Konya Ovası'nda yağışlar umutlandırdı
Konya Ovası'nda 2026'da yağışlar artsa da su sorunu devam ediyor. Girdi maliyetlerindeki artış çiftçiyi zorlarken, dış havzalardan su temini hayati önem taşıyor. TARSİM sigortaları da risklere karşı korunmada kritik.

PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, 2026 üretim sezonunda Konya Ovası'nın aldığı yağışları değerlendirerek tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Erkoyuncu, yağışların genel olarak olumlu bir etki yarattığını belirtirken, bölgenin en önemli sorunu olan su kıtlığına vurgu yaptı.

YAĞIŞLAR UMUT VERDİ ANCAK YETERLİ DEĞİL
Erkoyuncu, yağışların tarımsal üretim için sevindirici olduğunu ancak su sorununun hala ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Verim için sadece yıllık yağış miktarının değil, aynı zamanda yağışın bitkinin yetişme dönemindeki dağılımının da önem taşıdığını belirtti. Kar örtüsünün hububat için hayati önem taşıdığını ve eridiğinde toprağa sızarak bazı hastalıkları ve zararlıları azalttığını söyledi. Kar yağışının hem anlık hem de mevsimlik etkisinin yanı sıra, yıllık yüzey su alanlarını oluşturan baraj ve göllerdeki su birikimine ve uzun vadede yeraltı sularının beslenmesine de paha biçilmez katkılar sağladığını vurguladı. Son yağışların çiftçilerin umutlarını artırdığını ancak bunun yeterli olmadığını sözlerine ekledi.

GİRDİ MALİYETLERİ VE DIŞA BAĞIMLILIK ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR
Kasım-mart dönemindeki yağışların baharlık ekilişler ve toprak hazırlıkları için uygun olduğunu belirten Erkoyuncu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Toroslar'daki kar örtüsünün yüzey sularını beslediğini dile getirdi. Ancak üreticilerin sorunlarının sadece yağışla sınırlı olmadığını, gübre ve bitki besleme ürünlerinin kullanımının birim alandan yüksek verim elde etmek için kritik önem taşıdığını ancak bu sektörde dışa bağımlılığın yüksek olduğunu belirtti. İran-ABD-İsrail arasındaki gerilimlerin de etkisiyle gübre fiyatlarındaki öngörülemeyen artışların çiftçiyi ciddi bir krizle karşı karşıya bıraktığını aktardı. Gübre ve mazot gibi önemli maliyet kalemlerinin döviz kurları ve küresel jeopolitik gelişmelerden etkilenmesiyle çiftçinin gübre kullanımını azaltmaya veya tamamen bırakmaya zorlandığını, bunun da verim ve kalite kaybına yol açarak gıda enflasyonu olarak tüketiciye yansıyacağını söyledi. Sürdürülebilir üretim için devlet sübvansiyonlarının artırılması ve destekleme ödemelerinin zamanında yapılması gerektiğini vurguladı. Toprağın organik madde açısından fakir olduğunu ve bu yağışlı sezonda eksik gübrelemenin tamamlanması gerektiğini, kış ve ilkbahar yağışlarının yaz boyunca devam etmesinin verimli bir hasat için elzem olduğunu sözlerine ekledi.
DIŞ HAVZALARDAN SU TEMİNİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Konya Ovası'ndaki en büyük sorun olarak yeraltı suyunu gösteren Erkoyuncu, bölgenin ihtiyaç duyduğu suyun neredeyse tamamının yeraltından geldiğini ve Çarşamba Çayı'na 3 yıldır su aktarılamadığını belirtti. Konya Ovası'nın geleceği için dış havzalardaki suların ovaya yönlendirilmesi gerektiğini, Beyşehir, Suğla, Ermenek ve Manavgat Çayı gibi kaynakların ovaya kazandırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Yağışların bu yıl iyi olduğunu ancak yeterli olmadığını tekrar dile getirdi. Erkoyuncu, TARSİM sigortalarının önemine de dikkat çekerek, devletin kuraklık, dolu, sel ve yangın gibi afetlere karşı üreticilere TARSİM sigortası aracılığıyla destek verdiğini ve üreticilerin sigortalarını zamanında yaptırarak olası risklere karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini belirtti.
