İBB, COP31 öncesi İstanbul'da iklim çalıştayı düzenledi
İBB’nin COP31 öncesi düzenlediği çalıştayda yerel yönetimlerin iklim kararlarına katılımı, finansman sorunları ve İstanbul’un hedefleri ele alındı. İBB, atık ve su yönetimindeki verileri de paylaştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Türkiye’nin bu yıl Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Florya Kampüsü’nde yerel iklim eylemi çalıştayı düzenledi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Genel Sekreter Prof. Dr. Volkan Demir ve Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler açılışta konuştu. Aslan, yerel yönetimlerin iklim politikalarında karar süreçlerine katılması gerektiğini söyledi. “Şehirlerimizi planlarken doğayı karşımıza değil, yanımıza almak zorundayız” diyen Aslan, dere yataklarının, ormanların, su havzalarının ve tarım alanlarının korunması gerektiğini belirtti. İSKİ’nin altyapıyı güçlendirme ve taşkın riskini azaltma çalışmalarını, Yaşam Vadileri ile parkları da yeşil alan çalışmaları arasında saydı.

Aslan: Yerel yönetimler karar ortağı olmalı
Aslan, iklim krizinin kuraklık, aşırı sıcak ve şiddetli yağışlarla günlük yaşamı etkilediğini söyledi. 14 Ekim’de İstanbul’da yaşanan yağışlarda Beykoz’da metrekareye yaklaşık 270 kilogram yağış düştüğünü; Sarıyer, Eyüpsultan ve başka ilçelerde de günlük yaşamın olumsuz etkilendiğini aktardı. AKOM, Valilik, ilçe belediyeleri ve ilgili kamu kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını belirtti. İklim krizinin dar gelirli aileleri, yaşlıları ve çocukları daha fazla etkileyebildiğini ifade eden Aslan, iklim politikalarının sosyal politikalardan ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti. Afetlere hazırlık ve müdahalenin kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğini gerektirdiğini söyledi. Aslan, “İklim kriziyle mücadele, ayrışarak değil, dayanışarak başarılabilir” dedi. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’de Antalya’da uluslararası temsilcilerin buluşacağını belirten Aslan, İBB’nin üç ayrı panelde projelerini ve deneyimlerini paylaşacağını söyledi. Türkiye’nin iklim hedefleri, İklim Kanunu ve finansman mekanizmaları belirlenirken belediyelerin deneyimlerinden yararlanılması çağrısı yaptı. İBB’nin C40 Büyük Kentler İklim Liderliği Grubu’na Türkiye’den ilk ve tek üye olduğunu, ICLEI Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler Ağı’nda çalıştığını aktardı. Ekrem İmamoğlu’nun liderliğinde 2021’de İstanbul’da kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın 78 üyesiyle iklim projeleri yürüttüğünü de ekledi. Aslan, bir buçuk yılı aşkın süredir Silivri’de tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ilettiğini söyledi. İmamoğlu’nun vizyonu ve 16 milyon İstanbullunun verdiği sorumlulukla çalışmayı sürdürdüklerini belirten Aslan, çocuklara temiz hava, sağlıklı su, korunan ormanlar ve güvenli mahalleler bırakma sorumluluğuna değindi.

Finansman engelleri ve iklim hedefleri
Prof. Dr. Volkan Demir, iklim mücadelesinde finansmanın belirleyici olduğunu, ancak şehirlerin mali özerklik eksikliği, yüksek finansman maliyeti, öngörülemeyen süreçler ve proje hazırlama kapasitesi gibi engellerle karşılaştığını söyledi. Uluslararası finans kuruluşlarının fon koşullarına uygun projeler beklediğini belirten Demir, “İklimle mücadelenin en önemli konusu ama en az konuşulan konusu finansmandır” dedi. İstanbul’da 10-15 yıl sonra büyük plazalardan kente bakmak yerine yaşam vadilerinde vakit geçirmeyi istediklerini söyledi; 35. kattaki plaza örneğini verdi. Demir, önümüzdeki günlerde emisyon ticaret sistemi ve karbon vergisinin daha fazla tartışılması gerektiğini belirtti. Asya’da veya bölgede yaşanabilecek iklim kaynaklı göçün Türkiye’nin sosyoekonomik yapısını etkileyebileceğini söyledi. İstanbul’un tarihi yapılarını 100 yıl sonra da koruyabilme hedefinden söz ederek çalıştay önerilerinin şehirlerin iklim direncine katkı sağlamasını diledi. Prof. Dr. Ayşen Erdinçler, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 70’inin şehirlerde yaşadığını ve şehirlerin iklim krizinin hem nedeni, hem mağduru hem de çözüm ortağı olduğunu ifade etti. “Kararları ulusal hükümetler alıyor ancak sahada uygulamayı biz yerel yönetimler yapıyoruz” diyen Erdinçler, kentlerin COP karar süreçlerinde temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Erdinçler, Ekrem İmamoğlu’nun 2019’da imzaladığı taahhütle İstanbul’un 2050’de iklim nötr ve dirençli bir şehir olmasının hedeflendiğini belirtti. İBB’nin 2021’de İklim Değişikliği Eylem Planı’nı, 2023’te Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı’nı hazırladığını aktardı. İstanbul, CDP’nin Şehirler A Listesi’ne üst üste 3 yıldır girerek dünyadaki şehirlerin en başarılı yüzde 15’lik diliminde yer aldı; ayrıca Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamındaki 100 Net Sıfır şehirden biri seçildi ve İklim Şehir Sözleşmesi tescillendi. Atık yönetiminde geri kazanıma giden atık oranının 2019’daki yüzde 5’ten yüzde 26’ya yükseldiğini, vahşi ve düzenli depolamaya giden atık miktarının yüzde 95-96 seviyelerinden yüzde 74’e indiğini söyleyen Erdinçler, doğrudan depolamanın 2050’de tamamen bitirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Biyometanizasyon ve atık yakma tesislerinde yılda 1,4 milyon megavatsaat elektrik üretildiğini; bunun 2,5 milyon kişinin yıllık elektrik ihtiyacını karşıladığını ve 4,5 milyon ton karbondioksit eşleniği sera gazı salımını önlediğini aktardı. İSKİ’nin kayıp-kaçak su oranını yüzde 20,5’ten yüzde 18,48’e düşürdüğünü; raylı sistemlerin, elektrikli filoların, deniz taksilerinin ve yeşil alanların yaygınlaştırıldığını söyledi. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, “Çok seviyeli Yönetişim COP 31 Antalya’ya giderken Şehirlerin Ortak Ajandası” oturumuyla sürdü.




