Gündem

İmamoğlu'ndan toplumsal güvenlik ve adalet vurgusu

İmamoğlu, savunmasında devlet gücünü makam araçlarıyla değil, vatandaşın güvenliği ve huzuruyla tanımladı. Toplumsal barış, eşitlik ve birliğin önemini vurgulayarak, herkesin eşit ve onurlu bir parçası olduğu bir Türkiye vizyonu çizdi.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İmamoğlu'ndan toplumsal güvenlik ve adalet vurgusu

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yargılandığı davada savunmasını sürdürürken, devletin gücünün makam araçlarıyla değil, vatandaşın huzuru ve güvenliğiyle ölçüldüğünü belirtti. İmamoğlu, "Güçlü devlet, yurt dışından ithal ettiğin tanesi 1 milyon dolarlık, 2 milyon dolarlık makam arabalarını arka arkaya dizip, çakarlarını yakarak güçlü devlet olmaz," diyerek, güvencenin devletin zor zamanlarda vatandaşının yanında olmasında yattığını vurguladı.

Toplumsal barış ve eşitlik mesajları

Savunmasında yerel yönetimlerin demokratik katılımını, şeffaflığını ve hesap verebilirliğini güçlendireceklerini ifade eden İmamoğlu, şehirlerin rant yerine insan ihtiyaçlarına göre kurulması gerektiğini söyledi. "Yurttaşın bir araya gelmesinden, konuşmasından, itiraz etmesinden, gösteri yapmasından, sevinmesinden, yas tutmasından korkmayan, meydanları ortak yaşamın kalbi olan bir Türkiye kuracağız," diyen İmamoğlu, güçlü bir toplumun ancak huzurlu, zengin ve birbirine güvenen insanlardan oluşacağını belirtti. Türkiye'nin kendi içinde kavga etmekten yorulduğunu dile getiren İmamoğlu, kimliklerin birbirine karşı silah haline getirilmesine son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Birlik ve beraberlik vurgusuyla gelecek vizyonu

İmamoğlu, Türk ve Kürt vatandaşların birbirine şüpheyle bakmadığı, Sünni ve Alevi vatandaşların birbirine kuşuyla bakmadığı bir Türkiye hayal ettiğini söyledi. "Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil bölüşeceksiniz. Ekmeği çok üreteceksiniz, adil bölüşeceksiniz. Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır," diyen İmamoğlu, farklı yaşam tarzlarının ve inançların birbirine tehdit olarak görülmediği, çeşitliliğin bir zafiyet değil, güç kaynağı olduğu bir Türkiye vizyonunu paylaştı. Çocukların geleceğe güvenle bakacağı, liyakatin esas alındığı, kimsenin torpil aramak zorunda kalmayacağı, devlet okullarının fırsat eşitliğinin gerçek kapısı olacağı bir ülke vaadinde bulundu.

Bu Yazıyı Paylaş