Kültür Sanat

Kabare tiyatrosunun öncüsü Haldun Taner’e vefa

Kabare tiyatrosunun öncülerinden, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Haldun Taner; eserleri, sanat anlayışı ve özgürlükçü duruşuyla ölümünün yıl dönümünde saygıyla anılıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Kabare tiyatrosunun öncüsü Haldun Taner’e vefa

Türk tiyatrosu ve edebiyatına damga vuran isimlerden Haldun Taner, vefatının yıl dönümünde sanat dünyasında yeniden anılıyor. Hikâye, tiyatro ve kabare alanında ortaya koyduğu eserlerle hafızalarda yer edinen usta sanatçı, aradan geçen yıllara rağmen Türk kültür hayatındaki etkisini sürdürüyor.

16 Mart 1915’te İstanbul’da dünyaya gelen Haldun Taner, Osmanlı’nın son dönem siyaset ve hukuk çevrelerinde tanınan bir ailede yetişti. Babasını henüz küçük yaşta kaybeden Taner’in çocukluğu, büyükbabasının kültürel atmosferi güçlü konağında geçti. Edebiyat ve sanatla iç içe büyüyen Taner’in yazarlık serüveninin temelleri de bu yıllarda atıldı.

Galatasaray Lisesi’ndeki eğitiminin ardından bir dönem Almanya’da öğrenim gören Taner, sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye dönerek eğitimine İstanbul Üniversitesi’nde devam etti. Genç yaşlardan itibaren yazmaya başlayan usta isim, özellikle toplumdaki aksaklıkları mizah ve eleştiri diliyle harmanlayan eserleriyle dikkat çekti.

TÜRK TİYATROSUNA YENİ BİR SOLUK GETİRDİ

Haldun Taner, yalnızca bir yazar değil aynı zamanda Türk tiyatrosuna yön veren önemli bir isim olarak kabul ediliyor. 1960’lı yıllarda Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile birlikte kurduğu Devekuşu Kabare Tiyatrosu, Türkiye’de politik mizahın ve kabare kültürünün yaygınlaşmasında büyük rol oynadı.

Kaleme aldığı “Keşanlı Ali Destanı” ise Türk tiyatro tarihinin en önemli eserleri arasında gösteriliyor. Toplumsal eleştiriyi halk diliyle buluşturan eser, yıllarca sahnelerde büyük ilgi gördü.

ÖZGÜRLÜKÇÜ DURUŞUYLA HATIRLANIYOR

Sanat yaşamı boyunca düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan Haldun Taner, sansüre karşı tavrıyla da öne çıktı. Dönem dönem baskılarla karşılaştığını dile getiren Taner, sanatçının özgür olması gerektiğini her fırsatta savundu.

Usta sanatçı, 7 Mayıs 1986’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Ancak eserleri, tiyatro anlayışı ve Türk edebiyatına bıraktığı iz bugün hâlâ yaşamaya devam ediyor.

Bu Yazıyı Paylaş