Gündem

Lösemiyi yendi, şimdi başkalarına umut oluyor: İlhan Çağdaş Ergün'ün ilham veren hikayesi

Üniversite öğrencisiyken lösemiye yakalanan İlhan Çağdaş Ergün, kök hücre donörü bulunamamasına rağmen kemoterapiyle hastalığı yendi. Şimdi 'Kan Bağım' projesiyle lösemi hastalarına umut oluyor ve kök hücre nakli farkındalığını artırıyor.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Lösemiyi yendi, şimdi başkalarına umut oluyor: İlhan Çağdaş Ergün'ün ilham veren hikayesi

Ankara'da yaşayan 25 yaşındaki İlhan Çağdaş Ergün, üniversite eğitiminin son yılında yakalandığı lösemi hastalığını, kök hücre nakli için uygun donör bulunamamasına rağmen kemoterapi tedavisiyle yenmeyi başardı. Sağlığına kavuşmasının ardından Türk Kızılay ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle 'Kan Bağım' adlı bir proje geliştiren Ergün, bu proje aracılığıyla toplumda kök hücre nakli konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyor. Ardından Genç Kızılay'ın yönetim kadrosuna dahil olan Ergün, şu anda Kızılay'ın Genç Kan Elçileri projesinde gönüllü olarak görev alıyor.

KEMOTERAPİ VE KÖK HÜCRE NAKLİ SÜRECİ

Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunu olan İlhan Çağdaş Ergün'e, 3 yıl önce üniversite son sınıf öğrencisiyken lösemi teşhisi konuldu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı'nda tedavi gören Ergün'e, kök hücre nakli önerildi. Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğiyle yürütülen Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi sisteminde uygun bir donör bulunmasına rağmen, donörün son anda vazgeçmesi üzerine Ergün, mücadeleyi bırakmadı. Yaklaşık 2 yıllık yoğun kemoterapi tedavisinin ardından lösemiyi yenmeyi başardı. Bu süreçte hastane odasında günlerce sevdiklerini pencereden uzaktan izlediğini ve her sabah 'bugün hayatımın son günü mü' düşüncesiyle uyandığı zamanlar olduğunu belirten Ergün, "İnanmaktan hiçbir zaman vazgeçmedim, umut etmekten vazgeçmedim. Çünkü benim için yaşamak inanmaktı, umut etmekti. Her şeye rağmen ille de gülümseyebilmekti. Bu mücadeleden galip çıktığım için çok mutlu hissediyorum" ifadelerini kullandı.

BAŞKALARINA UMUT OLMA YOLUNDA

Hastalık sürecinde yaşadığı zorluklara rağmen motivasyonunu kaybetmediğini dile getiren Ergün, "Hastane odasında motivasyonum şu olmuştu; ben buradan iyileşerek çıkacağım ve benim gibi olan hastalara umut olacağım. Onlara yardımcı ve destek olacağım. Bu benim en büyük motivasyonumdu" dedi. Sağlığına kavuştuktan sonra lösemi hastaları için çalışmalara başlayan Ergün, "Sağlığım normale döner dönmez bir projeye başladık ve Türk Kızılay'ı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde 'Kan Bağım' projesine başladık. Kan Bağım projesinde öncelikle hedefimiz hem kan ve kök hücre bağış sayılarını arttırmaktı. Üniversitelerle, STK'larla, taraftar gruplarıyla, gençlik dernekleriyle, iş birlikleri yaparak toplumsal hassasiyeti arttırabilmekti. Çünkü kan bağışı özellikle kanser hastaları için anlık bir ihtiyacın haricinde sürekli bir ihtiyaçtır. Yani yaşama tutunmaları için bir sebeptir. Herkes bir gün o hastane odasına girebilir. Hepimiz bir gün birilerinin kan bağışına, kök hücre bağışına ihtiyaç duyabiliriz. Hayatı anlamlı kılan yaşamak ve de yaşatmaktır. Bir cana umut olalım, nefes olalım. Bir çocuğun büyümesine vesile olalım. Çocuğuna kan veya kök hücre bağışı bekleyen annelerin gözyaşlarını silelim. Çocukları güldürelim" açıklamasında bulundu. 'Kan Bağım' projesinin devam ettiğini belirten Ergün, hedeflerinin etkinliklere katılan insanları kök hücre konusunda da bağışçı yapmak olduğunu sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş