HÜDA PAR'dan NATO'ya sert tepki: İsrail'e neden tek kelime edilmedi?
HÜDA PAR, NATO zirvesi sonuç bildirgesinde İsrail'e eleştiri getirilmemesini sert dille eleştirdi. Parti, Türkiye'yi tehdit eden siyonist rejime sessiz kalınmasını NATO'nun çifte standardı olarak nitelendirdi.

HÜDA PAR, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirgesini sert bir dille eleştirdi. Parti, Filistin topraklarını işgal eden ve Türkiye'yi dahi tehdit eden siyonist işgal rejimine sonuç bildirgesinde yer verilmemesini büyük bir eksiklik olarak gördüğünü belirtti.
NATO ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİ ELEŞTİRİLDİ
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde İsrail'e yönelik herhangi bir eleştiriye yer verilmemesini ve İran'ın nükleer programına ilişkin değerlendirmeleri eleştiren bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Türkiye'nin zirveye ev sahipliği yapmasının diplomatik kapasitesini gösterdiği ancak sonuç bildirgesinin küresel güvenliğin Batı'nın emperyalist çıkarları ve siyonizmin emelleri doğrultusunda şekillendiğini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi. Bildirgede, "Birimize yapılan saldırı, hepimize yapılmış bir saldırıdır" denilerek NATO Antlaşması'nın 5. maddesine vurgu yapılmasına rağmen, Türkiye'yi açıkça tehdit eden siyonist işgal rejiminin saldırgan tutumuna değinilmemesi dikkat çekici bulundu.
SİYONİST REJİMİN NÜKLEER KAPASİTESİ GÖRMEZDEN GELİNDİ
Bildirgede, Rusya-Ukrayna savaşına atıfta bulunularak Rusya'nın "uzun vadeli tehdit" kabul edildiği ve silahlanma yarışını körükleyecek tedbirlerin duyurulduğu belirtildi. Bu durumun daha fazla ölüm ve yıkım anlamına geleceği vurgulandı. Zirvede Türkiye'ye yönelik ilginin, Rusya ile olası bir büyük karşılaşmada Türkiye'nin savunma gücü ve jeopolitik konumundan kaynaklandığına işaret edildi. Geçmişte Türkiye'nin hava savunma ihtiyacı olduğunda sistemlerini geri çekenlerin, bugün Türkiye'yi cephe hattının merkezine yerleştirmek istemesi eleştirildi. Türkiye'nin arabulucu ve yapıcı politikasını sürdürmesinin hayati önem taşıdığı belirtildi. Ayrıca, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğinin vurgulanırken, siyonist işgal rejiminin sahip olduğu nükleer silah kapasitesinin görmezden gelinmesi, NATO'nun güvenlik yaklaşımındaki çifte standardı gözler önüne serdi. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine vurgu yapılırken, bölgeyi istikrarsızlaştıran siyonist rejime yönelik hiçbir açıklama yapılmaması da bu çifte standardı pekiştirdi. Gazze'yi yerle bir eden, Filistin topraklarını işgal eden, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran'a saldıran, Türkiye'yi tehdit eden tarafın siyonist işgal rejimi olmasına rağmen sonuç bildirgesinde tek bir eleştiriye yer verilmemesi, NATO'nun güvenlik politikalarının hangi siyasi eksende şekillendiğini açıkça gösteriyor. İran'ın NATO üyelerini tehdit etmemesine karşılık, siyonist rejimin Türkiye'yi tehdit eden açıklamaları da bu durumun vahametini artırıyor.
TÜRKİYE TEHDİT EDİLİRKEN NATO NE YAPACAK?
HÜDA PAR, "Bir NATO üyesi olan Türkiye'ye yönelik yarın açık bir siyonist saldırı gerçekleştiğinde, bu katliam şebekesini kınamaktan bile imtina eden bu ittifak ne yapacaktır?" sorusunu sorarak, NATO'nun ortak savunma ve bölünmez güvenlik ilkelerinin, Türkiye'nin güvenliği söz konusu olduğunda askıya alınıp alınmayacağını sorguladı. Zirvenin aynı zamanda ABD Başkanı Trump tarafından bölgeye yönelik yeni bir saldırganlık silsilesinin komuta merkezine dönüştürüldüğü iddia edildi. ABD'nin komşulara yönelik yeni hava saldırılarının ve savaşı tırmandırma hamlelerinin emirlerini Türkiye topraklarından vermesi, şeytani planlarını bu coğrafyada uygulamaya koyma hevesini açıkça ilan ettiği belirtildi. Emperyalist ittifakın ortaklarının, bölgelere bombalar yağdırıp arkalarında yıkım ve katliam bırakarak çekilme alışkanlığına sahip olduğu vurgulandı. Batı'nın her gidişinde istikrarsızlık, kan ve gözyaşı bıraktığı, coğrafyayı ve İslam ümmetini kaosa ittiği ifade edildi. Ümmetin ve bölgenin selameti için sömürgeci çıkarlar uğruna hareket eden emperyalist ittifaklarla değil, dış müdahaleleri reddeden bölgesel bir askeri, siyasi ve ekonomik ittifakla mümkün olabileceği ve bu yönde her türlü çabanın gösterilmesi gerektiği kaydedildi.
Bakmadan Geçme
Nusret-2026 Davet Tatbikatı, Ekim ayında gerçekleştirilecek
Asu Kaya'dan HÜDA PAR'a Sert Tepki: "Kadınların Sağlık Hakkını Gerici Zihniyetinizle Sınırlandıramazsınız"
Yapıcıoğlu: Şiddete dönüş yok, yeni bir sayfa açılacak
HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Faizsiz Türkiye süreci başlatmalıyız
HKP üyesi Çıngı'ya NATO paylaşımı soruşturması
NATO protestosuna katılan HKP üyelerine dava açıldı
