Gündem

Ekranlardaki şiddet çocukları mı zehirliyor? RTÜK'e sert eleştiri!

CHP'li Özçağdaş, RTÜK'ü ekranlardaki şiddet içeriklerini denetlememekle ve iktidara yakın kanallara ayrıcalık tanımakla suçladı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Ekranlardaki şiddet çocukları mı zehirliyor? RTÜK'e sert eleştiri!

TBMM'de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul olayları ile dijital riskleri araştıran komisyon, bu kez ekranların çocuklar üzerindeki etkisini masaya yatırdı. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nu (RTÜK) yayın politikaları ve denetim mekanizmalarındaki tutarsızlıklar nedeniyle sert bir dille eleştirdi. Özçağdaş, iktidara yakın kanalların neredeyse sınırsız bir yayın özgürlüğüne sahip olduğunu, oysa muhalif yayın kuruluşlarının ise sürekli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını iddia etti.

DİZİLERDEKİ ŞİDDET ÇOCUKLAR İÇİN ROL MODEL OLUYOR

Özçağdaş, özellikle televizyon dizilerinde sunulan şiddet içeriklerinin çocuklar için tehlikeli bir rol model oluşturduğuna dikkat çekerek, "İstediğimi vururum, istediğimi öldürürüm, ertesi sabah işe giderim" anlayışının ekranlardan topluma normalleştirildiğini vurguladı. Komisyon toplantısında sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in ardından söz alan Özçağdaş, RTÜK'ün görev tanımında yer alan yayınları izleme, yaptırım uygulama ve özgürlükleri koruma prensiplerine şahit olmadığını belirtti. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonrası devlet kanalında "balyalarla dolar çıkan kasalar" gibi haberlerin yapıldığını, ancak sonrasında böyle bir durumun olmadığı ortaya çıktığında RTÜK'ten herhangi bir tepki gelmediğini örnek gösterdi. Benzer şekilde, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması süreciyle ilgili ortaya atılan iddiaların günlerce ekranlarda işlendiğini ancak buna karşılık gelen bir yaptırımın görülmediğini söyledi.

'MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLER' KAVRAMI TEK BİR YAŞAM BİÇİMİNE İNDİRGENDİ

Özçağdaş, TGRT ve A Haber gibi kanalların adeta sınırsız bir yayın alanı bulurken, Halk TV, Sözcü TV ve Tele 1 gibi kanalların ise en ufak bir çıkışta dahi cezalarla karşılaştığını dile getirdi. RTÜK'ün faaliyet raporlarında yer alan ceza istatistiklerinde, "milli ve manevi değerler", "genel ahlak", "ailenin korunması" gibi başlıklar altında verilen cezaların detaylarının bulunduğu ancak siyasi yayınlar nedeniyle uygulanan yaptırımların bu tabloda yer almadığını belirtti. "Milli ve manevi değerler" kavramının ise Türkiye'nin zengin yaşam tarzları, inançları ve toplumsal anlayışları karşısında tek bir yaşam biçimine indirgendiğini savundu. Okul saldırıları bağlamında dizilerdeki şiddetin normalleştirilmesine de değinen Özçağdaş, mafya temalı dizilerde suçluların cezasız kalmasının çocuklar üzerinde olumsuz bir etki yarattığını ifade etti. "Her yerde küçük küçük Kurtlar Vadisi gibi diziler görüyoruz. Her yerde topluma sirayet ediyor" diyerek, bu durumun önüne geçilememesini sorguladı.

Bu Yazıyı Paylaş