Gündem

Hür Doğduk, Hür Yaşarız: Yıkılmaz Cumhuriyet 103 Yaşında!

Türkiye Cumhuriyeti 103. yaşında. Küllerinden doğduğumuz Kurtuluş Savaşı'nın armağanı Cumhuriyet; bağımsızlığın, eşitliğin ve özgürlüğün teminatıdır. Hiçbir güç Cumhuriyeti yıkamaz, Atatürk'ü unutturamaz!
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Hür Doğduk, Hür Yaşarız: Yıkılmaz Cumhuriyet 103 Yaşında!

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 103. yılına ulaştı. 29 Ekim 1923'te Osmanlı'nın küllerinden, Atatürk'ün önderliğinde genç, dinamik ve çağdaş bir devlet doğdu. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda imparatorluk çökmüş, emperyalist devletler vatan topraklarını işgal etmeye başlamıştı.

Kanla, Canla Kazanıldı

Cumhuriyet bize armağan edilmedi, bedeli ödenerek kazanıldı. Mustafa Kemal'in liderliğinde Türk milleti dört yıl süren bir bağımsızlık savaşı verdi. Samsun'dan Ankara'ya, Sakarya'dan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ne uzanan bu mücadele 1922'de Büyük Zafer'le taçlandı. Cumhuriyetin temelinde emperyalizme karşı verilen bu şanlı mücadele vardır.

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir

Cumhuriyet, saltanatın yerine milletin iradesini koydu. Bu topraklarda artık tebaa değil, vatandaş vardı. Atatürk Cumhuriyeti, gerçek demokrasiye giden yolun temeli olarak görüyordu. Cumhuriyetin demokrasinin gereklerini sırası geldikçe uygulaması gerektiğini söylemişti. Egemenliğin kaynağı bir hanedan değil, Türk milletidir.

Kadın Erkek Eşitliği: Gericilik Hiçbir Zaman Kazanamayacak

Medeni Kanun'la kadına eşit haklar tanındı. 1934'te Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildi. Bu hakkı, birçok Avrupa ülkesinden önce verildi. Türk kadını bu cumhuriyette öğretmen, hâkim, bilim insanı, pilot, milletvekili oldu.

Bugün Cumhuriyeti yıkmaya çalışanlar, kadının özgürlüğüne göz dikenler iyi bilsin: Türk kadını hür doğdu, hür yaşar, hür ölür. Karanlığın bu ülkede kazandığı görülmemiştir. Gericilik ne dün kazanabildi ne bugün kazanabilir ne de yarın kazanacaktır.

Fırsat Eşitliği ve Bilimin Aydınlığı

Cumhuriyet, doğduğun yerin ya da ailenin değil, emeğin ve liyakatin yükselttiği bir düzen kurdu. Harf Devrimi, Tevhid-i Tedrisat, köy enstitüleri ve üniversitelerle bir çiftçinin çocuğu da öğretmen, doktor, mühendis olabildi. Atatürk'ün dediği gibi, hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

İnanç Özgürlüğü: Vicdanlar Özgürdür

Laiklik dinsizlik değil, herkesin inancını özgürce yaşayabilmesinin güvencesidir. Devlet tüm yurttaşlara eşit mesafede durur. Cumhuriyet, her inançtan ve düşünceden insanın bu toprakları kardeşçe paylaşmasını sağlar.

Her Devrim Karşıdevrimini de Doğurur

Cumhuriyet en büyük devrimdir ve her büyük devrim gibi karşıdevrimini de yaratmıştır. Çok partili hayata geçişten bu yana gerici akımlar, Cumhuriyetin tanıdığı demokratik haklardan yararlanarak varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Cumhuriyeti ve devrimleri hazmedemeyenler, laikliğe her fırsatta karşı çıkıyor.

Ama bilinmelidir ki hiçbir güç Cumhuriyeti yıkamaz. Bu girişimler başarılı olamamıştır ve olamayacaktır.

Bağımsızlığımız Her Şeyimizdir

Tam bağımsız bir Türkiye, Atatürk'ün bize bıraktığı en kıymetli emanettir. Bayrağımızın özgürce dalgalanması, dilimizin, kültürümüzün ve geleceğimizin bize ait olması Cumhuriyet'e borçlu olduğumuz nimetlerdir. Bu vatan şehitlerimizin kanıyla sulanmıştır. Bu emanete sahip çıkmak her Türk evladının namus borcudur.

Her Şeyimizi Cumhuriyete ve Atatürk'e Borçluyuz

Okuyabiliyorsak, özgürce düşünüp konuşabiliyorsak, kadınlarımız hayatın her alanında yer alabiliyorsa, bu ülkede kimse efendi kimse köle değilse, bunu Cumhuriyet'e ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz.

Yaşasın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız! Yaşasın Cumhuriyet! Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cumhuriyet ve Atatürk hep yaşayacaktır. Hiçbir güç onları yıkamaz, bu milletin hafızasından silemez, unutturamaz.

Atatürk'ten Türk Gençliğine Emanet

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.


— Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş