Eczacılardan acı dolu çağrı!
Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası, eczanelerin ekonomik krizi, ilaç tedarik sorunları ve mesleki hak kayıplarına dikkat çekerek, 'ilaç maliyet kalemi değil, yaşam hakkıdır' dedi. Eğitim ve kamu eczacılığına dair de önemli çağ

Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası, Nevşehir'de gerçekleştirdikleri 45. Dönem I. Bölgelerarası Toplantısı'nın ardından eczacılık mesleğinin içinden çıkılmaz hale gelen sorunlarına dair çarpıcı bir deklarasyon yayımladı. Toplantıya katılan oda başkanları ve yöneticileri, eczanelerin ekonomik çıkmazını, ilaç tedarikindeki aksaklıkları, eğitimdeki plansızlığı ve meslektaşlarının hak kayıplarını masaya yatırırken, "ilaç yalnızca bir maliyet kalemi olarak görülmemeli" çağrısında bulundu.
ECZANELER VAR OLMA SAVAŞI VERİYOR
Deklarasyonun en dikkat çekici noktalarından biri, eczanelerin içinde bulunduğu ekonomik buhran. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve ilaç fiyatlarını baskılayan politikalar nedeniyle eczanelerin "ciddi bir var olma mücadelesi" verdiği vurgulanıyor. Bu durumun sadece eczacıların geçim sıkıntısını değil, aynı zamanda halkın ilaca erişim hakkını da olumsuz etkilediği belirtiliyor. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve eczanelerin ayakta kalabilmesi için, ilacı sadece bir maliyet unsuru olarak gören yaklaşımların terk edilmesi gerektiği, çözümün ise ilaca ayrılan payın uluslararası standartlara çıkarılmasından geçtiği ifade ediliyor.
EĞİTİMDE KARGAŞA, KAMUDA ADALETSİZLİK
Mesleğin geleceği de deklarasyonda önemli bir yer tutuyor. Plansız bir şekilde açılan eczacılık fakülteleri ve kontrolsüz artırılan kontenjanların eğitim kalitesini düşürdüğü, işsizlik sorunu yarattığı ve kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açtığı belirtiliyor. Bu durumun önüne geçmek için kontenjanların azaltılması ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere eczacı alımlarının gerçekçi rakamlara ulaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, kamu kurumlarında görev yapan eczacıların kadro yetersizliği, adaletsiz özlük hakları ve zorlu çalışma koşullarıyla mücadele ettiği, emekli eczacıların da ekonomik olarak zor durumda olduğu dile getiriliyor. Meslektaşlarının emeklerinin değersizleştirildiği bu yaklaşımlardan vazgeçilmesi ve eşitlikçi iyileştirmeler yapılması gerektiği ifade ediliyor. Dijitalleşmeye destek veren eczacılar, ilaç ve sağlık ürünlerinin ticarileştirilmesine karşı duruşlarını net bir şekilde ortaya koyarken, insan onurunu ve toplumsal eşitliği zedeleyen her türlü söylemin reddedildiğini belirtiyorlar.

