Ekonomi

Fed tutanakları: Yılın geri kalanında ek faiz indirimi sinyali

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantı tutanakları, yılın geri kalanında ek faiz indirimi olasılığını ortaya koyarken, ekonomi ve enflasyon beklentilerine dair farklı görüşler de yer aldı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Fed tutanakları: Yılın geri kalanında ek faiz indirimi sinyali

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ait tutanaklar yayımlandı. Bu tutanaklar, yılın geri kalanında daha fazla politika gevşemesine gidilebileceğine dair işaretler taşıyor.

FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ

16-17 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen toplantıda politika faizinin beklentiler doğrultusunda 25 baz puan indirilerek yüzde 4-4,25 aralığına çekildiği belirtildi. Tutanaklar, bu yıl içerisinde ek faiz indirimlerinin olabileceğini gösteriyor. ABD ekonomisine yönelik büyüme tahminlerinin 2028 yılına kadar yukarı yönlü revize edildiği de tutanaklarda yer alıyor. Tarife artışlarının ve net göçteki yavaşlamanın etkilerinin azalmasıyla birlikte gelecek yıl ekonomik büyümenin bu yıla göre daha hızlı olacağı öngörülüyor.

ENFLASYON VE PARA POLİTİKASI GÖRÜŞLERİ

Tutanaklarda, Fed yetkililerinin çoğunun enflasyon tahminlerine yönelik yukarı yönlü riskleri vurguladığı ancak bazı yetkililerin bu risklerin yılın başlarına göre azaldığını düşündüğü belirtildi. Neredeyse tüm yetkililerin eylül ayı toplantısında politika faizinin 25 baz puan düşürülmesini desteklediği kaydedilirken, bu kararın risk dengesindeki değişimi yansıttığı ifade edildi. İstihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığı ve enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin azaldığı değerlendirmesiyle federal fon faiz oranının daha nötr bir seviyeye çekilmesinin uygun olduğu belirtildi. Ancak, birkaç yetkilinin politika faizinin sabit tutulmasının yararlı olacağını veya böyle bir kararı destekleyebileceğini düşündüğü ve enflasyon konusundaki endişelerini dile getirdiği aktarıldı. Bazı yetkililer, finansal koşulların para politikasının kısıtlayıcı olmadığını gösterdiğini ve bu nedenle gelecekteki politika değişikliklerinde ihtiyatlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savundu.

Bu Yazıyı Paylaş