Eğitim

Dünya Kız Çocukları Günü'nde eşitsizlikler gözler önüne serildi: Ev işleri ve okuldan uzaklaşma riski

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında açıklanan araştırma, Türkiye'de kız çocuklarının ev içi iş yükü, eğitimde eşitsizlik ve erken yaşta sorumluluklar gibi alanlarda dezavantajlı durumda olduğunu ortaya koydu.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Dünya Kız Çocukları Günü'nde eşitsizlikler gözler önüne serildi: Ev işleri ve okuldan uzaklaşma riski

Her yıl 11 Ekim'de kutlanan Dünya Kız Çocukları Günü, kız çocuklarının haklarına dikkat çekmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek amacıyla önem taşıyor. Bu kapsamda, İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı tarafından desteklenen “Krizler Çağında Çocuk Olmak” araştırmasının Türkiye'deki kız çocuklarının mevcut durumuna dair bulguları paylaşıldı.

EV İÇİNDE EŞİTSİZ YÜK

Türkiye genelinde 11-18 yaş arası çocukları ve ebeveynlerini kapsayan bin 513 hanelik temsili bir örneklemle gerçekleştirilen nicel araştırma ile Şanlıurfa ve İstanbul'da yürütülen niteliksel araştırmanın sonuçları, kız çocuklarının eğitim, ev içi iş yükü, güvenlik ve dijital deneyim gibi pek çok alanda önemli eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, kız çocuklarının yüzde 89'u kendi yataklarını toplarken, yüzde 79'u sofra hazırlama ve toplama görevlerini üstleniyor. Yarısı ev temizliği yaptığını, yüzde 63'ü ise kahvaltı hazırladığını belirtiyor. Her iki kız çocuğundan biri bulaşık yıkarken, dörtte biri yemek yapıyor. Ayrıca, kız çocuklarının yüzde 45'i kardeşlerine bakmakla yükümlü; bu oran erkek çocuklarda daha düşüktür.

EĞİTİM VE SORUMLULUKLARDA KIZ ÇOCUKLARI GERİDE

Araştırmanın koordinatörü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin, dezavantajlı sosyoekonomik koşullarla birleştiğinde kız çocuklarının kırılganlığını artırdığını vurguluyor. Kız çocuklarının eğitime erişimi ve devamlılığında eşitsizliklerin önemli bir etken olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, "Araştırmamızda kız çocuklarının eğitime devamında bölgesel ve sosyoekonomik eşitsizliklerin belirgin şekilde etkili olduğunu gördük. Örneğin Şanlıurfa'da kız çocuklarının okula devam oranı erkeklerden daha düşük. Ortaöğretimde bu oran kızlarda yüzde 63, erkeklerde ise yüzde 78 oranında. Okula kayıtlı olmayan çocuklar, genel olarak 15-18 yaş diliminde ve en düşük sosyoekonomik statüye sahip ailelerden gelenler arasında. Bu da kız çocukları için artan okuldan uzaklaşma riskini işaret ediyor" dedi. Ekonomik sorunların, ailede temel ihtiyaçların karşılanamaması gibi nedenlerin okul terkin en önemli gerekçelerinden biri olduğunu ekledi. Araştırma sonuçları, kız çocuklarının geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle, erkek çocuklarına kıyasla çok daha yüksek ve erken yaşta başlayan bir sorumluluk yükü altında olduğunu gösteriyor. Bu durum, çocukluktan erken yetişkinliğe zorla geçişi beraberinde getirerek akademik başarılarını ve genel yaşam deneyimlerini olumsuz etkiliyor.

ÖNERİLER VE KAYGILAR

Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, kız çocuklarının koşullarını iyileştirmeye yönelik önerilerde bulundu. Özellikle düşük sosyoekonomik statüdeki kız çocuklarının okula devamını sağlamak amacıyla finansal destek, burs ve nakit transfer programlarının uygulanması gerektiğini belirtti. Çocuk yaşta erken ve zorla evlilik veya ev içi emek nedeniyle okulu bırakma riski taşıyan öğrencilere rehberlik desteği verilmesi ve bu desteğin mentorluk ve sosyal hizmetlerle güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ev içi iş yükünün paylaşımını sağlamak ve annelerin üzerindeki bakım yükünü azaltmak için kaliteli kreş ve çocuk bakım merkezlerinin yaygınlaştırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Kız çocukları üzerindeki kısıtlamaların azaltılması için ebeveynlere yönelik eğitimler ve farkındalık kampanyalarının yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre, kız çocuklarının erkek çocuklara kıyasla daha fazla kaygı duyduğu, akademik başarısızlık kaygısının kız çocuklarında daha yüksek olduğu ve kendi bedenlerinden memnun olmama oranının da kız çocuklarında daha fazla olduğu belirtildi.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş