Ekonomi

Durmuş Yılmaz: Ekonomi bunun neresinde?

Eski Merkez Bankası Başkanı ve ekonomist Durmuş Yılmaz, kömür ve zeytinyağı fiyatlarını kıyaslayarak Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı sorguladı. Yılmaz’a göre tarım ürünlerinin katma değeri enerji hammaddelerine kıyasla çok daha yüksek.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Durmuş Yılmaz: Ekonomi bunun neresinde?

Eski Merkez Bankası Başkanı ve iktisatçı Durmuş Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda dikkat çeken bir benzetme yaptı. Yılmaz, bir ekonomik kıyaslama yaparak şöyle dedi:

“1 ton kömür 400 dolar. Kömür madeninin işletme ömrü 40–50 yıl.
1 ton zeytinyağı 10 bin dolar. Zeytin ağacı 3 bin yıl yaşıyor.
Ekonomi bunun neresinde?”

Bu ifadeyle Yılmaz, tarımsal ürünlerin üretim değeri ve sürdürülebilirlik açısından daha yüksek ekonomik katkı sağladığını, ancak ekonomide enerji gibi temel hammaddelere yapılan yatırım ve politikanın dengelenmesinin gerektiğini belirtiyor.

Fiyat ve Katma Değer Kıyaslaması

Yılmaz’ın ortaya koyduğu benzetmede kullanılan iki ürün, ekonomik değer ve üretim süreleri açısından çarpıcı bir fark ortaya koyuyor:

Kömür: 1 ton kömürün fiyatı yaklaşık 400 dolar civarında. Kömür madenlerinin ticari işletme ömrü çoğu zaman 40–50 yıl arasında değişiyor.

Zeytinyağı: 1 ton zeytinyağı ise yaklaşık 10 bin dolar gibi çok daha yüksek bir ekonomik değere sahip. Bunun yanında zeytin ağacının ekonomik ömrü binlerce yıl sürebiliyor.

Bu çarpıcı karşılaştırma, ürünler arasındaki katma değer ve sürdürülebilirlik açısından farklı ekonomik dinamikleri gözler önüne seriyor.

Türkiye’de Tarım ve Enerji Ekonomisi 

Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir konuma sahip. Ancak üretimin dalgalanması, iklim koşulları ve maliyetler sektörü etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Örneğin, 2025/26 dönemi Türkiye zeytinyağı üretiminin önemli oranda düştüğü tahmin ediliyor ve bu durum üretim maliyetlerini yukarı çekiyor.

Diğer yandan, enerji maliyetlerinin artması küresel ekonomik baskılara yol açıyor. Özellikle petrol ve doğalgaza bağımlılık, dışa bağımlılığı artırarak üretim maliyetlerini ve cari açıktaki baskıyı yükseltiyor. Bu durum, TÜRKİYE’nin enerji piyasaları ve ekonomik istikrarı üzerinde önemli bir konu hâline geliyor.

Bu Yazıyı Paylaş