Asayiş

Kumar tehlikesi cepte: Başlama yaşı 15’e kadar düştü

Dijital kumar, kolay kazanç vaatleri ve reklamlarla gençlerin hayatına giriyor. Başlama yaşı 15’e kadar düşerken uzmanlar aileleri erken belirtilere karşı uyarıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Kumar tehlikesi cepte: Başlama yaşı 15’e kadar düştü

Kumara ulaşmak için artık bir mekâna gitmek gerekmiyor. Cep telefonundan erişilen bahis ve kumar platformları, tehlikeyi gençlerin günlük yaşamına taşıyor. Sosyal medyada karşılarına çıkan reklamlar, kazanmayı öne çıkaran içerikler ve kısa sürede zengin olma vaatleri, kumarı cazip gösterebiliyor.

Yeşilay’ın 2025 yılında yayımladığı Türkiye Kumar Raporu, kumar ve sanal kumara başlama yaşının 15’e kadar düştüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, erken yaşta başlayan deneyimlerin bağımlılık açısından risk oluşturduğunu belirtiyor.

Kolay kazanç hayali, kayıpları büyütebiliyor

Kumar reklamlarında kazanç ihtimali öne çıkarılırken kaybetme riski geri planda kalabiliyor. Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şentürk, kumarın insanlara hayal ettikleri yaşama ulaşmanın bir yolu gibi sunulduğunu belirtiyor.

Bu vaatlerle başlayan oynama davranışı, zamanla kaybedilen parayı geri alma çabasına dönüşebiliyor. Kişi zararını telafi etmek için yeniden oynadıkça maddi kayıplar ve yaşadığı sıkıntılar büyüyebiliyor.

Oyun içindeki şans mekanizmaları da risk taşıyor

Bazı dijital oyunlarda bulunan, para karşılığında açılan ve içinden ne çıkacağı önceden bilinmeyen “ganimet kutuları” da dikkat gerektiriyor. Oyun içi eşyalar üzerinden yapılan bahisler, eğlence ile kumar arasındaki sınırı belirsizleştirebiliyor.

Çocuk ve ergen psikiyatristi Uz. Dr. İlyas Kaya, bu tür mekanizmaların çocuklarda şansa dayalı ödül beklentisini besleyebildiğini ve kumar davranışlarını modelleyebildiğini ifade ediyor. Riskin değerlendirilmesinde oyunun içeriği ve ödül sisteminin nasıl çalıştığı önem taşıyor.

Kaybedilen yalnızca para olmuyor

Kumarın etkileri borçlarla sınırlı kalmıyor. Maddi kayıpların oluşturduğu stres, aile içi çatışmalar ve belirsizlik; kaygı, depresyon ve uyku sorunlarının ortaya çıkmasına veya ağırlaşmasına katkıda bulunabiliyor.

Oynamayı kontrol edememek, günlük sorumlulukları ihmal etmek ve zarar görmesine rağmen devam etmek, kumar bozukluğunun temel belirtileri arasında yer alıyor.

Aileler hangi belirtilere dikkat etmeli?

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Merih Altıntaş, oynama davranışının kontrol edilememesi, yalan söyleme ve kayıpları geri kazanmak için tekrar kumara yönelme başladığında profesyonel destek alınmasını öneriyor. Sorunun erken fark edilmesi, tedavi sürecini kolaylaştırabiliyor.

Ailelerin suçlayıcı bir dil yerine destekleyici bir yaklaşım benimsemesi önem taşıyor. Kumarla ilgili sorun yaşayan kişiler ve yakınları, 115 YEDAM Danışma Hattı üzerinden ücretsiz psikolojik ve sosyal destek için başvurabiliyor.

Bu Yazıyı Paylaş