Eğitim

İstanbul Kültür Üniversitesi COP31'e 11 proje ile katılıyor

İstanbul Kültür Üniversitesi, COP31'e ekonomi, mimarlık, mühendislik gibi farklı alanlardan 11 proje ile katılıyor. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, Türkiye'nin ev sahipliği yapmasının önemini vurguladı.
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
İstanbul Kültür Üniversitesi COP31'e 11 proje ile katılıyor

İstanbul Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenecek COP31'e 11 projeyle katılacaklarını bildirdi. Tiftikçigil, “17 projeyle başvurduk, 11'i kabul aldı. Ekonomi, mimarlık, mühendislik, sanat, eğitim ve girişimcilik gibi farklı alanlarda projelerimiz var. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bu konuyu eğitim, araştırma, toplumsal fayda ve kampüs içi uygulama alanlarında tabana yaymış durumdayız” dedi.

İstanbul Kültür Üniversitesi COP31\

Türkiye için önemli bir fırsat

Prof. Dr. Tiftikçigil, 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31'in Türkiye açısından uluslararası iklim gündemini takip etmek, bilimsel ve teknolojik kapasiteyi görünür kılmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Tiftikçigil, “COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin bir araya geldiği bir Taraflar Konferansı. Çok önemli bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanından yöneticilerin, bürokratların, dünya liderlerinin, sivil toplumun, özel sektörün ve kamu kuruluşlarının bir araya geldiği bir ortam. Türkiye açısından önemi çok büyük. Böyle bir organizasyonun Antalya'da gerçekleştirilmesi ve Türkiye'nin ev sahipliği yapması, uluslararası iklim gündemini yakından izlemek, bilimsel ve teknolojik kapasitemizi görünür kılmak ve yeni ortaklıklar geliştirmek için çok önemli. Daha da önemlisi, bir sürecin artık öncüsü olduğumuzu ilan ediyor ve sürece birebir müdahil oluyoruz” diye konuştu.

İstanbul Kültür Üniversitesi COP31\

Üniversitelerin rolü ve projeler

Sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca kurumların veya devletlerin çözebileceği bir konu olmadığını vurgulayan Tiftikçigil, “Sürdürülebilir kalkınma sadece bir kurumun ya da devletlerin ele alıp çözebileceği bir konu değil. Sivil toplumdan üniversitelere, özel sektörden kamuya, öğrencilere kadar herkesin bu çözümün bir parçası olması gerekiyor. Yükseköğretim Kurulu üniversitelere çağrıda bulundu ve COP31'de yer almak isteyen kurumların projeleriyle başvurabileceğini duyurdu. Biz de 17 projeyle başvurduk ve bunların 11'i kabul aldı. Bu süreç, birçok farklı aktörün etkileşiminin ve paydaşlığının güzel bir çıktısı oldu.” dedi. Projelerin ekonomi, mimarlık, mühendislik, sanat, eğitim ve girişimcilik gibi farklı alanları kapsadığını belirten Tiftikçigil, “Üniversitemizin çok farklı fakülteleri, uzmanlıkları ve merkezleri var. Mimarlıktan ekonomiye, eğitimden sanata ve uygulama alanlarına kadar birçok farklı proje tek bir başlıkta buluştu: İklim krizine çözüm bulabilmek. Yaklaşık 20 akademisyenimiz öğrencilerimiz ve idari personelimiz de projelerde çalıştı. Bu projelere katkı veren bir o kadar öğrencimiz de var. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bu konuyu eğitim, araştırma, toplumsal fayda ve kampüs içi uygulama alanlarında tabana yaymış durumdayız.” ifadelerini kullandı. Üniversitelerin amacının sadece bilimsel çıktı üretmek olmadığını belirten Tiftikçigil, “Birleşmiş Milletler'in 17 sürdürülebilir kalkınma amacı, 2030'a kadar bizim yol haritamız. Bu amaçlar iklim krizinden nitelikli eğitime, toplumsal cinsiyet eşitliğinden temiz su ve sanitasyona kadar birbirini tamamlayan birçok başlığı içeriyor. Üniversitelerin bu amaçlara hizmet etmesi çok önemli. Çünkü üniversitelerin amacı sadece bilimsel çıktı ve makale üretmek değil. Bunları toplumsal faydaya dönüştürme misyonları da var. Eğitim, araştırma, kampüs içi uygulamalar ve kamu, özel sektör ve sivil toplumla iş birlikleri aracılığıyla bu bilgiyi topluma yaymamız gerekiyor.” dedi. COP31 kapsamında 20 Kasım'da Stand 3'te 11 projeyi ve müsilaj konulu paneli ziyaretçilerle buluşturacaklarını söyleyen Tiftikçigil, organizasyon sonrası çalışmaların süreceğini ekledi. Projelerin uzun vadeli iş birliklerine dönüşmesini hedeflediklerini belirten Tiftikçigil, “İklim finansmanı, yeşil iş becerileri, adil geçiş, yapay zekâ ve iklim gibi farklı alanlarda projelerimiz var. Örneğin eğitim fakültesindeki hocalarımız, ilköğretimde eko-kaygının azaltılmasına yönelik eğitim programları geliştirdi. Sanatı kullanarak bireysel ölçekte farkındalık çalışmaları da yapacağız. Binalarda kullanılan malzemelerin iklime etkisi üzerine de bir projemiz bulunuyor. Yeşil ekonomiyle birlikte yeni istihdam alanları ve yeşil iş becerileri ortaya çıkacak. Bunların üniversitelerde nasıl geliştirilebileceği ve adil geçişin nasıl sağlanabileceği de ele alınacak. COP31 bizim için bir günlük etkinlik değil. Döndüğümüzde mevcut projelerimizin uygulamaya geçirilmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesiyle uzun soluklu bir çalışma bizi bekliyor. 20 Kasım 2026’da COP31’DE YÖK standında tüm paydaşlarımızı bekliyoruz.” diye konuştu.

Bu Yazıyı Paylaş