Gündem

Kacır: Savunma sanayisi savaş suçuyla anılamaz

Bartın, Bayraktar TB2’lerle Burkina Faso ve Mali’deki saldırılara ilişkin raporu gündeme getirdi. Kacır, Türk savunma sanayisinin savaş suçuyla birlikte anılmasına itiraz etti.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Kacır: Savunma sanayisi savaş suçuyla anılamaz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 yılı bakanlık bütçesi görüşülürken, DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın’ın Bayraktar TB2’lerle Burkina Faso ve Mali’de düzenlenen saldırılara ilişkin sözlerine tepki gösterdi. Kacır, “Türk savunma sanayinin savaş suçu ile aynı cümlede ifade edilmesi asla kabul edilemez” dedi. Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Görüşmelerde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların 2027 yılı bütçesi, kesin hesapları ve Sayıştay raporları ele alındı.

Kacır: Savunma sanayisi savaş suçuyla anılamaz 1

Tekstil sektöründeki istihdam kaybı gündeme geldi

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründeki daralmanın çalışanları etkilediğini söyledi. Sektörün üretim zincirinin birçok alana yayıldığını belirten Fırat, “Tekstil sektörü yalnızca kumaş, hazır giyim üretiminden ibaret değildir; çiftçisinden iplikçisine, dokumacısından boyahanesine, konfeksiyon atölyesinden emekçisine, ihracatçısına kadar geniş bir üretim zincirinden söz ediyoruz” dedi. Fırat’ın paylaştığı verilere göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam istihdam 2022 sonunda 1 milyon 222 bin kişiydi. Bu sayı 2023 sonunda 1 milyon 24 bine, 2024 sonunda 900 bine ve 2025 sonunda 845 bine geriledi. Fırat, 2022 sonundan 2025 sonuna kadar 376 bin kayıtlı istihdam kaybı yaşandığını, bunun yüzde 30,8’lik düşüşe karşılık geldiğini belirtti. Hazır giyim sektöründe çalışanların yaklaşık yüzde 53’ünün kadın olduğunu kaydeden Fırat, son bir yılda kadın istihdamının hazır giyimde yüzde 10,6 azalarak 268 binli seviyelere, tekstilde ise yüzde 7,5 düşerek 108 bin seviyelerine indiğini söyledi. Fırat, “Bu rakamlar yalnızca istatistikten ibaret değildir, bunlar kapanan atölyeler, üretimi durduran fabrikalar, işsiz kalan işçiler, geçim mücadelesi veren aileler demektir” diye konuştu. Fırat, Türkiye’nin tasarım, üretim tecrübesi, kalite, Avrupa pazarlarına yakınlık ve hızlı teslimat alanlarındaki avantajlarına dikkat çekti. Yeni teknoloji sektörlerinin geliştirilmesinin mevcut üretim alanlarından vazgeçmeyi gerektirmediğini savunan Fırat, tekstil sektörünün daha yüksek katma değerli ve rekabetçi hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bartın bütçeleri ve bölgesel eşitsizlikleri karşılaştırdı

DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesini bölgesel gelişmişlik farkları üzerinden değerlendirdi. Bakanlığın 2025 yılı raporundaki sıralamaları aktaran Bartın, İstanbul’un birinci, Ankara’nın ikinci, İzmir’in üçüncü sırada olduğunu; Hakkâri’nin 77’nci, Şırnak’ın 78’inci, Urfa’nın 79’uncu, Muş’un 80’inci ve Ağrı’nın 81’inci sırada yer aldığını belirtti. Bartın, “6’ncı ve son gelişmişlik kademesindeki 17 ilin 16’sı Kürt coğrafyasındadır” dedi. Hakkâri’nin rekabetçi ve yenilikçi kapasite ile yaşam kapasitesi sıralamalarında da 81’inci olduğunu söyledi. TÜİK’in 2024 yılı il bazındaki verilerine değinen Bartın, İstanbul’daki kişi başına üretimin Van, Ağrı ve Urfa’dakinin yaklaşık dört katı olduğunu ifade etti. Bu farkı yatırım, istihdam, sanayi altyapısı ve kamu kaynaklarının dağılımıyla ilişkilendirdi. Bartın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına 2027 bütçesinde 248 milyar 830 milyon lira, Milli Savunma Bakanlığına ise 1 trilyon 532 milyar 647 milyon lira ayrıldığını belirtti. İki bütçe arasındaki farkın 6,2 kat olduğunu söyleyen Bartın, Milli Savunma Bakanlığı ödeneğinin 2026’ya göre yüzde 86,2, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ödeneğinin ise yüzde 40,6 artırıldığını kaydetti. Program bütçesinde sanayinin geliştirilmesi, üretim ve yatırımların desteklenmesi için 246 milyar 740 milyon lira; Bölgesel Kalkınma Programı’na 9 milyar 931 milyon lira; Ulusal Savunma ve Güvenlik Programı’na 2 trilyon 180 milyar 183 milyon lira ayrıldığını aktaran Bartın, son programın ödeneğinin bölgesel kalkınma kaynağının yaklaşık 220 katı olduğunu söyledi. Bartın, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Burkina Faso ve Mali’de Türk yapımı Bayraktar TB2’lerle düzenlenen saldırılara ilişkin raporunu da gündeme getirdi. Örgütün Ağustos-Kasım 2023 arasında pazar yerleriyle bir cenaze törenine düzenlenen saldırılarda en az 60 sivilin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını belgelediğini söyledi. Bartın, raporun saldırıları “olası savaş suçu” olarak nitelendirdiğini aktararak silah ihracatında nihai kullanıcı, sivil kayıplar, denetim ve uluslararası hukuk sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Kürt coğrafyası” ifadesi komisyonda tartışıldı

Komisyon Sözcüsü AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Bartın’ın “Kürt coğrafyası” sözlerine itiraz etti. Erdem, “Anayasa'nın 3'üncü maddesi, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu belirtmektedir” dedi. Bartın ise “Neresi bölündü Sayın Başkan? O bölgede Kürtler yaşıyor” karşılığını verdi. Erdem, bir coğrafyanın etnik kökene göre bölünemeyeceğini belirterek Anayasa’nın 123’üncü maddesini de hatırlattı. Kacır, Bartın’ın savunma sanayisine ilişkin değerlendirmesine yönelik sözlerini yineleyerek, “Türk milleti tarihin hiçbir döneminde dünyanın hiçbir coğrafyasında savaş suçunun tarafı değildir, olmamıştır” dedi. Erdem de “Kesinlikle bu noktalarda dikkatli konuşmamız lazım” ifadelerini kullandı. DEM Parti Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Saruhan Oluç, “Kürt coğrafyası” ifadesinin kullanımı üzerine söz aldı. Oluç, “Tarihsel, sosyolojik bir kavram olarak ve coğrafi bir kavram olarak 'Kürt coğrafyası', 'Kürdistan coğrafyası' gibi kavramları kullanıyoruz, daha evvel de kullandık” dedi. Anayasa’nın 3’üncü maddesi ya da idari yapı hakkında bir tartışma yürütmediklerini belirtti.

Bu Yazıyı Paylaş