Gündem

Kerbela acısı Malatya'da matemle anıldı: 'Hz. Hüseyin'in şehit edildiği gün bayram olamaz

Malatya'da Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişinin 1387. yıl dönümü matemle anıldı. Ehl-i Beyt Alimi Serhat Aktaş, bu günün bayram olamayacağını vurgulayarak, Kerbela şuurunun zulme karşı mücadelede önemine dikkat çekti.
ANKA
ANKA
1 dk Sesli Dinle 0
Kerbela acısı Malatya'da matemle anıldı: 'Hz. Hüseyin'in şehit edildiği gün bayram olamaz

Malatya'da, Hz. Hüseyin ve 72 yareninin Kerbela'da şehit edilişinin Hicrî 1387. yıl dönümü dolayısıyla İmam Cafer-i Sadık Camisi'nde bir Aşura Matem Merasimi düzenlendi. Ehl-i Beyt Alimi Serhat Aktaş, bu özel güne dair yaptığı açıklamada, 'Bugünün bayram veya mübarek bir gün olarak ilan edilmesini biz kabul etmiyoruz' ifadelerini kullandı.

Kerbela acısı Malatya\

KERBELA MATEMİ VE ANLAMI

Malatya İmam Cafer-i Sadık Camisi'nde bir araya gelen Caferiler, Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit düştüğü 10 Muharrem'i anmak üzere bir matem programı gerçekleştirdi. Program, Aşura Ziyareti'nin okunmasıyla başladı ve ardından sohbet, mersiye ve sinezen gösterileriyle devam etti. Namazın eda edilmesinin ardından katılımcılara yemek ikramında bulunuldu.

Kerbela acısı Malatya\

ZULME KARŞI MÜCADELE VE ÜMMET ŞUURU

Malatya İmam Cafer-i Sadık Camisi Ehl-i Beyt Alimi Serhat Aktaş, ANKA Haber Ajansı'na verdiği demeçte, Hz. Hüseyin'in şehit edildiği bu günün tüm İslam alemi için büyük bir matem ve hüzün günü olduğunu vurguladı. Aktaş, 'Resulullah'ın ciğerparesi İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın şehit edildiği bir gün bayram olamaz, mübarek bir gün olamaz. Biz bugünü matemle geçiriyoruz, gözyaşıyla geçiriyoruz ve Resulullah’ın bu hüzünlü günündeki acısına ortak oluyoruz.' dedi. Aktaş ayrıca, Kerbela olayının doğru anlaşılması durumunda yeryüzünde hiçbir zulmün yayılamayacağını, mazlumların hakkının korunacağını ve İslam ümmetine karşı hiçbir gücün baş kaldıramayacağını belirtti. Günümüzde Amerika ve siyonizmin bu Kerbela şuurunu unutturarak İslam'ı anlamayı engellediğini dile getiren Aktaş, İslam ümmetinin mezhep, dil, ırk ve coğrafya farklılıklarını bir kenara bırakarak ümmet şuuruyla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Bu Yazıyı Paylaş