Erdoğan 3 vekile hamle mi yaptı? Türkeş, Yücel ve Zorlu’nun yokluğu tesadüf mü?
Çerçeve yasa oylamasında AK Parti’den dokuz milletvekili salonda yer almadı. Kulislerde üç ismin yokluğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla planlandığı belirtiliyor.

TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa oylamasında AK Parti grubundaki fireler, parti içindeki dengeleri de görünür kıldı.
Milliyetçi kimliği öne çıkan bazı milletvekillerinin düzenlemeyi tabanlarıyla bağdaştırmakta zorlandığı, seçmenle bağın kopmasından kaygı duyduğu aktarıldı.
Evet oyu vermeyeceği anlaşılan isimlere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan talimat gitti. Hayır ya da çekimser oyun partide ciddi bir tartışma çıkaracağı ve disiplin çizgisini zedeleyeceği değerlendirmesi yapan Erdoğan’ın üç vekiline yöneldiği belirtildi.
Oylamada “kontrollü fire” tablosu oluştu. Milliyetçi ve yasaya mesafeli seçmenle bağını tamamen kesmek istemeyen, aynı zamanda parti içinde açık bir disiplin krizi istemeyen Erdoğan’ın milliyetçi kökenli vekillerine “Oylamaya katılmayın” dediği kaydedildi.
Açılım süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemenin oylamasına AK Parti’den dokuz milletvekili katılmadı. Tahir Akyürek, Lütfi Bayraktar, Sami Çakır, İsmail Emrah Karayel, Bülent Tüfenkci, Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ahmet Ersagun Yücel ve Kürşad Zorlu salonda yer almazken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da oturumu yönetmesi nedeniyle oy kullanmadı.
PARTİ SIRALARINDA ÖNE ÇIKAN ÜÇ İSİM
Yokluklar içinde özellikle üç isim dikkat çekti. MHP’nin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in oğlu Yıldırım Tuğrul Türkeş ile İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen Ahmet Ersagun Yücel ve Kürşad Zorlu oylamada bulunmadı. Edinilen bilgiye göre bu üç ismin yokluğu kişisel bir tercihten kaynaklanmadı.
Üç milletvekilinin yasaya “evet” demesinin milliyetçi seçmende yaratabileceği tepki, oylama öncesinde Erdoğan’a iletildi. Özellikle Yücel ve Zorlu’nun, birlikte hareket ettikleri ya da geçişlerine destek veren kitlenin açılım sürecine mesafeli olduğunu aktardığı belirtildi. Türkeş’in ise hem taşıdığı siyasi miras hem de daha önce dile getirdiği itirazlar nedeniyle “evet” oyu vermesinin kendi tabanında kırılma yaratabileceği vurgulandı.
Görüşmelerin ardından açık karşı çıkış ya da ret oyu yerine oylamaya katılmama formülünün benimsendiği öğrenildi. Erdoğan’ın da milliyetçi seçmenle bağın zedelenmemesi için bu isimlerin salonda bulunmamasına onay verdiği kaydedildi.
PARTİ DİSİPLİNİ KORUNDU
Bu yöntemle Türkeş, Yücel ve Zorlu’nun AK Parti grubuyla doğrudan karşı karşıya gelmesinin önüne geçilirken, kamuoyunda yasaya destek vermedikleri izlenimi de oluştu. Ret oyu yerine katılmama tercihiyle parti disiplini korunurken, milliyetçi tabana “Yasaya oy vermediler” mesajının iletilmesi amaçlandı.
Kulislerde bu tutumun, iktidarın açılım sürecindeki iki yönlü stratejisinin parçası olduğu değerlendiriliyor. AK Parti’nin bir yandan yasanın Meclis’ten geçmesi için gerekli çoğunluğu sağladığı, diğer yandan milliyetçi seçmenin tepkisini sınırlamak için parti içinde kontrollü bir mesafe görüntüsüne izin verdiği belirtiliyor.
MİLLİYETÇİ SEÇMENE MESAJ
İktidarın özellikle İYİ Parti’den gelen Zorlu’nun siyasi konumunu korumaya çalıştığı ifade ediliyor. Bu ismin çerçeve yasaya açık destek vermesi halinde hem kendi seçmeniyle ilişkisinin hem de AK Parti’nin İYİ Parti tabanına yönelik açılımının zarar görebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Türkeş’in oylamada yer almamasının ise açılım sürecine mesafeli MHP ve ülkücü tabana yönelik sembolik bir mesaj taşıdığına işaret ediliyor. Alparslan Türkeş’in oğlunun “evet” oyu vermesinin milliyetçi kamuoyunda yaratabileceği etkinin parti yönetimi tarafından dikkate alındığı belirtiliyor.
Kulislerde üç milletvekilinin ilerleyen dönemde kendi tabanlarına “Çerçeve yasaya oy vermedik” diyerek seslenmesinin ve sürece yönelik eleştirileri bu söylem üzerinden karşılamasının hedeflendiği kaydediliyor.
‘YASAYA DEĞİL, TEPKİYE MESAFE’
İktidarın böylece çerçeve yasayı Meclis’ten geçirirken milliyetçi seçmenin karşısına farklı bir siyasi görüntüyle çıkmayı planladığı ifade ediliyor. Parti kaynakları, oylamaya katılmama tutumunun yasaya karşı bağımsız bir itiraz olarak okunmaması gerektiğine işaret ediyor.
Kulislerde, “Bu isimler yasaya karşı çıktıkları için değil, parti yönetiminin belirlediği siyasi hesap doğrultusunda oylamaya katılmadı. İktidar yasayı çıkarırken milliyetçi seçmeni kaybetmemek için kontrollü bir fireye izin verdi” değerlendirmesi yapılıyor.
Bakmadan Geçme
Erdoğan ile Özel arasındaki oy farkı belli oldu! Son anket sonuçları açıklandı
Erdoğan'dan muhalefete sert tepki: 'Hesap vereceksiniz
Erdoğan ve Putin telefonda görüştü
Bahçeli, Erdoğan'ın adaylığı için seçimlerin yenilenmesini önerdi
Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dostluğunu vurguladı
Trump, Erdoğan ile dostluğunu vurguladı ve yaptırımları değerlendirdi
