İran'da kadınlar ölürken kadınlar gününde dans edip eğlendiler
Dünya genelinde savaşların ve insani dramların gölgesinde girilen 8 Mart’ta, sokaklardaki kutlama görüntüleri tepki çekti. Ayrıca bu dans yapanlara, Milliyetçi kadınlar, PKK sloganları için tepki gösterdiği görüldü.
Doğum oranları düşmüş, nüfus azalıyormuş vs
— Tuğberk (@tugberk37) March 9, 2026
Kim bunlardan biriyle evlenip, önce hayatını karartıp, sonra tüm hayatı boyunca nafaka ödemek ister ki? pic.twitter.com/CmZ4zRqhH7
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, aslında New York’ta bir dokuma fabrikasında can veren işçi kadınların yaslı ve onurlu mücadelesinin bir anısı.
Tarihsel süreçte hak arayışının, emeğin ve direnişin simgesi olan bu özel gün, son yıllarda ruhundan koparılarak içi boş bir "kutlama" festivaline dönüştürülmeye çalışılıyor. Özellikle bu yıl, dünyanın pek çok noktasında devam eden çatışmalar, bombalanan evler ve evlatlarını savaşın kucağında kaybeden annelerin varlığı, 8 Mart’ı kutlamaktan ziyade bir dayanışma gününe dönüştürmeliydi.
Bir yanda hayatta kalma mücadelesi verilirken, diğer yanda hiçbir şey yokmuşçasına sergilenen dans figürleri toplumsal vicdanı yaraladı.

DÜN GECE NE OLDU? SOKAKLARDAKİ GARİP TEZATLIK
Dün gece 8 Mart vesilesiyle sokaklara çıkan kalabalıklar arasında kaydedilen görüntüler, sosyal medyada infial oluşturdu. Bölgesel savaşların, sınır hatlarındaki dramların ve ekonomik buhranların ortasında; bir grup insanın yüksek sesli müzik eşliğinde, hiçbir dertleri yokmuşçasına sergilediği danslar "bu kadarına da pes" dedirtti. İnsani değerlerin yerle yeksan olduğu bir dönemde, meydanlarda atılan kahkahalar ve sergilenen figürler, yaşanan trajedilere karşı takınılan duyarsızlığın en somut kanıtı oldu.
ADIM ADIM GELEN DUYARSIZLAŞMA
Bu tablo bir gecede oluşmadı. Tüketim kültürünün bir parçası haline getirilen özel günler, toplumu gerçek sorunlardan kopararak yapay bir mutluluk illüzyonuna hapsetti. Geçmişte hakları için yürüyen kadınların yerini, bugün sadece kendi eğlencesi için alanları dolduran ve dünyadaki yangını görmezden gelen bir kitle almaya başladı. Savaş mağduru kadınların çığlığı, bu yüksek sesli müziklerin altında bir kez daha boğuldu.
SAVAŞ VAR, SİZ OYNUYORSUNUZ!
Bu manzarayı sadece bir "eğlence" olarak görüp geçemeyiz. Sınırların hemen ötesinde çocuklar ölürken, kadınlar sığınaklarda hayata tutunmaya çalışırken, 8 Mart gibi anlamlı bir günü sadece "oynamak" için fırsat bilen zihniyet, büyük bir empati yoksunluğu içindedir. Hak aramak, dans ederek vicdanı askıya almak değildir. Dünya kan ağlarken sergilenen bu neşe, aslında modern insanın ruhsal çöküşünün resmidir. Savaşın soğuk nefesi en çok kadınları ve çocukları vururken, "kadın hakları" adı altında bu acıları görmezden gelip göbek atmak, kutladığınız o güne de ihanettir.

EDİTÖR NOTU
8 Mart, bir eğlence günü değil; bir anma ve hak arama günüdür. İnsanlığın büyük sınavlar verdiği, savaşın ve yokluğun kol gezdiği şu günlerde; meydanlardaki bu görüntülerin ne kadına ne de insanlık onuruna bir katkısı vardır. Duyarlılığın yerini duyarsızlığa, davanın yerini dansa bıraktığı her an, kaybeden yine insanlık olacaktır. Bu görüntülere imza atanları, aynadaki yansımalarına ve dünyanın gerçeklerine bakmaya davet ediyoruz.
Bakmadan Geçme
Yorumlar
- Alp Demir
Bunlar duyarsızlıktan değil aslında, artık taşınamayan sorunların, taşınamayan acıların bir çeşit dışa vurumu. Bu manzara acıklı aslında. İnsanları bu kadar ezerseniz, bir kısmı ağıt yakar, bir kısmı oynar. Her kesim kendisine göre bir dışa vurum sergiliyor. Temelinde hep aynı şey vardır, savrulma !!

