Gündem

İzmir alarmda: Yer altı suyu tükeniyor, kuraklık kalıcı oluyor

Uzmanlar, İzmir'de yer altı sularının aşırı kullanımının tuzlu su girişi riskini artırarak kuraklığı kalıcı hale getirdiğini ve Tahtalı Barajı'ndaki doluluk oranının yüzde 1'in altına düştüğünü açıkladı.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
İzmir alarmda: Yer altı suyu tükeniyor, kuraklık kalıcı oluyor

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, Türkiye'nin son yılların en ciddi meteorolojik kuraklık sürecini yaşadığını belirterek, büyükşehirlerde yağış azalırken su tüketiminin artmasının kuraklığı daha da derinleştirdiğini açıkladı. Özellikle İzmir'de, yer altı sularının aşırı kullanımının tuzlu su girişi riskini artırarak kuraklığı kalıcı hale getirdiği uyarısında bulundu.

YAĞIŞLAR ALARM VERİYOR, BARAJLAR TÜKENİYOR

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 su yılı yağışları Türkiye genelinde normalin yüzde 26,3 altında kaldı. Ege Bölgesi'nde ise yağışlar son 6 yıldır normalin altında seyrediyor. İzmir'e içme suyu sağlayan Tahtalı Barajı'nda doluluk oranı yüzde 1'in altına geriledi; geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 11 seviyesindeydi. Yağışların kısa süreli ve şiddetli sağanak şeklinde olması, yüzeysel akışı artırıyor ve barajları besleyemiyor.

BÜYÜKŞEHİRLERDE KURAKLIK DAHA YIKICI

Büyükşehirlerde artan sıcaklıklar, betonlaşma ve yoğun yapılaşma 'kentsel ısı adası' etkisini artırarak yağış oluşumunu olumsuz etkiliyor. Nüfus, turizm ve sanayi nedeniyle yıl boyunca yüksek kalan su talebi, yağış azalırken tüketimin artmasına neden oluyor. Bu durum, meteorolojik kuraklığın hızla hidrolojik ve sosyoekonomik kuraklığa dönüşmesine yol açıyor. Doğal alanların azalması ve eski su şebekelerindeki yüksek kayıp-kaçak oranları da kuraklığın etkisini şiddetlendiriyor.

TOPARLANMA YILLAR ALABİLİR

Ayşegül Akıncı Yüksel, kuraklığın geçici bir doğa olayı olmadığını vurguladı. Yağışlar normale dönse bile, yer altı suları ve barajların toparlanmasının aylar, hatta yıllar alabileceğini, meteorolojik kuraklık sona erdikten sonra bile hidrolojik kuraklığın devam edebileceğini ifade etti. Kuraklıkla mücadele için kısa, orta ve uzun vadeli bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirterek, su tasarrufu, kayıp-kaçakların azaltılması ve iklim değişikliğine uyumlu su yönetiminin hayati önem taşıdığını söyledi.

Bu Yazıyı Paylaş