Kutuplardan uzaya: Prof. Dr. Bakırdere'den bilimde çığır açan başarılar ve gelecek hedefleri
Prof. Dr. Sezgin Bakırdere ve ekibi, ScholarGPS'de birçok alanda dünya birinciliği elde etti. Kutuplarda sürdürülen çalışmaların ardından, yakın gelecekte uzayda da bilimsel faaliyetlere başlanacağı duyuruldu.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, akademik başarılarıyla uluslararası alanda dikkat çekiyor. Bilim insanlarının araştırmalarını ve akademik çalışmalarını sıralayan ScholarGPS'de iki ayrı çalışmasıyla dünya birinciliği elde eden Prof. Dr. Bakırdere, ekibiyle birlikte kutuplarda sürdürdükleri çalışmaların yanı sıra uzayda da bilimsel faaliyetlere başlayacaklarını müjdeledi.

BİLİMDE DÜNYA BİRİNCİLİĞİ VE KUTUP ÇALIŞMALARI
Prof. Dr. Bakırdere ve ekibi, 'Atomik Spektroskopi' alanında 10 bin 797 biliminsanı arasında dünya genelinde birinci sıraya yerleşti. Bu başarı, insan sağlığı için tehlikeli elementlerin yüksek doğrulukla tayin edilmesine yönelik çalışmaları kapsıyor. Ayrıca, 'Gaz Kromatografi-Kütle Spektrometri' alanında ikinci, 'Çevre Örnekleri Analizleri ve İzlenmesi' alanında üçüncü, 'Katı Faz Ekstraksiyonu' alanında dördüncü ve 'Gıda İçerik Analizleri' alanında ise beşinci sırada yer aldılar. Cumhurbaşkanlığı ve TÜBİTAK koordinasyonunda yürütülen 'Kutup Projeleri' kapsamında kutuplardan örnekler toplayan ekip, buradaki kirlilik düzeyini ve geçmişteki kirlilik izlerini araştırıyor.

TERSİNE BEYİN GÖÇÜ VE GELECEĞİN HEDEFLERİ
Prof. Dr. Bakırdere, Türkiye'nin bilimsel çekim gücünün arttığını ve tersine beyin göçünün başladığını vurguladı. Stanford ve Harvard gibi dünyaca ünlü üniversitelerden bilim insanlarının Türkiye'ye gelerek çalışma imkanı bulduğunu belirten Bakırdere, altyapının gelişmesiyle birlikte artık hayallerin gerçeğe dönüştüğünü ifade etti. Devletin sunduğu imkanlarla bilime katkı sağladıklarını söyleyen Bakırdere, "Çok yakında artık uzayda da çalışmaya başlayacağız. Onlar neredeyse artık biz de oralardayız." diyerek geleceğe yönelik iddialı hedeflerini dile getirdi. Bilimdeki bu ilerlemenin, eskiden taklit eden bir ülke konumundan, artık taklit edilen bir konuma gelindiğinin bir göstergesi olduğunu ekledi.
