FED'in sessizliği piyasaları tedirgin etti: Serdar Orman'dan çarpıcı analizler
Bulls Portföy Genel Müdürü Serdar Orman, FED'in net mesajlar vermemesinin belirsizliği artırdığını ve piyasaların olumsuz etkilendiğini belirtti. Faizlerin yüksek kalmaya devam edeceği öngörüsünde bulunan Orman, gözlerin Japonya ve İngilter

BULLS Portföy Genel Müdürü Serdar Orman, küresel finans piyasalarının en kritik aktörlerinden biri olan ABD Merkez Bankası'nın (FED) son faiz kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orman'a göre, FED'in yönlendirici mesajlardan kaçınması, belirsizlik ortamını derinleştirerek yatırımcılar tarafından olumsuz karşılandı.

FED'in Belirsiz Mesajları ve Piyasaların Tepkisi
FED'in son toplantısında politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmemesi ve karar metninde net bir yol haritası sunmaması, piyasalarda hayal kırıklığı yarattı. Orman, FED'in daha önce de yönlendirme yapmaktan kaçınma eğiliminde olduğunu hatırlatarak, bu son kararda da bu stratejinin devam ettiğini belirtti. Özellikle belirsizliğin arttığı bu dönemde piyasaların rehberlik beklediğini vurgulayan Orman, FED'in fiyatlama mekanizmasının kendi dengesini bulmasını tercih etmesinin, piyasaların olumsuz reaksiyon vermesine neden olduğunu ifade etti. ABD tahvil piyasalarındaki hareketlerin de yatırımcı algısını net bir şekilde ortaya koyduğunu ekledi. Uzun vadeli tahvillerdeki etkilerin yanı sıra, teknoloji şirketlerinin bilançolarında kısa vadeli dalgalanmalara neden olabilecek bu durumun, asıl belirleyici unsurun faiz görünümü olduğunu gösterdiğini söyledi. Faizlerin yüksek seyrinin, teknoloji ve yapay zeka temalı şirketleri küresel ölçekte zorlayacak bir süreci de beraberinde getirdiğini vurguladı.
Gözler Japonya ve İngiltere Merkez Bankaları'nda: Yeni Sürprizler Kapıda mı?
Küresel yatırımcıların odağının artık diğer büyük merkez bankalarının kararlarına çevrildiğini belirten Orman, özellikle Japonya Merkez Bankası'nın atabileceği olası adımların önemine dikkat çekti. İki yıl önce küresel piyasalarda önemli etkiler yaratan sürpriz bir Japonya faiz hamlesinin yeniden yaşanabileceği ihtimalini dile getirdi. Bu nedenle, piyasaların hafta sonuna kadar merkez bankalarını yakından izlemeyi tercih edeceğini öngörüyor. Borsa İstanbul'daki duruma da değinen Orman, BIST 100 Endeksi'nin 13.500 puan seviyesinin altına gerilemesinde bankacılık hisselerine gelen satışların etkili olduğunu belirtti. Türk hisse senedi piyasasında değerlemelerin cazip seviyelere geldiğini, ancak kısa vadede risk iştahının sınırlı olduğunu söyledi. Holding, banka ve sanayi şirketlerinin değerleme açısından ucuz seviyelerde bulunduğunu, ancak teknik görünümde bir bozulma olduğunu ifade etti. Dolar bazında aşağı yönlü hareketin bir süre daha devam edebileceğini ve TL bazında 13 bin seviyesinin test edilme ihtimalinin göz ardı edilmediğini dile getirdi. Son dönemde artan halka arz trafiğinde ise yatırımcıların özellikle enerji sektörüne yoğun ilgi gösterdiğini gözlemlediğini anlatan Orman, enerji, elektrik altyapısı ve trafo üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin pozitif ayrıştığını belirtti. Bu şirketlerin ihracatlarının arttığını, yurt dışında önemli projeler aldıklarını ve güçlü karlılıklarını koruduklarını vurguladı. Yatırım yapmanın zorlaştığı bir dönemde kapasite artıran ve ölçeğini büyüten şirketlerin enerji ekosisteminden çıktığına dikkat çekti. İkinci çeyrek finansallarında beklentilerin üzerinde sonuçlar açıklayan bankalar olsa da, hisse performanslarında asıl belirleyici olanın makroekonomik görünüm olacağını, bankacılık hisselerinde değerlemelerin oldukça cazip olduğunu ancak yatırımcıların odak noktasının bilançolardan çok faizlerin seyri ve enflasyon görünümü olacağını söyledi. Faizlerde aşağı yönlü bir alan oluşup oluşmayacağının banka hisselerinin yönünü belirleyeceğini ekledi. Temmuz enflasyon verisine ilişkin beklentilerini de paylaşan Orman, gıda tarafında geçen yıla kıyasla daha dengeli bir görünüm bulunduğunu ve bazı kalemlerde fiyat baskısının azalabileceğini, enflasyonla mücadele programının devam ettiğini, Temmuz ve özellikle Ağustos verileri beklentiler doğrultusunda gelirse piyasalar açısından bir nefes alma fırsatı oluşabileceğini ifade etti. Mevcut piyasa koşullarında agresif risk alımının doğru olmayacağını, yatırımcıların kademeli ve seçici hareket etmeleri gerektiğini, borsadaki fiyatlamaların uzun vadeli yatırımcı açısından makul seviyelerde olduğunu düşündüğünü ancak pozisyonların ölçülü şekilde artırılması gerektiğini, daha güçlü bir teknik görünüm ve daha net makroekonomik veriler görülmeden agresif davranmak için uygun bir ortam bulunmadığını belirtti.
