Gündem

Hizbullah yöneticilerinin tahliyesi Meclis'te infial yarattı: 'Bu nasıl hukuk?

EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Hizbullah yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın tahliyesini "kişiye özel hukuk" diyerek TBMM'ye taşıdı. Karaca, yıllarca süren yargılamalar ve delillere rağmen sanıkların kısa sürede aklanmasını sert dill
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Hizbullah yöneticilerinin tahliyesi Meclis'te infial yarattı: 'Bu nasıl hukuk?

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Hizbullah terör örgütünün üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında verilen tahliye kararını sert bir dille eleştirerek, bu durumu "kişiye özel hukuk" olarak niteledi. Karaca, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi sundu.

TAHLİYE KARARINA SERT TEPKİ

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve Hizbullah'ın ana karargahında yakalanan Edip Gümüş ile Cemal Tutar'ı serbest bırakan kararı eleştiren Karaca, bu kişilerin gazeteci Namık Tarancı dahil pek çok insanın öldürülmesiyle ilgili dosyalarda adlarının geçtiğini vurguladı. Yıllarca süren yargılamalar, cinayet dosyaları ve itiraflar olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce verdiği bir karar üzerine yeniden yargılama süreçlerinin başladığını, ancak bu süreçte AYM'nin kararı olmadığı halde bazı sanıkların da tahliye edildiğini belirtti. 15 yıldır kaçak olan ve haklarında kırmızı bültenle arama kararı bulunan Gümüş ve Tutar'ın, avukatları aracılığıyla yaptıkları başvuru sonrası sadece üç buçuk ay içinde, tüm delillerin yok sayıldığı bir kararla aklanmasını sorgulayan Karaca, "Yıllarca süren yargılamalar boyunca toplanan deliller nereye gitti? Sanıkların daha önce verdikleri ifadeler nereye gitti? Dosyalardaki itiraflar nereye gitti? Üç buçuk ay içinde nasıl oldu da bütün bunlar bir anda 'somut delil yok' denilerek yok sayıldı?" diye sordu.

'HİZBULLAH YÖNETİCİLERİ ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN DE AKLANDI'

Karaca, bu kişilerin terör örgütü Hizbullah'ın üst düzey yöneticisi olmalarına rağmen, örgüt yöneticiliği suçlamasından dahi aklandığını iddia etti. Gerekçe olarak ise "Hizbullah tek bir kişiyi lider kabul ediyor, dolayısıyla bunlar yönetici olamaz" denildiğini öne sürdü. Yüzlerce insanın öldürüldüğü bir örgütün ana karargahında yakalanan kişilerin, "örgütün tek lideri vardı" denilerek yöneticilik suçlamasından kurtulmasının kabul edilemez olduğunu belirten Karaca, cinayetlerde hayatını kaybedenlerin ailelerinin de yargılama sürecine taraf olarak dahil edilmediğini ve itiraz haklarının ellerinden alındığını söyledi. Kürt siyasetçiler ve Gezi tutukluları söz konusu olduğunda Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığına dikkat çeken Karaca, Hizbullah sanıkları söz konusu olduğunda hukukun bütün kapılarının neden sonuna kadar açıldığını sorguladı. 1990'lı yılların tüm siyasi cinayetleriyle yüzleşilmesi gerektiğini, kimin öldürdüğü, kimin emir verdiği, kimin yardım ettiği, kimin göz yumduğu ve kimin koruduğunun ortaya çıkarılmasını talep etti.

BAKANLIĞA YÖNELTİLEN SORULAR

Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sunduğu soru önergesinde, Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın yeniden yargılanma talebine dayanak bir AYM kararı olup olmadığını, AYM kararlarının Hizbullah sanıklarına "kişiye özel" biçimde uygulanmasının gerekçesini, onlarca cinayet ve suç sabitken üç buçuk ayda "somut delil yokluğu" gerekçesiyle aklanma kararının nasıl değerlendirildiğini sordu. Ayrıca, sanıklara iyi hal indirimi uygulanmasının hukuki ve vicdani izahını, yargılama sürecinin mağdur ailelerinden habersiz yürütülmesinin açıklamasını, firari ve kırmızı bültenle aranan sanıkların SEGBİS ile duruşmaya katılma olanağını ve 1990'lardaki Hizbullah cinayetlerinin "zamanaşımı" riskiyle karşı karşıya kalıp kalmadığını sordu. Karaca, AYM'nin adil yargılanma ihlali kararlarından faydalanarak tahliye olup kaçan Hizbullah sanığı sayısı, haklarında yakalama kararı infaz edilenlerin durumu, kamu görevlileri ve idareciler hakkında açılmış bir soruşturma olup olmadığı ve JİTEM ile iç içe geçmiş Hizbullah'ın cinayetlerinde rolü olan devlet görevlilerinin dokunulmazlık zırhının ne zaman kaldırılacağını da gündeme getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş