Gündem

Göçmen işçiler ağı: Modern kölelik mi, emek sömürüsü mü? DEM Parti'den Bakan Işıkhan'a sert sorular

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, Türkiye'deki göçmen işçilerin ağır sömürü koşulları ve modern kölelik iddialarıyla ilgili Bakan Işıkhan'a soru önergesi verdi. İşçilerin borçlandırılarak, çalışma izinlerinin kısıtlanarak bağımlı hale ge
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Göçmen işçiler ağı: Modern kölelik mi, emek sömürüsü mü? DEM Parti'den Bakan Işıkhan'a sert sorular

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Türkiye'ye getirilen göçmen işçilerin çalışma ve yaşam koşullarıyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a yönelik çarpıcı bir soru önergesi sundu. Çiçek, özellikle Nepal gibi ülkelerden getirilen işçilerin, özel istihdam büroları ve aracı şirketler aracılığıyla ciddi bir sömürü çarkının içine çekildiğini iddia etti.

EMEĞİN TEDARİK ZİNCİRİNDE AĞIR SÖMÜRÜ

Çiçek, soru önergesinde, 2017'den bu yana Euro Nepal ve benzeri aracılar vasıtasıyla Türkiye'ye kaç göçmen işçi getirildiğini, bunların yıllara, uyruklara, aracılık eden kurumlara ve çalıştıkları şirketlere göre dağılımını sordu. Bu işçilerin, borçlandırılarak, çalışma izinlerinin belirli bir işverene bağlanması ve iş değiştirmelerinin zorlaştırılması yoluyla adeta bir bağımlılık döngüsüne sokulduğunu belirten Çiçek, bu durumun göçmen işçilerin hak arama mekanizmalarını fiilen ortadan kaldırdığını vurguladı. Özel istihdam bürolarının ve aracı şirketlerin, bu süreçte göçmen işçileri ülkeler arasında pazarlayan bir 'modern kölelik mekanizması' haline geldiğini ifade etti.

ULUSLARARASI ÖLÇEKTE KÖLELİK KOŞULLARI

Önergede, Euro Nepal ile işçi temin eden BKS adlı acentenin aynı kişiye ait olduğu ve Türkiye'deki şirket adresinin dahi bir çocuk muayenehanesiyle aynı olduğu bilgisine dikkat çekildi. Bu durumun, işe alım aşamasından itibaren iki ülke arasında kurulan bir 'emek tedarik zinciri'ne işaret ettiğini belirten Çiçek, Nepalli işçilerin günde 12, hafta sonlarında ise 16 saate varan sürelerle çalıştırıldığını, fazla mesai ücretlerini alamadığını, pasaportlarına el konulduğunu ve işten ayrılmaları halinde borçlandırılmakla tehdit edildiğini dile getirdi. İşçilerin fabrika içindeki kalabalık prefabrik yapılarda barındırıldığı ve yaşam alanlarının dahi kesintisiz kamera gözetimi altında tutulduğu iddiaları, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün zorla çalıştırma göstergeleriyle örtüşen ve insan ticareti boyutuyla incelenmesi gereken ağır hak ihlallerine işaret ediyor. Çiçek, bu uygulamaların, göçmen emeğinin ucuz iş gücü olarak kullanılmasının ötesinde, ülkeler arasında örgütlenmiş bir emek sömürüsü mekanizması olduğunu ve uluslararası ölçekte kölelik koşullarını yeniden ürettiğini savundu.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş