Siyaset

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’dan Ahmet Türk’e Sert “Kürdistan” Tepkisi

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, DEM Partili Ahmet Türk’ün “Kürdistan” ifadelerine sert tepki gösterdi. Turan, “Dağdaki silahtan önce dildeki silahın bırakılması lazım” dedi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 1

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, yaptığı açıklamada terörle mücadele konusunda kararlılık mesajı vererek şu ifadeleri kullandı:

“Terörsüz Türkiye yapacaksa bunu AK Parti yapacak. Terörün 50 yıllık hikayesini yerle bir edecekse, açılmamak üzere kapatacaksa bunu Cumhur İttifakı yapacak. Gençlerimize iş vaadi, aş vaadinden öte huzur vaadi en kıymetli iştir. Terörsüz Türkiye en kıymetli iştir. Bunu başka partilerin, korkan partilerin, risk almayan partilerin yapma imkanı, ihtimali yoktur.”

“Muhatapları da Risk Almalıydı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçte önemli rol üstlendiğini belirten Turan, şu değerlendirmede bulundu:

“Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan katkıları altında halkımız olayı anlamaya çalıştı, anlatmaya çalıştık. Biz o riski aldığımız gibi muhatapları da risk almalıydı.”

“Diyarbakır Kürdistan’ın Kentiyse Kırşehir Nerenin Kenti?”

Amed Sportif Faaliyetler üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Turan, sert ifadeler kullandı:

“Amedspor büyük bir başarı gösterdi, tebrik ettik Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere. Fakat utanmadan, sıkılmadan akil adam ilan ettikleri bir kişi çıktı, ‘Kürdistan’ın kentinden bir takımı’ diye bahsetti. Soruyorum; Diyarbakır Kürdistan’ın kentiyse, Kırşehir nerenin kenti?”

“Dağdaki Silah Talimata Bakar, Dildeki Silah Zihne Bakar”

Terörle mücadelede kullanılan dilin önemine dikkat çeken Turan, şu ifadeleri kullandı:

“Dağdaki silahtan önce dildeki silahın bırakılması lazım. Dağdaki silahı bırakmak kolaydır, talimata bakar ama dildeki silah zihne bakar. İşin muhataplarının, teröre müzahir olduğu bilinen siyasi parti mensuplarının çok daha dikkatli olması lazım. Bizi tahrik eden, üzen, endişelendiren ifadelerden kaçması lazım.”

“Alışkanlıkları Varmış, Yemişim Alışkanlığını”

“Kürdistan” ifadesine sert tepki göstermeyi sürdüren Turan, şunları söyledi:

“Alışkanlıkları varmış, yemişim alışkanlığını. Böyle alışkanlık mı olur? Ne demek bu ülkenin bir bölgesine böyle tanımlama yapmak?”

“Kardeş Olmaktan Başka Yolumuz Yok”

Türkiye’nin çevresindeki kriz ortamına dikkat çeken Turan, birlik ve beraberlik mesajı verdi:

“Ülkemizin etrafı ateş çemberi. Kuzeyde Rusya-Ukrayna, güneyde Suriye, Irak, İran… Hep sorun. Kardeş olmaktan başka, beraber olmaktan başka, omuz omuza olmaktan başka hiçbir yolumuz yok.”

“Tüm İller Türkiye’mizindir”

Türkiye’nin tüm şehirlerinin eşit değerde olduğunu vurgulayan Turan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Biz nasıl alttan alıp toparlamaya çalışıyorsak, nasıl her türlü riski alıp yürüyorsak onların da asgari nezaketle dillerini revize etmelerini bekleme hakkımız var. Tüm iller Türkiye’mizin. Ne demek oranın buranın ili? Hepsi Türk bayrağının dalgalandığı, özel, kendi has kıymeti olan illerimizdir. Kırşehir de kıymetlidir, Diyarbakır da kıymetlidir, Çankırı da kıymetlidir, Hakkari de kıymetlidir.”

“Türk, Kürt, Alevi, Sünni Hep Birlikte”

Toplumsal birlik çağrısı yapan Turan, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Çok zor mu? Ben de Kırşehir’den şimdi bir başlayayım milliyetçi söyleme, yuhalamaya başlarım arkadaşlar. Zor bir iş değil. Ahmet Türk bu yanlışı yapmış, yuhalayalım yaparız. Nasıl olsa biz dikkat ediyorsak dilimize, onların daha fazla dikkat etmesi gerekir. Bu ülkenin gençlerine Türk, Kürt, Alevi, Sünni iyi bir Türkiye, terörsüz bir Türkiye bırakmak için bir fırsat var.”

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    En büyük hatamız da alttan almak zaten. Hiç bir zaman anlayamadım neden biz alttan alıyoruz. Alttan alması gerekenler onlar. Bizim kaybedecek bir şeyimiz yok, kaybedecek olan onlar. Altı üstü birkaç uyuz, asalak vilayetten kurtuluruz olur biter. Korkması gereken onlar, susması gereken onlar. Ama kurtların karşısında havlayan fino köpekleri gibi hiç susmuyor, bela arıyorlar. Bulmalıdırlar o belayı, o belayı fazlası ile hak ettiler etmeye de devam edecekler. Siz bunların susacağını mı bekliyorsunuz, çok beklersiniz.

Bu Yazıyı Paylaş