Gündem

İYİ Parti'den MEB genelgesine tepki

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, MEB'in 2026-2027 eğitim yılı genelgesini eleştirerek okulların siyasi projelerin uygulama alanı olamayacağını belirtti. Sunat, eğitimdeki sorunlara ve öğretmenlerin durumuna dikkat çekti.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İYİ Parti'den MEB genelgesine tepki

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yayımladığı 44 maddelik genelgeye sert tepki gösterdi. Genelgede yer alan "Terörsüz Türkiye" süreci gibi düzenlemeleri eleştiren Sunat, okulların iktidarın siyasi projelerinin uygulanacağı yerler olmadığını vurguladı.

İYİ Parti\

Eğitimde sorunlar devam ediyor

Sunat, genelgeyi değerlendirirken Türkiye'nin eğitimde fırsat eşitsizliği, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, beslenme ve ulaşım gibi temel sorunlarla boğuştuğunu belirtti. Okullardaki güvenlik ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çeken Sunat, Mesleki Eğitim Merkezlerindeki (MESEM) öğrenci can güvenliği risklerinin sürdüğünü, öğretmenlerin ise ekonomik sıkıntılar, atama ve yer değiştirme problemleriyle mücadele ettiğini ifade etti. Ücretli öğretmenlik uygulamasının devam ettiğini ve özel okul öğretmenlerinin sorunlarının çözülmediğini de sözlerine ekledi.

İYİ Parti\

Siyasi projeler okullara taşınmamalı

Şenol Sunat, MEB'in genelgesinde "Terörsüz Türkiye" sürecine yapılan vurguyu eleştirerek, bu tür süreçlerin bakanlığın önceliği olamayacağını savundu. Bakan Yusuf Tekin'e yönelik, "Sizin göreviniz eğitim sistemini yönetmek mi, iktidarın siyasi süreçlerine meşruiyet üretmek mi?" sorusunu yönelten Sunat, okulların siyasi görüşlerin benimsetileceği mekanlar olmadığını ve öğretmenlerin siyasi projelerin uygulayıcıları haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Bakan Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" ifadesini tercih etmesine ilişkin açıklamalarını da eleştirerek, tarihsel gerçeklerin siyasi tercihlere göre değiştirilemeyeceğini belirtti.

Akademik özgürlük ve öğretmenlerin durumu

Sunat, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında üniversitelerde düzenlediği etkinlikleri de eleştirdi. Üniversitelerin bilim üretmesi gerektiğini, akademisyenlerin ise bu süreçleri bilimsel ve hukuki gerekçelerle sorgulayabilmesi gerektiğini savundu. "Üniversite bilim üretir; iktidar politikalarına akademik meşruiyet üretmez" diyen Sunat, üniversite öğrencilerinin barınma, geçinme ve iş bulma gibi temel sorunlarla karşı karşıya olduğunu hatırlattı. Genelgenin 43. maddesinde yer alan norm kadro fazlası öğretmenlerin başka alanlarda görevlendirilmesi önerisini de değerlendiren Sunat, öğretmenliğin alan uzmanlığı gerektiren bir meslek olduğunu ve plansız atama politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Öğretmen itibarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve emeğinin karşılığının verilmesiyle sağlanabileceğini vurgulayan Sunat, özel okul öğretmenlerinin taban ücret ve iş güvencesi sorunlarının çözülmesini talep etti. Sunat, Türkiye'nin eğitim alanında kapsamlı bir "eğitim seferberliğine" ihtiyacı olduğunu belirterek, çocukların nitelikli eğitime, dijital okuryazarlığa ve özgür düşünceye erişebilmesi gerektiğini söyledi. Bakan Tekin'e seslenerek, eğitimin gerçek meselelerine dönme çağrısında bulundu.

Bu Yazıyı Paylaş