Gündem

İYİ Partili Olgun'dan sert tepki: Çerçeve yasa teklifi, 'siyasi vesayet ve af kanunu

İYİ Parti Milletvekili Hakan Şeref Olgun, 'çerçeve yasa' teklifini sert dille eleştirerek 'siyasi vesayet ve af kanunu' olarak niteledi. Teklifin anayasayı hiçe saydığını, yargı bağımsızlığını zedelediğini ve mağdurların adalet beklentisini
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İYİ Partili Olgun'dan sert tepki: Çerçeve yasa teklifi, 'siyasi vesayet ve af kanunu

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki 'çerçeve yasa' teklifini sert bir dille eleştirdi. Olgun, teklifin "adı konulmamış bir siyasi vesayet ve af kanunu" olduğunu belirterek, bu metnin anayasayı bertaraf ettiğini ve yargı bağımsızlığını hiçe saydığını savundu.

TEKLİFİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE ELEŞTİRİLERİ

Olgun, barış ortamının tesis edilmesine karşı olmadıklarını ancak tartışılan meselenin barışın kendisi olmadığını vurguladı. Teklifin, anayasal düzeni hiçe saydığını, yargı bağımsızlığını fiilen ortadan kaldırdığını ve hesap verebilirliği zedelediğini söyledi. PKK'nın sadece adını feshetmesinin silahsızlanma olarak kabul edilemeyeceğini belirten Olgun, terör örgütünün tüm unsurlarıyla tasfiye edilmeden 'terör bitti' denilemeyeceğini ifade etti. Bağımsız ve denetlenebilir bir doğrulama mekanizması ile örgütsel bağların sona erdiğini gösteren somut ölçütlerin bulunmadığını savunan Olgun, Habur'da yaşananların farklı bir dekorla yeniden sahnelenmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi.

TARİHSEL KARŞILAŞTIRMA VE ANAYASAL İHLALLER

Bazı çevrelerin 1928 tarihli 1239 sayılı Kanun'u örnek göstermesini eleştiren Olgun, o kanunun bir müzakere sonucu değil, mutlak devlet otoritesinin tesisiyle çıktığını hatırlattı. Bugün önlerine getirilen teklifin ise farklı bir sıra izlediğini, örgütle görüşmeler sürerken kanuni güvenceler ve infaz kolaylıklarının önce vaat edildiğini savundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir terör örgütünün kendi takvimine göre hukuk kuramayacağını belirten Olgun, sürecin ekonomik vaatlerle savunulmasının da yanlış olduğunu, devletin terörle mücadele politikasının hiçbir yatırım takvimine göre şekillenemeyeceğini söyledi. Teklifin 'af değildir' gerekçesine karşılık, fiili sonucun bir aftan farksız olduğunu ve nitelikli çoğunluk şartını bypass ederek 'arka kapıdan girilen bir af' olduğunu savundu. Yasama yetkisinin Milli Güvenlik Kurulu'nun siyasi takdirine bırakılmasının Anayasa'nın 7. maddesini ihlal ettiğini, TBMM'yi devre dışı bıraktığını ve yasama yetkisinin gasbı olduğunu iddia etti. Teklifin, İmralı'dan taşınan mesajlar doğrultusunda şekillendiğini ve milli iradenin üzerini terörün gölgesinin düşürdüğünü öne sürdü. Teklifin 4. maddesini en vahim madde olarak nitelendiren Olgun, bunun yargı bağımsızlığına indirilmiş bir darbe olduğunu söyledi. Tasfiyenin eksiksiz, koşulsuz, doğrulanabilir ve geri döndürülemez olması gerektiğini vurgulayan Olgun, aksi halde bunun yeniden örgütlenmeye verilen bir mühlet olacağını belirtti. Şehit aileleri ve gazilerin onurunun hiçbir siyasi hesaba kurban edilemeyeceğini ifade eden Olgun, teklifin mağdurların adalet beklentisini bir nesil ötelediğini ve 'sorumsuzluk zırhı' giydirilen mekanizmanın kabul edilemez olduğunu söyledi. Son olarak, 'Türk, Kürt, Arap üçlemesi' gibi söylemlerin üniter devlet yapısını ve millet birliğini hedef aldığını savunan Olgun, bu teklifin toplumsal bütünleşme değil, anayasal düzenin parçalanması olduğunu belirtti.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş