İzmir itfaiyecileri depremin altıncı yılında anlattı
İzmir'de 2020 depreminin altıncı yılında itfaiyeciler, Umut'u kurtarmanın sevincini yaşarken kayıpların acısını ve yaşadıkları zorlukları dile getirdi.

2020 yılında İzmir'de meydana gelen depremin üzerinden altı yıl geçse de, itfaiye personelinin hafızasında enkazdan kurtarılanların sevinci, kaybedilenlerin acısı ve yaşadıkları zorlu anlar canlılığını koruyor. Bazı itfaiye personeli, hamile eşlerini ve küçük çocuklarını geride bırakarak görev başına koştu. Bir kısmı enkazdan sağ çıkardığı insanların mutluluğuna, bir kısmı ise acı kayıplara tanıklık etti.

Enkazdan Umut'un Kurtarılması
İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye personeli, deprem günü yaşadıklarını ve hayatlarında bıraktığı izleri anlattı. Depremin unutulmaz anlarından biri, Bayraklı Manavkuyu'daki Egemen Apartmanı enkazından 17 yaşındaki Umut'un yaklaşık bir saatlik çalışmayla kurtarılması oldu. İtfaiye Çavuşu Murat Ataman, o anları şöyle anlattı: “Bir yandan Umut’u rahatlatmaya çalışırken bir yandan enkaz parçalarını çıkarıyorduk. Üstümüzde büyük bir dolap vardı. Dolabın kapağı birden açılınca bina üzerimize yıkılıyor sandık. Olası bir artçı sarsıntıda bizim de içeriden çıkmamız mümkün olmayabilirdi. Ama pes etmedik.” Yaklaşık bir saat süren çalışmada önceliklerinin Umut’un zarar görmeden enkazdan çıkarılması olduğunu belirten Ataman, “İğneyle kuyu kazmak gibiydi. Çok zorlandık ama sonunda Umut’u sağ salim çıkarmayı başardık” dedi.

Depremin Kişisel Etkileri
18 yıllık itfaiyeci Ulaş Eşbah, 30 Ekim depreminin ilk deprem görevi olduğunu ve yaşadıklarının kendisini hâlâ etkilediğini söyledi. Enkazdan 17 yaşındaki Umut’u sağ çıkarmanın kendileri için büyük mutluluk olduğunu belirten Eşbah, “Umut, simge isimlerden biri oldu, hepimize umut verdi” dedi. Depremin kişisel yaşamında da iz bıraktığını ifade eden Eşbah, “Depremden sonra uzun süre tetikte kaldım. İçimde sürekli tedbirli olma duygusu vardı. Zaman geçiyor, çalışıyor, hayatınıza devam ediyorsunuz” dedi.

Ailelerin Feryatları ve Duygusal Yük
14 yıllık itfaiyeci Mesut Yelekçi, depremde hamile eşini ve iki yaşındaki kızını evde bırakarak kurtarma çalışmalarına katıldı. Umut’u kurtardıklarında büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Yelekçi, “Umut’u kurtardığımızda ekip olarak birbirimize sarıldık. Annesinin rahat bir nefes aldığını görmek çok güzeldi” dedi. Kendilerinin de depremi yaşadığını ve ailelerini geride bırakmanın çok zor olduğunu vurgulayan Yelekçi, “Böyle zamanlarda aklınıza çocuğunuz, eşiniz, aileniz geliyor. Deprem beni çok değiştirdi. Daha sevecen ve sakin olmaya başladım” ifadelerini kullandı. İtfaiye eri Ömer Arifoğulları ise enkaz başında yakınlarından haber bekleyen ailelerin çaresizliğinin kendilerini derinden etkilediğini belirtti. “Sevdiklerine bir an önce ulaşılmasını, kurtarılmalarını bekliyorlar. Bu feryatlar insanı çok etkiliyor” diyen Arifoğulları, her büyük afette itfaiyecilerin duygusal açıdan da ağır bir yük taşıdığını vurguladı. “Her büyük afette aslında bir parçamızı orada bırakıyoruz. Mesleki olarak sürekli hazırlanıyoruz ama gerçek olayların duygusal etkisi çok farklı” diye konuştu.




