına" sürüklüyor. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 23 Ekim'de faiz kararı için toplanacak. Eylül ayı enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Merkez Bankası'nın faiz indirim kararını etkileyip etkilemeyeceği merak konusu. Ancak yıllardır Türkiye'nin önemli bir sorunu olarak gündemde olan yüksek miktarda alım-satım yapan döviz spekülatörlerinden kazanç vergisi alınmaması durumu devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın göz ardı ettiği vergisiz döviz düzeni, ekonomi yönetiminin faiz ve enflasyonu düşürme çabalarını zorlaştırıyor. "Dolar yükselecek" endişesiyle faiz indiremeyen Merkez Bankası, Türkiye'nin yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme potansiyelini tam olarak kullanmasını engelliyor. Eğer dolar vergilerle kontrol altına alınabilirse, faiz oranları istenilen seviyelere rahatlıkla düşürülebilir ve ekonomiyi döviz-faiz-enflasyon kıskacında tutmaya çalışan spekülatörlerin rant çarkı durdurulabilir. Bu durumun faturasını ise vatandaş yüksek enflasyon ve faiz oranlarıyla ödüyor. Merkezi yönetimin bütçe giderleri içindeki faizin payı, bir yılda yaklaşık 800 milyar lira artış göstererek yüzde 11'den yüzde 17'ye yükseldi.

ULUSLARARASI UYGULAMALAR VE TÜRKİYE'DEKİ DURUM

ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler, sermaye kazançlarını farklı oranlarda vergilendirirken, Türkiye'de yüksek miktarda döviz alım-satımı yapanlar vergi ödemiyor. ABD'de 1 yıldan kısa vadeli işlemlerde %10-37, Almanya'da kısa vadede %14-45, Fransa'da %30, İngiltere'de ise 1 yıllık muafiyet sonrası %10-20 oranında vergi alınıyor. Buna karşılık Türkiye'de milyarlarca dolarlık döviz alım satımından elde edilen kazançlardan herhangi bir vergi alınmıyor. Bu durum, Anayasamızın "Vergi, kanunla konulur; muafiyet ve istisna da kanunla olur" hükmüne ve Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddelerine aykırı bir durum teşkil ediyor. Şirketler döviz kazançları üzerinden %25 vergi öderken, bireylerin bu kazançları vergisiz bırakılıyor. Bu durum, bir "idari hata" olmanın ötesinde bir "adalet ihlali" olarak değerlendiriliyor. Bu düzenleme, TL'nin yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybını yavaşlatmada ve piyasayı daha istikrarlı hale getirmede önemli bir otomatik fren mekanizması görevi görebilir.

Bu Yazıyı Paylaş