Gündem

İmamoğlu'nun hakaret davası istinafta

Ekrem İmamoğlu'na Şadi Yazıcı'ya hakaret davasında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası istinafa taşındı. İmamoğlu'nun avukatları, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek beraat talep etti.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İmamoğlu'nun hakaret davası istinafta

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik "hakaret" davasında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası kararı, İmamoğlu'nun avukatları tarafından istinaf mahkemesine taşındı. Avukatlar, mahkumiyete dayanak gösterilen yeni delillerin veya önceki değerlendirmeleri değiştiren somut olguların açıklanmadığını savunarak, kararın bozulmasını ve müvekkillerinin beraatini talep etti.

Karar sürecindeki hukuki çekişmeler

İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11 Eylül 2026 tarihli mahkumiyet kararının gerekçesi açıklandı. Davanın başlangıcında basit yargılama usulüyle beraat kararı verilmiş, ancak savcılık ve Yazıcı'nın avukatlarının itirazı üzerine genel yargılama usulüne geçilmişti. Bu süreçte iki kez beraat kararı çıkmasına rağmen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, savunmanın yasa ve yönteme uygun alınmadığı gerekçesiyle ilk beraat kararını bozmuştu. Mahkeme, bozma sonrası yaptığı yargılamada, ilk beraat kararının basit yargılama usulü nedeniyle hukuken geçerli olmadığını ve ikinci beraat kararının da savunma alınmadan kurulduğu için hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirtti. Savcılık ve katılan tarafın kanun yoluna başvurması nedeniyle beraatin kazanılmış hak oluşturmadığı vurgulanarak, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle mahkumiyet kararı verilmesinde yasal engel olmadığı ifade edildi.

Mahkumiyete Gerekçe Olan İfadeler ve Avukatların İtirazları

Gerekçeli kararda, konuşmada geçen "nezaketsiz" ve "lan" gibi ifadelerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı ve yargılamada konu edilmediği belirtildi. Mahkumiyetin temelini oluşturan "Cebimizdeki paraları da aldınız, yüzde ellisini aldınız, yüzde ellisini çaldınız" cümlesi üzerinden değerlendirme yapıldı. Mahkeme, konuşmanın genel olarak Şadi Yazıcı'yı hedef aldığını, hizmetlere ilişkin bölümün ardından Yazıcı'ya yönelik ifadeler kullanıldığını ve bu sözlerin Yazıcı'nın onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiğini öne sürdü. Bu ifadelerin kamusal bir tartışmaya katkı amacı taşımadığını ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini kaydetti. İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması, konuşmanın basın aracılığıyla geniş kitlelere ulaşması ve etki yaratabilmesi gibi nedenlerle adli para cezası yerine hapis cezası tercih edildiği açıklandı. "Kastının yoğunluğu" gerekçesiyle 2 yıl temel ceza belirlenirken, aleniyet nedeniyle dörtte bir oranında artırılarak 2 yıl 6 aya çıkarıldığı ve sonrasında altıda bir takdiri indirimle sonuç cezanın 2 yıl 1 ay olarak belirlendiği belirtildi. İmamoğlu'nun avukatları ise temel cezanın üst sınırdan belirlenmesini haklı kılan somut olguların açıklanmadığını, aleniyet artırımının dörtte bir oranında uygulamasının hatalı olduğunu ve ceza hesabındaki yanlışlıkların lehe hükümlerin değerlendirilmesini de etkilediğini savunarak, bu hususların yeniden incelenmesini istedi. Ayrıca, savunmanın sunduğu görüntü kayıtlarının teknik sorun nedeniyle sesli dinlenemediğini ve savunma hakkının sınırlandırıldığını belirterek, kayıtların kesintisiz ve sesli incelenmesini talep etti.

Bu Yazıyı Paylaş