Gündem

Eyüpsultan'da yürek yakan ölüm: Aile hastane ihmalini ve şüpheli serumu işaret etti

Eyüpsultan'da zehirlenme şüphesiyle iki çocuğunu kaybeden baba, hastane ihmalinden ve şüpheli 'sarı serum' uygulamasından dert yandı. Aile, adalet arayışında.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Eyüpsultan'da yürek yakan ölüm: Aile hastane ihmalini ve şüpheli serumu işaret etti

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, yedikleri yemek sonrası zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan ve hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, olayda hem kendi evlerindeki olası bir ihmali hem de hastanenin tavrını sorguladı. Birkent, 'Yediklerimiz temizdi. Hastanenin ihmal zinciri zaten cinayetle eş değerde. İki tarafta da müthiş bir ihmal var ama herhangi bir elle tutulur bir şey yok,' diyerek acılarını dile getirdi.

SOĞUK HAVA DEPOSU VE ŞÜPHELİ SERUM İDDİALARI

Olay, 22 Eylül'de Topçular Mahallesi'nde yaşandı. Birkent çifti ve iki çocukları yedikleri yemek sonrası fenalaştı. Anne Aleyna Birkent kalp krizi geçirirken, baba ve çocuklar taburcu edildi. Ancak ertesi sabah çocuklar yeniden rahatsızlanınca hastaneye kaldırıldı. 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Soruşturma kapsamında evden alınan yemek örnekleri temiz çıkarken, evin üst katındaki soğuk hava deposundan alınan numunelerin sonuçları bekleniyor. Baba Yücel Birkent, oğluna ve kızına verilen 'sarı serum'un durumu tetiklemiş olabileceği şüphesini dile getirerek, bu serumun yasak olduğunu öğrendiğini belirtti ve 'Üstünü örtbas mı etmeye çalışıyorlar?' sorusunu sordu.

HASTANEDEN AÇIKLAMA YOK, AİLE YIKILMIŞ DURUMDA

Hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, hastanenin kendilerine herhangi bir başsağlığı dilemediğini veya açıklama yapmadığını vurguladı. Kızı için 'adli vaka yoktur' denilerek taburcu edilmeye çalışıldığını belirten Birkent, 'Bu hastane kızıma kayıt yapmamış, kan almaya çalışmışlar 'adli vaka yoktur kendi imkanınızla gideceksiniz' diye. Bu çocuklar devlet güvencesinde ve acilden geldiğimiz için her kim olursa olsun devletin güvencesinde ama 'adli vaka yoktur' deyip kızımı ölüme terk ediyorsunuz,' ifadelerini kullandı. Anne Aleyna Birkent ise yoğun bakımda kaldığı bir hafta boyunca çocuklarının iyi olduğuna inandırıldığını, taburcu olduğunda ise acı gerçekle yüzleştiğini anlattı. Çocuklarının kabrine dahi gidemediğini belirten baba Birkent, 'Çocuklarımın hakkını her zaman, her yerde koruyacağım. Sonucu ne olursa olsun, bu ihmali yapanların hesabı sorulacak,' diyerek adalet arayışlarını sürdüreceklerini belirtti.

Bu Yazıyı Paylaş