İzmir'in içme suyu tehlikede: Kanalizasyon suları Tahtalı Barajı'na karışıyor!
İzmir'de İZSU'ya ait atık su pompa istasyonundan sızan kanalizasyon suları Tahtalı Barajı havzasını kirletti. Bakanlık incelemesi ve analizler sonucu İZSU'ya 839 bin TL ceza kesildi.

İzmir'in en kritik içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı havzası, Gaziemir'deki bir atık su pompa istasyonundan taşan kanalizasyon sularının deşarj edilmesiyle kirleniyor. AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, bu durumun halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek İZSU'yu sert sözlerle eleştirdi.

BARAJ HAVZASINDA KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ
Atmaca, yaptığı açıklamada, Sarnıç Hürriyet Mahallesi'ndeki İZSU Atık Su Pompa İstasyonu'ndan taşan kanalizasyon sularının, Tahtalı Barajı havzasındaki derelere karıştığının tespit edildiğini söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ekiplerinin 2 Şubat'ta yaptığı incelemede, pompa istasyonunun yanından geçen derede kirlilik olduğu ve atık suyun bir kısmının dereye deşarj edildiği belirlendi.

İZSU'YA BÜYÜK CEZA
Yapılan analizler sonucunda, deşarj edilen suyun askıda katı madde, biyolojik oksijen ihtiyacı ve toplam fosfor değerlerinin yönetmelikte belirtilen normların üzerinde olduğu ortaya çıktı. Bu tespitler üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İZSU'ya 839 bin 122 TL para cezası kesti. Bu ceza, kanalizasyon suyunun Tahtalı Barajı havzasına deşarj edildiği gerçeğini de tescillemiş oldu. Atmaca, "Şimdi yağmur yağdı, barajlar doluyor' diye sevinirken kanalizasyon karışmış suyu Türkiye'nin en pahalı ücretiyle bize satacaksınız. İzmir'in su sorunu yok, İZSU sorunu var" diyerek duruma tepki gösterdi.

ALTYAPI YETERSİZLİĞİ VE İSRAF VURGUSU
Atmaca, altyapıdaki yetersizlikler ve su kayıpları nedeniyle her yıl Tahtalı Barajı dolusu kadar suyun israf edildiğini de iddia etti. Yıllarca kanalizasyon sularını yeterli arıtma yapmadan körfeze deşarj eden CHP zihniyetinin, şimdi de İzmirli vatandaşların içme suyuna kanalizasyon suyu karıştırmayı başardığını öne sürdü. Halkı su kesintilerine mahkum eden, deniz suyunu arıtmayan, yağmur suyu kanallarını ayrıştırmayan ve kayıp kaçak oranları nedeniyle büyük su israfına yol açan bu yönetim anlayışının, halk sağlığını hiçe saydığını vurguladı. Ayrıca, kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını, araç kiralama ve tamir bakım ihalelerinin İzmir dışındaki firmalara aktarıldığını ve doğrudan teminlerle işlerin bölündüğünü de sözlerine ekledi.
