Siyaset

Erdoğan'ın 'Terörsüz Türkiye' açıklamaları tepki çekti

Saray’ın "Terörsüz Türkiye" maskesi altında başlattığı yeni çözüm süreci, milli bekayı tehdit ediyor. Teröristle el sıkışan zihniyet, Mehmetçiğin kanıyla ödenen bedelleri siyasi ikbal uğruna hiçe sayıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Erdoğan'ın 'Terörsüz Türkiye' açıklamaları tepki çekti

HABERERK / HABER ANALİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamaları, kamuoyunda "2. PKK Açılımı" olarak adlandırılan tehlikeli bir sürecin fitilini ateşledi.

"Süreç uzarsa enfekte olur" diyerek aceleci bir tavır sergileyen Erdoğan, terör örgütünün siyasi uzantılarıyla yürütülen gizli pazarlıkları meşrulaştırmaya çalışıyor.

Milliyetçi kesimler ise bu durumu, geçmişteki "Çözüm Süreci"nde yaşanan hendek facialarının ve verilen şehitlerin unutulması olarak nitelendiriyor.

Devletin bekası, terör örgütü elebaşlarından medet umularak değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin demir yumruğuyla korunur.

GEÇMİŞİN KARANLIK SAYFALARI: HABUR’DAN BUGÜNE NE DEĞİŞTİ?

Hatırlanacağı üzere, 2009-2015 yılları arasında yürütülen ilk açılım süreci, terör örgütünün şehirlere silah yığmasına ve devletin otoritesinin sarsılmasına neden olmuştu. O dönemde "analar ağlamasın" edebiyatı yapanlar, bugün yine benzer bir retorikle Türk milletinin karşısına çıkıyor.

Milliyetçi hafıza, Habur’da kurulan çadır mahkemelerini ve Dolmabahçe mutabakatlarını asla unutmamıştır. Bugün "Terörsüz Türkiye" vaadiyle sunulan bu yeni yol haritası, aslında terörün siyasallaşmasına ve bölücü emellerin meclis çatısı altında zemin bulmasına hizmet etmekte.

ERDOĞAN’IN TAVRI VE MİLLİYETÇİ TEPKİ: TAVİZ VEREREK HUZUR GELMEZ

Erdoğan’ın "vakit kaybetmeyelim" vurgusu, milli çıkarların aceleye getirildiğinin açık bir kanıtıdır. Terörle mücadelede kararlılık yerine müzakere masasını işaret etmek, Türk Devleti’nin bin yıllık geleneklerine aykırıdır.

Milliyetçi irade soruyor: Kandil’e uzatılan el, şehit babalarının elini sıkarken titremeyecek mi? Terör örgütünü muhatap alan her türlü adım, Türk Milleti’nin birliğine vurulmuş bir darbedir.

Siyasal İslam’ın pragmatik yaklaşımları, vatanın bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atmaktadır.

ENFEKTE OLAN SÜREÇ DEĞİL, MİLLİ ŞUURDUR

Erdoğan’ın "enfekte olur" uyarısı, aslında kapalı kapılar ardında verilen sözlerin tutulmaması korkusundan ibarettir. Gerçekten enfekte olan şey, terörle arasına mesafe koyamayanlarla kurulan bu çarpık diyalog zeminidir. Türk milliyetçileri, terörün kökü kazınana kadar silahın bırakılmayacağı bir Türkiye özlemi içindedir. Masada taviz vererek elde edilecek bir "barış", gelecekte daha büyük çatışmaların tohumlarını ekmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş