Hopa’da NATO Zirvesi protestosu
Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi Emek ve Demokrasi Güçleri’nin ortaklaşa düzenlediği eylemde konuşan Fatma Biçer, hükümetin zirve hazırlıklarını sert sözlerle eleştirerek, "Geçici olan onlar, kalıcı olan biziz" dedi.

Başkent Ankara'da uluslararası liderlerin katılımıyla düzenlenecek NATO Zirvesi’ne yönelik tepkiler taşraya sıçradı. Artvin’in Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi ilçelerindeki Emek ve Demokrasi Güçleri, zirveyi protesto etmek amacıyla Hopa Parkı’nda geniş katılımlı bir basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirdi.
Siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkının yoğun destek verdiği eylemde, yerel madencilik politikaları ile küresel askeri stratejiler arasındaki bağa dikkat çekildi.
"NATO Bizi Değil, Maden Şirketlerini Koruyor"
Hopa sokaklarında bir araya gelen kitle, sloganlar eşliğinde Hopa Parkı'na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık, "NATO bizi değil maden şirketlerini koruyor", "Sömürge madenciliğine son", "NATO defol" ve "Emperyalistler işbirlikçileriyle 6. Filo’yu unutmayın" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından platform adına basın açıklamasını Fatma Biçer okudu.
"Türkiye'yi Silah Üretim Merkezi Yapmak İstiyorlar"
Konuşmasında Ankara'da yapılacak zirvenin arka planındaki stratejileri eleştiren Fatma Biçer, Türkiye’yi yönetenlerin bu zirveye ev sahipliği yapma isteğinin "misafirperverlikten" kaynaklanmadığını iddia etti. Biçer, küresel askeri hamlelere yönelik şu iddialarda bulundu:
"Libya’yı, Filistin’i, Lübnan’ı, Yemen’i ve Ukrayna’yı kan gölüne çeviren ABD ile onun yönetimi, NATO üzerinden yeni planlarını hayata geçirmeye hazırlanıyor. ABD, NATO içinde yük paylaşımını artırmak, kendi çıkarları doğrultusunda dünyanın daha fazla silahlanmasını sağlamak, Türkiye’yi bir silah üretim merkezi haline getirmek ve kendi askeri yığınağı için topraklarımızı kullanmak istiyor."
Ankara'daki Zirve Hazırlıklarına "Makyaj" Eleştirisi
Zirve öncesinde başkent Ankara'da yürütülen hummalı çalışmalara ve güvenlik önlemlerine de değinen Biçer, yerel halkın yaşam alanlarının kısıtlandığını savundu:
"Ankara’nın bütün yollarının kapatılması, normal zamanda yapılmayan çevre düzenlemelerinin NATO heyetine kendini beğendirmek için adeta bir makyaj gibi ortaya çıkarılması, halkın yaşadığı evlerden utanılırcasına önlerinin panolarla kapatılması ve Saray’dan yürütülen hazırlıkların hiçbiri, sömürgeci efendilerini ağırlamaya hazırlanan bir sömürge valisinin icraatlarından farklı değildir."
"İşgalciler Gelip Geçicidir, Kalıcı Olan Halktır"
Konuşmasının son bölümünde siyasi iradeye ve güvenlik bürokrasisine seslenen Biçer, mücadele çağrısı yaparak sözlerini tamamladı:
"Büyük bir hevesle ağırlamaya hazırlandıkları misafirler, bu topraklara gelen işgalcilerdir. İşbirlikçiler de bu işgalci ve sömürgeci güçlerin bir parçasıdır. Uyarıyoruz; emperyalist sömürgecileri misafir ederek onların suçlarına ortak olmayın. Halkı yasaklarla kısıtlamaya, gözaltılarla korkutmaya yönelik girişimlere ortak olmayın.
İşgalciler gelip geçicidir. Kalıcı olan; her gün yaşam mücadelesi veren, hakkını arayan, sokağa çıkan ve memleketini işgalciye, sömürgeciye ve işbirlikçiye karşı savunan bu ülkenin halkıdır. Emperyalistleri ve onların işbirlikçilerini yenilgiye uğratmanın tek yolu, bu topraklarda büyüteceğimiz mücadeledir. Unutmayalım; geçici olan onlar, kalıcı olan biziz. Çünkü biz bu toprakların sahibiyiz."
Eylem, meydanda toplanan kalabalığın attığı "NATO defol, bu memleket bizim" sloganlarıyla olaysız bir şekilde sona erdi.
