İsrail’in ‘Ermeni Soykırımı’ kararı ne anlama geliyor
İsrail kabinesi, 1915 olaylarını "Ermeni Soykırımı" olarak tanıma yönünde bir karar alarak yürürlüğe girmesi amacıyla tasarıyı resmen Knesset’in (İsrail Parlamentosu) onayına sundu.

Orta Doğu ve Güney Kafkasya dengelerini kökten sarsacak diplomatik bir kriz patlak verdi. İsrail kabinesi, 1915 olaylarını "Ermeni Soykırımı" olarak tanıma yönünde bir karar alarak yürürlüğe girmesi amacıyla tasarıyı resmen Knesset’in (İsrail Parlamentosu) onayına sundu. Uluslararası hukukta ve diplomaside geniş yankı uyandıran bu karara, Türkiye ve stratejik ortağı Azerbaycan çok sert yanıt verdi.
1. Dışişleri Bakanlığı: "Netanyahu ve Suç Ortaklarının Sıkışmışlık Göstergesi"
İsrail kabinesinin aldığı kararın ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail hükümetinin Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazze'deki eylemleri nedeniyle soykırımla yargılandığı hatırlatılarak, bu adımın "kendi suçlarını örtbas etme çabası" olduğu vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklama şu şekildedir:
"Tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulayan ve Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazzelilere karşı soykırım işlemek suçundan yargılanmakta olan İsrail hükümeti, 1915 olaylarıyla ilgili olarak kabul ettiği siyasi kararla kendi suçlarını örtbas etmeyi hedeflemektedir.
Hukuki ve tarihi gerçekleri yok addeden bu kötü niyetli girişim, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde Filistinlilere karşı işlenen suçlarla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama emri bulunan Netanyahu ve suç ortaklarının içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne sermektedir.
Türkiye, İsrail'in bölgedeki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı politikalarının son bulması ve Netanyahu hükümetinin Filistin halkı başta olmak üzere sivillere karşı işlediği suçlardan dolayı hukuk önünde hesap vermesi için kararlılıkla çalışmaya devam edecektir."
2. Bakü’den Tel Aviv’e Uyarı: "Kararı Yeniden Gözden Geçirin"
İsrail ile askeri ve ekonomik alanlarda yakın ilişkilere sahip olan Azerbaycan da karara sessiz kalmadı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, tarihi gerçeklerin siyasi emellere alet edilmesinin bölge barışını baltalayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İsrail hükümetinin sözde ‘Ermeni soykırımı’ ile ilgili kararı ciddi bir endişe kaynağıdır. 1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılması ve karmaşık tarihi süreçlerin, hukuki ve bilimsel temellerden uzak, siyasi kararların konusu haline getirilmesi kabul edilemez. Bu tür adımlar uzlaşmaya ve karşılıklı anlayışa hizmet etmek yerine, mevcut çatışmaları derinleştirmeye ve bölgede kalıcı barış ve uzlaşma çabalarını engellemeye hizmet etmektedir. İsrail hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz."
3. Uzman Analizi: "Zamanlaması Manidar Bir Bilek Güreşi"
İsrail Dış Politikası Uzmanı Dr. Remzi Çetin, süreci Cumhuriyet gazetesine değerlendirdi. İsrail parlamentosunun mevcut yapısında aşırı sağın ağırlıkta olduğunu hatırlatan Çetin, "Karar parlamentodan mutlaka geçecektir" öngörüsünde bulundu.
Dr. Remzi Çetin, bu hamlenin arka planındaki stratejik ve tarihsel nedenleri şu maddelerle özetledi:
BM Raporu Detayı: "Geçen haftalarda BM soruşturma komisyonu çok önemli bir rapor yayımladı. BM tarihinde ilk kez, İsrail, soykırımla suçlanıyor. Rapor yayımlandıktan dört gün sonra, İsrail makamları tarafından İsrail parlamentosuna, Türkiye’ye karşı Ermeni soykırımı iddialarını tanıyacaklarını belirten bir açıklama yapıldı. Bu çok ucuz bir hareket ve zamanlaması manidar."
İlişkilerdeki Güç Dengesi: Geçmişte Türkiye ve Azerbaycan faktörünün İsrail'i frenlediğini belirten Çetin, bugün Kıbrıs, Ege, Suriye, Gazze ve Somali'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada iki ülke arasında bir bilek güreşi olduğunu ve bu mücadelenin artık uluslararası hukuk zeminine kaydığını ifade etti.
Holokost’un "Biricikliği" Tezi Kırıldı: "İsrail’e göre tarihte yapılan biricik soykırım, Holokost, yani Yahudi soykırımıydı. Bu biricikliği kırmak istemedikleri için de Ermeni soykırımına mesafeleriydiler. Ama dünya ve ilişkiler değişti. İsrail, üzerindeki uluslararası baskıyı bertaraf etmek için Türkiye’ye karşı oynuyor."
"İsrail Kendi Ayağına Sıkıyor"
Dr. Remzi Çetin, kararın nihai sonuçları hakkında net bir uyarıda bulunarak analizi tamamladı: "Bu karar, Türk-İsrail ilişkilerinde ‘psikolojik kopuş’ anlamına geliyor. Karar çıkarsa Türkiye-İsrail ilişkilerinin tarihsel duygudaşlığı da bozulacak. Bu, Türkiye’nin kaybı değil, İsrail bu kararla kendi ayaklarına sıkıyor. Aliyev yönetimi tasarının Knesset’te geçmemesi yönünde kulis yapacaktır. Fakat bana göre bu karar, yalnızca Netanyahu, son anda ‘Bu karar şu an için çok erken’ derse engellenebilir. Bunu da çok olası görmüyorum."
