Gündem

Eğitim Sen: Gözaltındaki öğrenciler serbest bırakılmalı

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, NATO zirvesi öncesi gözaltına alınan öğrenci ve akademisyenlerin derhal serbest bırakılmasını istedi. Irmak, demokratik eylemlere katılımın suç olmadığını vurguladı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Eğitim Sen: Gözaltındaki öğrenciler serbest bırakılmalı

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, NATO zirvesi öncesinde gözaltına alınan öğrenci ve akademisyenlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Irmak, toplantı ve gösteri hakkını kullanmanın, basın açıklamalarına katılmanın veya savaş politikalarına karşı çıkmanın suç delili olamayacağını vurguladı.

Öğrencilerin mektubu okundu

Sendikanın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında Irmak, önleyici tedbirler adı altında gözaltına alınan bazı öğrenci ve akademisyenlere dikkat çekti. Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinden 11 kadın öğrencinin yazdığı, "Haziran'da NATO zirvesi öncesi önleyici tedbir olarak tutuklanan 11 üniversite öğrencisiyiz bizler. Bu mektubu tutsaklığımızın 42. gününde yazıyoruz. Hiçbir hukuki delil, somut kanıt olmaksızın varsayımlarla özgürlüğümüzden alıkonulduk. Eğitim hakkımızdan mahrum bırakıldık. Final haftası gözaltına alınmalarımız, bütünlemelere giremeyenlerimiz, yaz okula okuluna gidemeyenlerimiz var. Düşünce özgürlüğü kapsamında yapılan demokratik eylemler suç, bizlerden de terörist çıkarmaya çalışılıyor" şeklindeki mektubunu okudu.

Hukuksuzluğa tepki

Sürecin, öğrencileri, akademisyenleri ve eğitim hakkını savunanları hedef aldığını belirten Irmak, bazı akademisyenlerin cezaevinde günlerce tutulduktan sonra tahliye edildiğini ancak bunun yaşanan hukuksuzluğu ortadan kaldırmadığını söyledi. Öğrencilere 1 Mayıs, ODTÜ Devrim Yürüyüşü, basın açıklamaları ve demokratik protestolara katılımlarının sorulduğunu, soruşturmanın somut bir suç fiilinden çok gelecekte eylem yapabilecekleri yönündeki varsayımlara dayandırıldığını aktardı. Haftalar geçmesine rağmen iddianamelerin hazırlanmaması ve itirazların gerekçesiz reddedilmesiyle tutuklamanın fiili cezaya dönüştüğünü savundu. Irmak, henüz gerçekleşmemiş bir eylem ihtimalini suç sayan bu yaklaşımın hukukta yerinin olmadığını ifade etti.

Bu Yazıyı Paylaş