Siyaset

Hakkı Öznur: “Ortadoğu’nun Cahşları” Kitabı Hain, İşbirlikçi, Mayın Eşeklerini Anlatıyor

Ülkücü Hareket, Darbeler, Yakın Politik Tarihimiz, Ortadoğu vb. konularda, sahasında otorite olarak kabul edilen; Hakkı Öznur Ortadoğu’daki işbirlikçi Kürtçü gruplar ve ABD’nin İran da kullandığı Kürt gruplarla ilgili çok önemli bir makale yayınladı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
9 dk Sesli Dinle 1
Hakkı Öznur: “Ortadoğu’nun Cahşları” Kitabı Hain, İşbirlikçi, Mayın Eşeklerini Anlatıyor

Ülkücü Hareket, Darbeler, Yakın Politik Tarihimiz, Ortadoğu vb. konularda, sahasında otorite olarak kabul edilen; fikirleri, yazıları, konuşmaları dikkatle takip edilen, Türk fikir ve siyaset hayatında saygın bir yeri olan Türkiye’nin önde gelen araştırmacı-yazarlarından biri olarak kabul edilen, Ülkücü fikir ve siyaset adamı, merhum Alparslan Türkeş ve şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu ile yol ve dava arkadaşlığı yapmış, Milliyetçi-Ülkücü hareketin önde gelen isimlerinden, bütün ülkücülerin sevdiği, saygı duyduğu Hakkı Öznur Ortadoğu’daki işbirlikçi Kürtçü gruplar ve  ABD’nin İran da kullandığı Kürt gruplarla ilgili çok önemli bir makale yayınlamıştır.

Makalesinde, ilk defa kendisi tarafından kitap ismi olarak kullanılan, siyasi  literatüre geçen  “Cahşlar” ( hain – İşbirlikçi)  kavramını ve   birbirlerini “Cahş” olarak işbirlikçi ve hain olarak suçlayan, Irak ve İran’daki mayın eşekleri olan işbirlikçi Kürt gruplarını anlatmıştır. Makalesinde,   Amerikan Emperyalizmi ve Siyonizm tarafından kullanılan “mayın eşekleri” olan bölücü- Kürt örgütlere küresel emperyalizminin verdiği lojistik- silah- para desteğini anlatmıştır.     

Hakkı Öznur’un “Cahşların Savaşı - 2003”, “Derin Sol - 2004”, “1993 Örtülü Darbe - 2012”, 3 ciltlik “Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı - 2012”, “21. Yüzyılda Bir Alperen - 2009” , 2 ciltlik “Ortadoğu’nun Cahşları - 2019” , “9 Ciltlik Ülkücü Hareket – 2024” adlı kitapları Türk siyasi hayatında, Türk fikir hayatında, tarihi öneme sahip belgesel eserler olarak sahalarında otorite ve başucu kitaplar olarak kabul edilmiştir.

“ORTADOĞU’NUN CAHŞLARI” MAYIN EŞEKLERİ OLAN KÜRT İŞBİRLİKÇİLERİ ANLATIYOR

 “Cahş” kelimesi Irak’ın kuzeyinde “hain işbirlikçi” anlamında kullanılır. İşbirlikçi Kürt örgütler I-KDP, Ve KYB birbirlerini aralarındaki siyasi iktidar mücadelelerinden dolayı  “Cahş” olarak suçlamışlardır.
Gazeteci Yazar  Mustafa Özcan şunları yazmıştı: “Yazar Hakkı Öznur, ‘Cahşların Savaşı’ adıyla özellikle Kuzey Irak merkezli Kürt hareketini ve Irak hükümetine isyanlarını kaleme almıştı.
Kitabın adı, ‘eşeklerin veya sıpaların savaşı’ anlamına geliyor. “Cahş” kelimesi Hakkı Öznur’un kullanımıyla birlikte literatürümüze girdi”.

“Cahş” kelimesini  İlk defa kitap ismi olarak ben kullandım. Başka örneği de yok!  Emperyalizmin ve Siyonizmin  mayın  eşekleri   “Cahşlar” bölgede cirit atıyor. 1966’dan günümüze Barzani ailesi Talabani ailesini, Talabani ailesi Barzani ailesini her iki grubun taraftarları birbirlerini “Cahş” olarak suçlamışlardır., Barzanilerin hakim olduğu bölgelerde duvarlara “Cahş Talabani”( Celal Talabani)  yazılırken Celal Talabani’nin hakim olduğu Süleymaniye ve benzeri  yerlere ise “Cahş Barzani” ( Mustafa Barzani) yazılmıştır.

Barzani hareketi ve Talabani hareketi her zaman Irak ve İran yönetimlerinin himayesinde çalışmalar yürütmüşlerdir. İran Şahı Pehlevi, Barzani ailesini ve KDP’y desteklerken Saddam rejimi de Kürtler arasında “66 Cahşları” olarak bilinen Celal Talabani’yi ve örgütü KYB’yi desteklemiştir. Yani Irak’ta İran’da her iki örgütü zaman zaman değişimli olarak kendi çıkarları için kullanmıştır.

2003 yılında” Cahşların Savaşı”, 2019 yılında da “Ortadoğu’nun Cahşları” kitaplarım yayımlandı.
Kitapta yazanlar Irak’ın kuzeyindeki İşbirlikçi Kürt hareketleri ve Musul Kerkük meselesini ele almaktaydı. “Cahşların Savaş”ının devamı olan “Ortadoğu’nun Cahşları” da  “Pro İsrail Barzanileri” ve İşbirlikçi Kürt hareketlerini anlatmaktadır.

20 yıllık bir çalışmasının ürünü 2 ciltlik“Ortadoğu’nun Cahşları”. tam 2082 sayfa.

Cahş: “Hain” !  Ortadoğu’daki Kürtçü grupların birbirleri için kullandığı bu tabir bölgenin tarihini de özetliyor.

1907’de Barzani ailesinin lideri Abdüsselam ile başlayan, Mustafa Barzani ve oğulları İdris ve Mesud Barzani’yle günümüze kadar devam eden bir ihanet süreci. “Ortadoğu’nun Cahşları”, Barzaniler üzerine adeta bir “arkeoloji çalışması” niteliğini taşıyor. 

“Ortadoğu’nun Cahşları” Pro İsrail Barzanileri anlatıyor.  Birinci Cilt, “Pro İsrail Barzaniler” ismini taşıyor. 1046 sayfadır. İkinci Cilt ise “Türkiye’de Barzanici Hareket, İnfazlar, I-KDP –PKK çatışmaları” ismini taşıyor. İkinci cilt ise 1036 sayfadır. 
“Ortadoğu’nun Cahşları” adlı iki ciltlik kitapta; Barzaniler,  Barzani ailesi, Barzani hareketi ( I-KDP) bütün yönleriyle, ilişkileriyle, etkileriyle, tarihsel süreçleriyle, siyasi pozisyonlarıyla, derin ilişkiler ağıyla ve özellikle “Kürtler” üzerindeki etkileri ve karşıtlıklarıyla, Ortadoğu’daki işbirlikçi “Cahş” konumlarıyla, ilk defa bu alanda yayınlanan tek kitap ve tek çalışmadır. 

 Ülkemizde ve dünyada Barzaniler ve Barzani hareketi üzerine böylesine kapsamlı, detaylı, bilgi ve belgelerle dolu bir çalışma, kitap yoktur. Barzani ve Barzaniler üzerine yazılan birkaç kitap vardır. Onlarda belli bir konu üzerinde yazılmış eserlerdir.  Barzanileri kazıyınca altından “Yahudilik” ve “İsrail” çıkıyor. Barzanilerin; Ortadoğu’da İsrail misyonerleri gibi davrandıkları ve çalışmalar yürüttükleri, kitapta olaylarla ve belgelerle anlatılmaktadır.

Uzun yıllara dayanan bu araştırma inceleme çalışmalarım kitaplaşmış Türk fikir ve siyaset hayatına sunulmuştur. Her iki kitabımda Ortadoğu’daki ve ülkemizdeki işbirlikçileri ve bölücüleri rahatsız etmiştir. Ortadoğu’daki tarihsel işbirlikçileri, İşbirlikçilikleri belgelerle, olaylarla ortaya çıkardığım için yıllardır Türk ve Türkiye düşmanı bu işbirlikçi kürtler, tüm bölücü çevreler bana saldırmaktadır.

“Cahşların Savaşı” kitabımın ismini şehit liderimiz Muhsin başkanımız da çok beğenmişti. Kitap, 23 yıl önce yayınlandığında büyük ses getirmiş ve büyük ilgi görmüştü.  Bu kitap yayınlandıktan sonra ITC (Irak Türkmen cephesi) 13-15 Eylül  tarihleri arasında  Kerkük’te 3. Kurultayını yapmıştı. Bu kurultayla ITC’nin yeni lider Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman olmuştur.

4 Temmuz 2003 tarihinde küresel diktatör ,küresel  haydut ABD ordusunun askerleri  Süleymaniye’de  askerimizin başına çuval  geçirdiler. Çuval hadisesinden sonra 8 gün sonra  Ankara'da 12 Temmuz 2003 günü, BBP Ankara İl başkanlığı "Irak’ın Kuzeyi ve Musul-Kerkük" meselesi” adlı bir program düzenledi. Binlerce kişi katıldı. Program öncesi, Alperen gençlik ABD ,İsrail, İngiliz  bayraklarını ve Türk düşmanı  Barzani ve Talabani’nin resimlerini yaktı. 
Alperen gençlik ve vatandaşlar Türk askerinin başına çuval geçiren  emperyalist ABD ve ABD askerini lanetledi. ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attılar. “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”  “Kahrolsun Barzani  Talabani”,  “Kerkük Türk’tür  Türk  Kalacak”,  sloganlarını attılar. Bu   toplantının konuşmacılarından biri ITC daimi delegesi, Türkmen Meclisi üyesi, o zaman  Doç. Dr. Olan Ekrem Pamukçu hoca  ile ikimizdik. 12 Mart döneminde MHP  Genlik Kolları Genel Başkanlığı yapmış 68 kuşağına mensup  Ülkücü Gençlik liderlerinden olan   dava büyüklerimizden, rahmetli  Prof. Dr. Turan Güven hoca’da  oturum başkanlığını yapmıştı.

Irak Türkmen cephesi   kurultayında Divan Başkanlığını yapan   Irak Türkmen Meclisi Şura Üyesi olan  Ömrünü Irak Türklüğüne, Türkmen davasına harcayan  Uzun yıllar “Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği başkanlığını” yapan   Prof. Dr. Merhum, Tarihçi Ekrem Pamukçu hoca   ile Ankara Gençlik Parkı Kültür Merkezinde yapılan Kerkük ile ilgili Panele katılmıştık. Burada  benim konuşmamı dinledikten sonra  Kerkük’teki ITC   3. Kurultayına davet etmiş bir konuşma yapmamı istemişti. Bende bu tarihi kurultaya katılmış  Orada tarihi bir konuşma yapmıştım. Amerika’yı ve işbirlikçi Kürtleri perişan etmiştim. Konuşmam da Irak Türkmenleri üzerinde çok etkili olmuştu.

Aynı zamanda şair yazar olan babası Saddam rejimi tarafından kezzap suyuyla şehit edilen Prof. Dr. Ekrem Pamukçu hoca Kerkük’te toplanan Irak Milli Türkmen Cephesi üçüncü kurultayında önemli faaliyet göstererek Türkmeneli Televizyonu’nda yaptığı Türkçe nutuklarıyla bu toplantılara büyük katkıda bulunmuştur. Ankara’ya döndükten bir yıl sonra geçirdiği şiddetli astım (tenge nefes) hastalığı sonucu 27 Ocak 2005 tarihinde Hakka yürümüştür. 

MUHSİN BAŞKAN DEVLET ERKANINA “CAHŞLARIN SAVAŞI” KİTABINI OKUMALARI İÇİN TAVSİYE EDİYORDU

Irak Türkmen Cephesi, “Cahşların Savaş”ı kitabımdan istemişti, Irak’ın kuzeyine göndermiştim. Türkmenler elden ele okuyorlardı. Bu beni çok mutlu etmişti.
Hatta öyle ki BBP Genel Başkanı liderimiz Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, “Cahşların Savaşı” kitabını kendisini ziyaret eden bazı devlet erkanına, siyasilere, diplomatlara verir ve mutlaka okumalarını isterdi.
Kitabın etkisinden kamuoyunda ve siyasi çevrelerde ses getirmesinden dolayı bazı kamu güvenliği ve güvenlik diplomasisindeki bürokratlar da Muhsin başkandan “Cahşların Savaşı” kitabını sormuş ve istemişlerdi.
Şehit liderimiz Muhsin Başkan’la 2006 yılında dönemin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olan  Abdullah Gül’ü makamında ziyaret ettik. Muhsin Başkan (14 Mart 2003 - 28 Ağustos 2007-
4 yıl, 167 gün) Dışişleri Bakanlığı yapan Abdullah Gül ile baş başa görüştü. Muhsin Başkan Irak’ın kuzeyi başta olmak üzere terör ve bölücülük üzerine kendisine geniş kapsamlı bir dosya sundu. Hatta yanında getirdiği “Cahşların Savaşı” kitabımı Abdullah Gül’e takdim etmişti.
“Ortadoğu’nun Cahşları”’nı devleti yönetenler başta olmak üzere siyasiler, araştırmacılar, Ortadoğu ile ilgili çalışan akademisyenler kısaca bu konuyla ilgilen herkes mutlaka okumalı okutmalıdır.
Bugün yaşananları anlamak için “Ortadoğu’nun Cahşları” başucu kitap niteliğindedir.

Ortadoğu’nun “Cahşları”, CIA Kürtleri bölgemizde yine görev başındalar. İkinci dünya savaşı öncesinde İngiliz emperyalizminin soğuk savaş döneminden günümüze ise ABD emperyalizminin ve Siyonist İsrail’in işbirlikçiliklerini yapmaktadırlar.
 

ABD VE İSRAİL KÜRT  ÖRGÜTLERE  HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYOR

Amerika ve İsrail her zaman olduğu gibi yine CIA Kürtlerini sahaya sürmenin derdindedir. İran’da ayaklanma çıkartmak için İ-KDP ve benzeri Kürtçü örgütleri silahlandırarak onlardan kara piyadeler olarak faydalanmanın derdindedir. ABD' nin  “Kürt LAWRENCE'LARI” İran  İçin devrede, Kürtleri Kışkırtmaya çalışıyorlar.

 Orta Doğu da oynanan oyunda da mayın eşekleri kullanılmaktadır. Emperyalist güçler PKK, PYD, YPG, İ-KDP vb. örgütleri mayın eşeklerini bölgede kullanıyor  PKK/YPG terör unsurları ABD ve İsrail’in mayın eşekleridir.

İran'da faaliyet gösteren ve Tahran'daki rejime karşı olan işbirlikçi İranlı Kürt gruplar, 22 Şubat'ta "İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu" adlı bir ittifak kurduklarını ilan etmişti.

İttifakta Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Emekçiler Topluluğu (Komala) ve İran Kürdistanı Mücadele Örgütü (Sazman-ı Xebat) yer alıyor. PKK’nın İran’daki siyasi kolu PJAK, Türkiye ve İran tarafından "terör örgütü" kabul ediliyor.

Söz konusu mayın eşekleri 5 örgüt tarafından yapılan ortak açıklamada, “Ana hedefimiz İran İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi için mücadele etmektir. (...) Bu aşamada İran'daki tüm ulusların İslam Cumhuriyeti'ne karşı çabalarını ve protestolarını destekleyeceğiz." İfadeleri vardı

ABD'nin kullanıp kullanıp attığı mayın eşekleri  yine görev başında .Bunlar, İran’da rejim değişikliği için  kullanılan “yol açan mayın eşekleri”dir. İsrail, Kürt silahlı gruplarla yaklaşık bir yıldır görüşmeler yürütüyor.

Kürt grupların ilk hedefi İran sınırındaki bazı yerleşimleri ele geçirmek olacak. Tel Aviv'in amacı İran’ın batı sınırında yeni bir cephe açarak Tahran yönetiminin askeri kapasitesini bölmek

ABD tarafından desteklenen altı İranlı Kürt silahlı grubun, İran rejimine karşı yürütülen ABD-İsrail operasyonuna katılmak üzere İran topraklarına girmeye  çalışıyor.

Hala İran’ın sınırları içerinde PKK’nın İran kolu olan PJAK varlığını sürdürmektedir. Türkiye milli güvenliğini yakından ilgilendiren bölücü terör konusunda elbette önlemlerini alacaktır, alıyor da. İran’da PJAK Suriye’de YPG, Kandil’de PKK hala silahlı yapılarını devam ettirmekte Türkiye’ye karşı her zaman eylem halinde olacaklarını göstermektedirler.

28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş sürüyor. İran, saldırılara İsrail’e ve ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine misillemelerle yanıt vermiş, Hürmüz Boğazı’nı da kapatmıştı.

4 Nisan günü bir açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki rejimi devirmek için İranlı Kürtler aracılığıyla silah gönderildiğini ve Kürtlerin bu silahları hala elinde tuttuğunu düşündüğünü söyledi.

Trump'ın yandaş kanalı Fox News muhabirlerinden Trey Yingst, pazar günü telefonla görüştüğü ABD Başkanının ocakta İranlı protestoculara Kürtler aracılığıyla silah ulaştırdıklarını söylediğini bildirdi ve ABD Başkanının şu sözlerini aktardı: "Başkan Trump bana Amerika Birleşik Devletleri'nin İranlı protestoculara silah gönderdiğini söyledi. Bana şöyle dedi: 'Onlara çok sayıda silah gönderdik. Bunları Kürtler aracılığıyla gönderdik' ve başkan Kürtlerin bunları [alıkoyduğunu] düşünüyor”.

 Bu, İran'daki silahlı Kürt yapılanması PJAK'ı ve 'Kürt Yüzyılı' projesini gündeme getirdi. Bazı Kürt oluşumları, ABD'nin İran'dan Kuzey Irak benzeri bir yapı çıkarmayı planladığını ve bölge stratejileri açısından bunu mümkün gördüğünü iddia ediyor.

 Bazı Kürt yazarlar, ABD'nin İran saldırısını 'Büyük Kürdistan Yolunda' bir gelişme olarak nitelendiriyor ve uçuşa yasak bölgeler ilan edilerek Kürtlerin koruma altına alınacağını öngörüyor

İran'da mücadele yürüten muhalif Kürt güçleri ABD Başkanı Donald Trump’ın ocakta İran genelinde gerçekleşen protestolar sırasında Washington’un İranlı protestoculara “Kürtler aracılığıyla” silah gönderdiği yönündeki iddiasını yalanlamaya çalıştılar ve inkar yolunu seçtiler.

İran’lı Kürt partiler, ABD Başkanı Donald Trump’a atfedilen ve Trump’ın Kürt gruplara İranlı muhaliflere ulaştırmak üzere gönderdiği silahlara el koydukları yönündeki Fox News haberini yalanladı.

İran Kürdistan Demokrat Partisi’nden (İ-KDP) üst düzey yetkili Muhammed Nazif Kadiri, Erbil merkezli RudawTV’ye yaptığı açıklamada, silah dahil ABD’den kendilerine yardım gönderilmediğini belirtti. 

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Yani, artık kendimizi kandırmanın da oyalanmanın da bir anlamı yoktur. Türkiye yoluna kürtlerle birlikte devam edemez. Araya kan girmiştir. Türk katili olmuşlardır. Hepsi mi değil mi gibi garabet sorulara gerek yoktur. Yollarımız ayrılmak zorundadır. Mesele bunun hangi yöntem ile ve nasıl yapılacağıdır ve bu gün tartışmamız gereken sadece budur. Oturup bunun üzerine detaylı şekilde çalışın. Kürtlerin olmadığı Türkiye, beka sorununun % 80'nini çözmüş bir Türkiye olacaktır. Gerisi palavradır.

Bu Yazıyı Paylaş