Gündem

Ezgi Apartmanı davasında şok gelişme: Sanıkların duruşmaya geç getirilmesi krizi

Depremde 35 kişinin öldüğü Ezgi Apartmanı davasında, sanıkların duruşmaya geç getirilmesi üzerine sorumlu personel hakkında suç duyurusu yapıldı. Mahkeme, davayı 10 Eylül'e erteledi.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Ezgi Apartmanı davasında şok gelişme: Sanıkların duruşmaya geç getirilmesi krizi

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme, sanıklara esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için ek süre vererek duruşmayı 10 Eylül'e erteledi. Ancak duruşma öncesi yaşanan bir aksaklık, davanın seyrini değiştirebilecek bir gelişmeye yol açtı.

Ezgi Apartmanı davasında şok gelişme: Sanıkların duruşmaya geç getirilmesi krizi 1

SANIK PERSONELE SUÇ DUYURUSU

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile tadilatı organize eden Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla kasten öldürme" suçundan; müteahhit Yakup Aktaş ve fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlarından dava açtığı biliniyor. Ayrıca, bina inşaatı ve tadilat sürecinde görev alan bazı kamu görevlileri hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Bu karmaşık davada, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in mahkemeye geç getirilmesi nedeniyle duruşma gecikmeli başladı. Bu durum üzerine mahkeme heyeti, sorumlu personelin tespiti için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Ezgi Apartmanı davasında şok gelişme: Sanıkların duruşmaya geç getirilmesi krizi 2

ADALET ARAYIŞI VE TEPKİLER SÜRÜYOR

Duruşmada, depremde yakınlarını kaybeden Nurgül Göksu, adalet arayışını dile getirerek, "Bir sonraki depremde başka Asudeler, başka evlatlar kolon-kiriş kesildiği için hayatını kaybetmesin" dedi. Göksu, binanın altındaki pastanede yapılan tadilatların ve bu tadilatları denetlemeyen kamu görevlilerinin de en az diğer sanıklar kadar sorumlu olduğunu vurguladı. Sanık avukatları ise müvekkillerinin kusursuz olduğunu savunurken, savcılığın esas hakkındaki mütalaasının usule aykırı olduğunu iddia etti. Müdahil avukatı ise acılı anneye gösterilen tepkilere tepki göstererek, yapılan tadilatların binanın yıkılmasına neden olduğunu ve kamu görevlilerinin de "olası kast" ile yargılanması gerektiğini belirtti. Bir sonraki duruşma 10 Eylül'de görülecek.

Bu Yazıyı Paylaş