Eski AYM Başkanı Kılıç’tan şok iddialar: AK Parti kapatma davasında 487 delilden sadece 30'u kaldı
Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, 2007 AK Parti kapatma davasında sunulan 487 delilin büyük kısmını reddettiğini ve çoğunluğunun gazete kupürü olduğunu belirtti. Kılıç, yargının bağımsızlığı ve siyasi parti kapatmalarına dair eleştirilerde bulu

Demokrasi Platformu'nun Bahar Konferansları'nda konuşan eski Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç, 2007'deki AK Parti kapatma davasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kılıç, dönemin başsavcısının sunduğu 487 delilin büyük çoğunluğunun reddedildiğini ve sadece 30 civarında delilin dikkate alındığını belirtti. Bu delillerin büyük kısmının gazete kupürlerinden oluştuğunu vurgulayan Kılıç, "Yüzde 47 oy almış bir partinin kapatılması için gazete kupürleriyle önümüze getirdiler" diyerek tepkisini dile getirdi.
PARTİ KAPATMALARINA ELEŞTİRİ
Kılıç, paneldeki konuşmasında siyasi parti kapatma davalarının Türkiye'deki yargı sisteminin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki sorunlara işaret ettiğini söyledi. Geçmişten günümüze farklı dönemlerde yargının siyasi süreçlerde rol aldığını hatırlatan Kılıç, özellikle Refah Partisi, Milli Selamet Partisi ve Fazilet Partisi'nin kapatılma süreçlerinin Recep Tayyip Erdoğan'ı ön plana çıkardığını ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na giden yolu açtığını ifade etti. 2007'deki AK Parti kapatma davasında sunulan delillerin yetersizliğini ve alelacele bir şekilde hazırlandığını ima eden Kılıç, bu durumun hukuki açıdan sorgulanabilir olduğunu belirtti.
BAŞÖRTÜSÜ SORUNU VE CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
Haşim Kılıç, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde ise 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde yaşananları ve Abdullah Gül'ün adaylığına yönelik tepkileri anlattı. Kılıç, oylamanın Anayasa Mahkemesi'ne taşınması ve sonrasında AK Parti'nin erken seçim kararı almasıyla partinin Meclis'te daha güçlü bir şekilde yer bulduğunu hatırlattı. Ayrıca, 2014'ten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partili kimliğini ön plana çıkararak fiili bir durum yarattığını ve bunun da partili cumhurbaşkanlığı sistemine giden yolu açtığını savundu. Kılıç, 2010 öncesinde din ve inanç özgürlüğü konusunda yapılan hataların, özellikle başörtüsü meselesinin bugünkü siyasi tabloyu şekillendirdiğini ve bu hatalardan dolayı milletten özür dilenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
