Eğitim sistemi aileleri geçim kıskacına itti: Borç ve umut arasında sıkışan veliler
CHP'li Gamze Akkuş İlgezdi, eğitim sisteminin aileleri borçlandırmaya ve geçim sıkıntısına sürüklediğini belirterek, her çocuğun nitelikli eğitime eşit koşullarda ulaşması gerektiğini vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonu sonrasında ailelerin karşı karşıya kaldığı devasa eğitim maliyetlerine dikkat çekerek, ülkenin eğitim sisteminin artık aileler için bir geçim kıskacına dönüştüğünü sert bir dille eleştirdi.
EĞİTİMİN YENİ MALİYET KALEMLERİ
İlgezdi, devlet üniversitesini kazanan öğrenciler için dahi barınma, ulaşım, beslenme, kırtasiye ve günlük yaşam giderlerinin ailelerin bütçesini ciddi şekilde zorladığını vurguladı. Sınava hazırlık sürecindeki maliyetlerin eğitimde fırsat eşitliğini tamamen ortadan kaldırdığını belirten İlgezdi, gençlerin hayallerinin ailelerin ödeme gücüne mahkum edildiğini ifade etti. Vakıf üniversitelerindeki fahiş ücret artışlarının dar ve orta gelirli aileler için karşılanamaz boyutlara ulaştığını kaydeden İlgezdi, "Eğitim hakkı, ailelerin gelir düzeyine göre şekillenemez. Bugün birçok aile çocuğunun üniversite eğitimi için borçlanıyor, temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor. Eğitim, bir ailenin bütçesini altüst eden bir lüks hâline getirilemez" dedi. Barınma, ulaşım, yemek, kırtasiye ve sosyal yaşam giderleri de eklendiğinde üniversite okumanın aileler için başlı başına bir geçim krizine dönüştüğünü belirten İlgezdi, "Çocuklarının geleceği için her fedakârlığı yapan aileler, artık umut ile borç arasında sıkıştırılmış durumdadır" ifadelerini kullandı.
SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI GÖZ ARDI EDİLİYOR
Bir programa yerleşemeyen öğrencilerin kaderine terk edildiğini ve yeniden sınava hazırlanma sürecinin aileler için ayrı bir ekonomik baskı yarattığını belirten İlgezdi, "Üniversiteye yerleşemeyen gençlerimiz için süreç bitmiyor, yeniden başlıyor. Dershane, kurs, özel ders, kaynak kitap ve deneme sınavı ücretleri ailelerin omzuna yeni bir yük olarak biniyor. Çocuğunun geleceğinden vazgeçmek istemeyen aileler, geçim derdiyle eğitim masrafları arasında eziliyor. Bu tablo sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır" şeklinde konuştu.
EŞİT VE NİTELİKLİ EĞİTİM HAKKI VURGUSU
Eğitimin kamusal bir hak olduğunu ve devletin sorumluluğunu ailelerin veya piyasanın insafına bırakamayacağını savunan İlgezdi, "Vakıf üniversitelerinin ücretleri denetimsiz şekilde artarken, sınava hazırlık sistemi de başlı başına bir ekonomik sektöre dönüşmüş durumdadır. Eğitim piyasaya teslim edildikçe, gençlerin hayalleri ailelerin cüzdanına mahkûm edilmektedir. Bu kabul edilemez. Her çocuğun nitelikli eğitime eşit koşullarda ulaşabildiği, hiçbir ailenin evladının geleceği için borç defteri açmak zorunda kalmadığı bir düzeni kurmak zorundayız" dedi.

