Eğirdir Gölü alarm veriyor: İçme suyu kaynağı bulanıklaşma tehlikesiyle karşı karşıya
Eğirdir Gölü, SDÜ ve Erciyes Üniversitesi'nin araştırmasına göre bulanıklaşma tehlikesi altında. Su seviyesindeki düşüş ve su kalitesindeki bozulma, içme suyu kaynağı ve bölge ekonomisi için ciddi risk oluşturuyor.

Türkiye'nin ikinci büyük tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'nde, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ve Erciyes Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü projenin ilk bulgularına göre, gölün berrak yapısını kaybederek bulanık bir hale gelme riski taşıdığı tespit edildi. Bu durum, gölün hem ekolojik dengesi hem de içme suyu kaynağı olarak sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

SU SEVİYESİNDE 2,3 METRELİK DÜŞÜŞ
Projede görev alan Dr. Meltem Kaçıkoç, Devlet Su İşleri'nin (DSİ) 1990-2024 yılları arasındaki verilerine dayanarak, Eğirdir Gölü'nde yıllık ortalama su seviyesinin 916,84 metreden 914,50 metreye düştüğünü, toplamda 2,3 metrelik bir gerileme yaşandığını açıkladı. Su seviyesindeki bu düşüş ve su kalitesindeki bozulma, doğrudan içme suyu güvenliğini, tarımsal üretimi ve bölge ekonomisini etkiliyor.

ULUSAL BİR SU YÖNETİMİ MESELESİ
Dr. Kaçıkoç, Eğirdir Gölü'nün yalnızca yerel bir çevre sorunu değil, ulusal ölçekte ele alınması gereken bir su yönetimi meselesi olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, Türkiye'de ilk kez bir göl için hazırlanan Eğirdir Gölü Eylem Planı'nın önemli bir yol haritası taşıdığını, ancak planın başarısının belirlenen önlemlerin sahada etkin şekilde uygulanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

SİYANOBAKTERİ GELİŞİMİ İNCELENİYOR
SDÜ ve Erciyes Üniversitesi'nin ortak projesi kapsamında, gölün hidrodinamik yapısı, su kalitesindeki değişimler, besin yükleri ve özellikle siyanobakteri gelişimi ayrıntılı olarak inceleniyor. Ön bulgular, gölün makrofit baskın berrak sistemden, fitoplankton ve siyanobakterilerin hakim olduğu bulanık bir yapıya doğru ilerleme riski taşıdığını gösteriyor. Uzmanlar, sürdürülebilir su seviyesi yönetimi, tarımsal su kullanımının kontrolü ve ekosistem temelli bir yaklaşımın benimsenmesinin kritik olduğunu belirtiyor.
