Gündem

Duran: Algoritmalara insani ve etik yön verilmeli

Duran, TRT World Forum 2026’da algoritmaların gazeteciliğin erişimini ve bilgi akışını etkilediğini belirterek hesap verebilirlik, adalet ve çoğulculuk ilkelerini savundu; Gazze’deki gazetecileri örnek gösterdi.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Duran: Algoritmalara insani ve etik yön verilmeli

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT World Forum 2026’nın ikinci gününde “Algoritmik Çağda Kontrol Kimde? Şirketler, Devletler, Vatandaşlar” oturumunun açılışında konuştu. Algoritma çağının egemenlik ve adalet meselelerini de gündeme getirdiğini belirten Duran, geçmişte editörlerin haberleri doğrulama ve kamu yararını gözetme sorumluluğunu üstlendiğini, bugün bu kararların giderek algoritmalar tarafından verildiğini söyledi. Duran, gazetecilerin tanıklarla görüşmek, belgeleri incelemek ve haberleri doğrulamak için haftalar harcayabildiğini; buna karşın haberlerin erişiminin algoritmaların kararlarına bağlı olduğunu anlattı. Yapay zekânın araştırmaları kaynak göstermeden özetleyebildiğini, platformların ilgiden gelir sağlarken haber merkezlerinin finansal güçlük yaşadığını kaydetti. “Gazeteciliğin bağımsızlığa, finansal desteğe ve güçlü meslek ilkelerine ihtiyacı vardır” dedi.

Üç ilke sıraladı

Teknoloji şirketlerinin ve devletlerin dijital dünyanın geleceğini tek başlarına belirlememesi gerektiğini söyleyen Duran, Türkiye açısından dijital egemenliğin veri güvenliği, kültürel kimliğin korunması ve ülkenin kendi hikâyesini dünyaya anlatabilmesi anlamına geldiğini belirtti. Yol gösterici üç ilkeyi hesap verebilirlik, algoritmik dağıtımda adalet ve çoğulculuk olarak sıraladı. Şirketlerin algoritmalar konusunda daha şeffaf olması, kullanıcıların içerik kısıtlamalarını anlayıp kararlara itiraz edebilmesi gerektiğini ifade etti. Bilgiye erişim ve ifade özgürlüğünün herkes için eşit olması, dijital dünyanın da farklı kültürleri yansıtması gerektiğini söyledi. Duran, Cumhurbaşkanı’nın “Dünya beşten büyüktür” sözünün dijital dünya için de geçerli olduğunu belirterek bu alanın bir avuç teknoloji şirketinden ibaret olmadığını kaydetti. Türkiye’nin daha adil ve kapsayıcı bir dijital düzene katkı sunma hedefinin TRT ve Anadolu Ajansı’nın farklı dillerdeki haberciliğinde görüldüğünü; iki kurumun dezenformasyonla mücadele edip güvenilir bilgiyi yaymak için çalıştığını söyledi.

Gazze’deki gazetecileri örnek gösterdi

Gazze’de Anadolu Ajansı için çalışan serbest kameraman Montaser Al-Sawaf’ın İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybettiğini, TRT Arabi kameramanı Sami Şehade’nin ise haber takibi sırasında ağır yaralanarak sağ bacağını kaybettiğini hatırlattı. Duran, büyük dijital platformlarda Gazze’den gelen haber ve görüntülerin kaldırıldığını, kısıtlandığını ya da hassas veya grafik içerik olarak etiketlendiğini söyledi. Bağımsız insan hakları örgütlerinin de otomatik sistemlerin meşru haberciliği kısıtladığını ve Filistinlilerin sesini bastırdığını belgelediğini aktardı. Duran, gerçeklerin görünürlüğünün engellenmesinin dezenformasyonu güçlendirdiğini belirterek, “Gelecek, insanların elinde kalmalıdır” dedi. Konuşmasını, “Yönümüzü algoritmalara teslim etmek yerine, algoritmalara insani ve etik bir yön vermeliyiz” sözleriyle tamamladı.

Bu Yazıyı Paylaş