Kentleşme, yağışın afete dönüşmesinde rol oynuyor
Prof. Dr. Ekmekçi, doğaya aykırı kentleşme ve geçirimsiz yüzeylerin yağışları afete dönüştürdüğünü, iklim değişikliğinin şiddeti artırdığını belirtti. Kentsel altyapıların yeniden tasarlanması ve erken uyarı sistemleri şart.

Hacettepe Üniversitesi Hidrojeoloji Mühendisliği Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ekmekçi, son günlerde yaşanan şiddetli yağışların afete dönüşmesinde iklim koşullarının yanı sıra kentleşme, altyapı ve arazi kullanımının da önemli bir rol oynadığını vurguladı. Prof. Dr. Ekmekçi, “Doğaya uygun olmayan kentleşme önemli bir rol oynuyor. Afete dönüşmesinin nedenlerinden biri, geçirimsiz yüzeylerin artırılması. Betonlaşma, asfalt yolların artması; bunlar hep yağmurun önemli bir kısmının yüzeyden akmasına ve hızlı bir şekilde derelere ulaşmasına neden olur,” dedi.

İklim Değişikliği ve Yağış Şiddeti İlişkisi
Prof. Dr. Ekmekçi, iklim değişikliğinin şiddetli yağışlarla olan fiziksel bağlantısının iklim bilimciler tarafından net bir şekilde ortaya konduğunu belirtti. Atmosferdeki sıcaklık artışının, nem taşıma kapasitesini artırdığını ve bunun da yağış şiddetini ve yoğunluğunu artırdığını ifade etti. Bir derece sıcaklık artışının, atmosferin nem taşıma kapasitesini yüzde 7-8 oranında artırabildiğini ve bu durumun yoğun, şiddetli yağışlara neden olabildiğini söyledi. Küresel gözlemlerin de bu durumu teyit ettiğini ekledi. Yağışın şiddeti, süresi ve miktarını etkileyen unsurun iklim krizi değil, bizzat iklim değişikliğinin kendisi olduğunu belirtti.
Daha Kısa Sürede Daha Fazla Yağış ve Kentsel Etkiler
İklim değişikliğinin etkisinin, yağışın düştüğü zaman ve süre ile yakından ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Ekmekçi, daha önce yıla dağılan yıllık yağışların artık birkaç gün, hatta birkaç saat içinde düştüğünü gözlemlediklerini dile getirdi. Bu durumun, yeryüzündeki yapıyla da ilişkili olduğunu söyledi. Toprağın yağmur suyunu süzme kapasitesinin üzerinde gerçekleşen yağış şiddetinin, suyun yüzeyden akmasına neden olduğunu ve bu durumun dere yataklarında hızlı bir şekilde toplanarak taşkın piklerini oluşturduğunu açıkladı. Kentlerde geçirimsiz yüzeylerin artmasının, betonlaşma ve asfalt yolların yaygınlaşmasının, yağmurun önemli bir kısmının yüzeyden akmasına ve derelere hızla ulaşmasına yol açtığını vurguladı. Taşkın ovalarına yapılaşma izni verilmesi ve taşkın ovalarının iskana açılmasının, iklimsel olayları afete dönüştürdüğünü ve bunun temel sorumlusunun insanlar olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ekmekçi, kentlerde drenaj sistemlerinin gelecekteki yağış şiddetine göre yeniden tasarlanması, havza ölçeğinde taşkın risk haritalarının güncellenmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Bakmadan Geçme
Kentlerde yağışı emebilecek toprak kalmadı
COP31 Başkanı Kurum'dan iklim eylemi için net çağrı
COP31 Başkanı Kurum, Tuvalu'nun sesini Antalya'da duyuracak
Avrupa, 2026 yazında tarihinin en sıcak dönemini yaşadı
Murat Kurum, COP31 tanıtımını New York'ta gerçekleştirdi
Sıfır Atık Hareketi, Türkiye'nin COP31 başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine entegre ediliyor
