Gündem

İBB Davası'nda yürek dağlayan tanıklık: Annenin gözyaşları sel oldu, savcıdan şok sözler!

İBB Davası sanığı Fatoş Pınar Türker, gözaltı ve tutuklanma süreçlerinde yaşadığı dramı anlatırken yürek dağladı. Savcının tehditleri ve çıplak arama gibi insanlık dışı muameleler, annenin çocukları için duyduğu çaresizlikle birleşti.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İBB Davası'nda yürek dağlayan tanıklık: Annenin gözyaşları sel oldu, savcıdan şok sözler!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nda Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, savunma yaparken duygusal anlar yaşadı. İki kızıyla birlikte yaşadığını belirten Türker, gözaltına alınma ve tutuklanma süreçlerini anlatırken hem kendisi hem de salondakiler gözyaşlarına boğuldu. Türker, savcının kendisine söylediği "Bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin" sözlerini aktararak bir annenin yaşadığı çaresizliği gözler önüne serdi.

Gözaltı Sürecinde Yaşanan Dram

Polislerin evine ani baskınıyla başlayan Türker'in anlatımı, çocuklarının yaşadığı dehşeti ve annelerinin onlara dahi bir bardak su verememesini gözler önüne serdi. Polislerin "delil karartmayın" uyarısı altında pijamalarıyla salonun ortasında durmak zorunda kaldığını ve kızlarının kendisine sarılmak istemesine dahi izin verilmediğini aktaran Türker, yaşadığı travmayı dile getirdi. Kadın memurun dahi gözyaşlarına hakim olamadığı anları anlatan Türker, "Mali suçlar için gelmediniz mi? Biz ne delili karartacağız" sorusuna polisin "Cinayet masasından geliyoruz" yanıtını vermesiyle yaşanan paniği aktardı.

Nezarethanedeki İnsanlık Dışı Koşullar ve Çıplak Arama

Nezarethanenin bodrum katında cam ve pencere olmayan, müthiş bir pisliğin hakim olduğu bir ortamda zaman mefhumunu yitirdiğini anlatan Türker, ardından yaşadığı çıplak arama sürecini anlatırken büyük zorluk yaşadı. Kendisine "Soyun", "Eşofmanını da indir", "Çamaşırını da", "Şimdi yere çömel", "Cinsel organını aç", "Başını, arkanı dön, eğil" gibi talimatlar verildiğini belirten Türker, "Bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum" diyerek maruz kaldığı insanlık dışı muameleye isyan etti. Tutuklandıktan sonra Silivri'ye nakledildiğini ve koğuş arkadaşlarıyla ayrı ayrı yerleştirildiğini, bu sırada Fatoş'un çığlıklarını duyduğunu ve birbirlerini camdan dahi göremediklerini anlattı.

Savcıdan Yürek Parçalayan Tehdit ve Annelik Vurgusu

Tutuklandıktan sonraki sabah SEGBİS aracılığıyla savcıyla görüştüğünü aktaran Türker, savcının kendisine "Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi? Velayetleri de sende? Senin çocukların reşit de değildi, değil mi? Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dediğini aktardı. Bu sözler üzerine masaya vuran savcının, mal varlığı tedbiri için 28 Mart Cuma gününe kadar süre verdiğini ve "Ya bana gelir konuşursun ya da malını mülkünü de alacağım" dediğini belirtti. Türker, "Çocuklarıma yazık günah değil mi?" diyerek vicdanlara seslendi ve anne olarak yargılanmak istemediğini, sadece Pınar olarak yargılanıp tahliye edilmek istediğini vurguladı. Kızının mezuniyet törenine dahi katılamadığını, 15 aydır yatmasına rağmen rüşvet almadığını, bir şey çalmadığını belirterek mağduriyetini dile getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş