Gündem

Kayapa ısrarı akıl alır gibi değil: Bilimsel gerçekler hiçe sayılıyor

CHP'li Kayıhan Pala, Bursa'daki katı atık tesisi için bilimsel raporlar ve mahkeme kararlarıyla uygun bulunmayan Kayapa'da ısrar edilmesine tepki gösterdi. Pala, çıkar gruplarının devreye girmiş olabileceği endişesini dile getirdi.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Kayapa ısrarı akıl alır gibi değil: Bilimsel gerçekler hiçe sayılıyor

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Bursa'da yapılması planlanan entegre katı atık tesisinin Kayapa'da kurulması yönündeki yeniden gündeme gelen tartışmalara sert tepki gösterdi. Pala, "Bursa'nın acil bir katı atık yönetim sistemine ihtiyacı var ve bu sistem içinde yeni bir tesise de yer açılmalı. Ancak tesisin Kayapa'da olmaması gerektiği, son 10 yıldır bilimsel raporlarla defalarca kanıtlanmışken, ısrar etmek anlaşılır gibi değil," dedi. TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Pala, Kayapa'nın daha önce hem bilimsel raporlar hem de mahkeme kararıyla uygun bulunmadığını hatırlattı.

BİLİMSEL KANITLAR GÖZ ARDI EDİLİYOR

Pala, elinde 2011 yılına ait Bursa Uludağ Üniversitesi'nde yapılmış bir yüksek lisans tezinin bulunduğunu belirterek, bu tezde yeni bir katı atık tesisi için yer seçimi kriterlerinin incelendiğini ve bilimsel ölçütlere göre Kayapa'nın uygun adaylar arasında yer almadığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Boz'un talimatıyla oluşturulan 40 kişilik akademik heyetin hazırladığı 1/100.000 ölçekli Bursa çevre düzeni planı çalışmalarına da değinen Pala, teknik altyapı grubunun 31 ölçütü değerlendirdiğini ve bu ölçütlere göre belirlenen 7 sahanın hiçbirinin Kayapa'da bulunmadığını vurguladı. Bu denli somut bilimsel kanıtlar varken, Kayapa'nın tekrar gündeme getirilmesinin, çıkar gruplarının ve şirketlerin devreye girerek kamu kaynaklarını aktarma çabası olup olmadığı sorusunu akıllara getirdiğini söyledi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RİSKİ VE HALKIN KATILIMI

Pala, 1/100.000 Bursa İli Çevre Düzeni Planı'nın sentez raporuna da dikkat çekerek, atık yönetiminde yalnızca bertaraf yaklaşımının yeterli olmadığını, önleme, yeniden kullanım, geri dönüşüm ve enerji geri kazanımının da sürecin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirtti. Aksi takdirde ciddi sürdürülebilirlik risklerinin ortaya çıkabileceğini anlatan Pala, atık yönetiminin teknik bir süreç olmanın ötesinde planlama, mevzuat, finansman ve en önemlisi halkın katılımı ve veri yönetimiyle bütünleşik bir sistem gerektirdiğini savundu. Bilim insanlarının, Bursa'nın mevcut katı atık yönetiminde önleme, yeniden kullanım ve geri dönüşüm aşamalarında ciddi zayıflıklar bulunduğunu raporladığını hatırlatan Pala, yapılan analizlere göre Bursa'daki evsel atıkların önemli bir kısmının geri dönüştürülebilir olmasına rağmen bu potansiyelin yeterince kullanılamadığını, Avrupa Birliği ülkelerindeki geri dönüşüm oranlarının çok daha yüksek olduğunu ekledi. Tüm bu bilimsel gerçekler ve uyarılar ortadayken, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ndeki bazı üyelerin bu konuda ısrarını 'anlaşılmaz' bulduğunu dile getiren Pala, Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerini bu ısrardan vazgeçmeye ve 1/100.000 çevre düzeni planına uygun bir yaklaşımla süreci yönetmeye çağırdı. Aksi takdirde hukuki ve toplumsal mücadelelerin kaçınılmaz olacağını belirterek, Bursa'nın zaman kaybetmeden uygun bir alan seçerek yatırım yapmasının büyük yarar sağlayacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş