Fındık üreticisi TMO'nun alım fiyatını yetersiz buldu
Fındık üreticileri, TMO'nun belirlediği 255 TL'lik alım fiyatını, artan maliyetler ve enflasyon karşısında yetersiz buluyor. Üreticiler, kalıcı devlet politikaları ve daha iyi planlama talep ediyor.

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) Giresun kalite fındık için belirlediği 255 liralık alım fiyatı, üreticiler tarafından maliyetleri karşılamadığı gerekçesiyle eleştirildi. Giresun'un Piraziz ilçesinde fındık üretimi yapan Şuayip Şenel, kilogram başına üretim maliyetinin 232 liraya ulaştığını belirterek, gübre ve işçilik gibi girdi maliyetlerindeki büyük artışlara karşın fındık fiyatına yapılan zammın enflasyon oranının altında kaldığını ifade etti. Şenel, "Kötü bir yere doğru gidiyoruz" diyerek, açıklanan fiyatların üreticinin eline geçen net tutar olmadığını, randıman ve kalite kesintilerinin de hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
MALİYET ARTIŞLARI VE ENFLASYON BASKISI
Şuayip Şenel, geçen yıl 1500 lira olan fındık toplama işçisi yevmiyesinin bu yıl 2 bin ila 2 bin 200 liraya yükseldiğini dile getirerek, tüm giderler hesaba katıldığında fındığın kilogram maliyetinin 230-232 liraya çıktığını belirtti. Gübre fiyatlarındaki 2,5 katlık artışa karşın fındığa yapılan yaklaşık yüzde 27'lik zammın, açıklanan yüzde 33-35'lik enflasyon oranının altında kaldığına dikkat çekti. Şenel, TMO'nun alım politikasını da eleştirerek, depolama şartları ve ürün kusurları gibi nedenlerle üreticiden yapılan kesintilerin, açıklanan fiyatın net olmadığını gösterdiğini söyledi.
KALICI DEVLET POLİTİKASI VE TARIMSAL PLANLAMA İHTİYACI
Fındıkta üretimden pazarlamaya kadar uzun vadeli ve kalıcı bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini savunan Şenel, arz fazlası ürünün devlet tarafından piyasadan çekilmesini ve fındık fiyatının serbest piyasa insafına bırakılmaması gerektiğini belirtti. Bir fındık fidanının ekonomik verime ulaşmasının yaklaşık 10 yıl sürdüğünü ve bu süre zarfında bitkiye bebek gibi bakıldığını hatırlatan Şenel, fındığın ülke ekonomisine yıllık 2-2,5 milyar dolar döviz girdisi sağladığını ancak tarımda genel bir planlama sorunu yaşandığını dile getirdi. Çiftçinin topraktan uzaklaştığına ve toprağın veriminin azaldığına işaret ederek, tarımın çaresizlikten değil, bilgi, planlama ve uzun vadeli politikalarla yapılması gerektiğini vurguladı.

