Karabat''tan şok iddia: Türkiye, faiz ekonomisine teslim oldu, servet aktarımı %9-10''a ulaştı
Yeni Parti Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye'de faiz ekonomisinin hakim olduğunu, servet transferinin milli gelirin %9-10'una ulaştığını ve üretimin yerine faizin cazip hale geldiğini iddia etti.

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisindeki mevcut para ve servet transfer mekanizmalarını sert bir dille eleştirdi. Karabat, ülkenin büyümesinin önemli bir kısmının üretimden değil, finansal varlık sahiplerine akan getirilerden beslendiğini belirterek, uygulanan politikaların 'Üretme, faiz al' mesajı verdiğini savundu.
DEV FAİZ HAVUZU SERVETİ KİMİN ELİNE AKTARIYOR?
Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla faiz üzerinden yapılan servet transferinin boyutunu gözler önüne serdi. Mevduat ve fonlar aracılığıyla faiz getirilerinin yaklaşık 26,7 trilyon TL'lik bir büyüklüğe ulaştığını hesaplayan Karabat, yıllık ortalama yüzde 35'lik vergi sonrası getiri varsayımıyla bu varlıklara bir yılda yaklaşık 9,3 trilyon TL faiz ödendiğini belirtti. Bu rakamın, birçok bakanlığın bütçesini katlayan devasa bir servet transferi anlamına geldiğini vurgulayan Karabat, bu faiz ve fon getirisinin milli gelirin yaklaşık yüzde 9-10'una denk geldiğini ifade etti.
ÜRETİM YERİNE FAİZ KAZANCI: TOPLUMUN TAMAMI MALİYETİ ÖDÜYOR
Milletvekili Karabat, bu sistemin en büyük sorununun çalışmadan kazanmayı ödüllendirmesi olduğunu söyledi. Fabrika kurmak, yatırım yapmak veya ihracat için risk almakla parasını faiz araçlarına park etmek arasında ciddi bir fark olduğunu belirten Karabat, ekonomi politikasının üretimi değil, faizi daha cazip hale getirdiğini dile getirdi. Resmi kurumların bireysel yatırımcı sayılarını ayrıntılı açıklamadığını ancak eldeki verilerle yaklaşık 3 milyon vadeli mevduat sahibi, 1,7 milyon para piyasası fonu yatırımcısı ve 626 bin serbest fon yatırımcısının bulunduğunu aktardı. Bu kesimin toplam nüfus içindeki payının yüzde 5 civarında olduğunu tahmin eden Karabat, buna rağmen uygulanan para politikalarının maliyetinin enflasyon, yüksek kredi faizi ve düşük yatırım iştahı üzerinden toplumun tamamına yayıldığını söyledi. Özellikle perde arkasında 220 bin kurumsal yatırımcının 4,12 trilyon TL'lik fon portföyünü yöneterek bu sistemin en büyük kazananları arasında yer aldığını da ekledi. Karabat, bu tablonun sürdürülebilir büyüme üretmediğini ve özel sektör yatırımlarındaki zayıflığın tesadüf olmadığını vurgulayarak, Türkiye'nin kaynaklarının yağmalandığını ve Yeni Parti olarak bu düzene son vermek istediklerini belirtti.

