Karadeniz'de sular ısınıyor: Hedefte sadece gemiler değil, Türkiye'nin deniz ticareti var!
MHP'li Topsakal, Karadeniz'deki gemi saldırılarının Türkiye'nin deniz ticaretini ve uluslararası hukuku hedef aldığını belirterek, bölge istikrarının stratejik önemine dikkat çekti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Karadeniz ve Hazar havzalarındaki ticaret gemilerine yönelik saldırıları mercek altına alarak, bu durumun bölgenin deniz ulaştırma sistemini derinden etkileyen yeni bir jeopolitik kırılmaya işaret ettiğini vurguladı. Topsakal, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın Novorossiysk limanı açıklarında Türk işletmesine ait bir Ro-Ro gemisine yapılan saldırının, deniz ticaret yollarındaki riskin artık somutlaştığının bir kanıtı olduğunu belirtti.
SAVAŞIN COĞRAFYASI DENİZ TİCARET YOLLARINA TAŞINIYOR
Topsakal, son dönemde yaşanan saldırıların artık münferit güvenlik olayları olmadığını, aksine bölgenin deniz taşımacılığını doğrudan etkileyen yeni bir jeopolitik kırılmanın habercisi olduğunu söyledi. Novorossiysk'teki saldırının, bu kırılmanın sadece teorik bir risk olmaktan çıktığını net bir şekilde gösterdiğini dile getiren Topsakal, savaşın coğrafyasının genişlemesiyle birlikte cephe hattının deniz ticaret yollarına kaydığını ve sivil gemilerin küresel güç mücadelesinin doğrudan hedefi haline geldiğini ifade etti.
TÜRKİYE'NİN DENİZ TİCARETİ VE ULUSLARARASI HUKUK TEHDİT ALTINDA
MHP'li Topsakal, Karadeniz'de hedef alınanın sadece bir gemi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin deniz ticaretinin, Orta Koridor'un güvenilirliğinin, Türk dünyasını birbirine bağlayan lojistik hatların ve en önemlisi uluslararası deniz hukukunun temel ilkelerinin de hedef alındığını savundu. Bu kritik dönemde Karadeniz'in güvenliğinin sadece kıyıdaş devletlerin bir meselesi olarak görülemeyeceğini belirten Topsakal, havzada tesis edilecek istikrarın, bölgenin ekonomik güvenliği, ulaştırma koridorlarının sürdürülebilirliği ve bölgesel barış için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Türkiye'nin ise tarihsel sorumluluğu, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesiyle Karadeniz'i çatışma alanı değil, güvenlik, istikrar ve uluslararası iş birliğinin denizi olarak muhafaza etme iradesini kararlılıkla sürdürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

