Gündem

Mahmut Arıkan'dan çarpıcı tespit: Türkiye kriz yöneten değil, kriz üretmeyen devlet anlayışına evrilmeli

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye'nin kriz üretmeyen bir devlet anlayışına acilen ihtiyacı olduğunu belirtti. Antalya'da düzenlenen programda, çiftçinin ve halkın sorunlarına dikkat çekerek, 'onarıcı devlet anlayışı'nın ge
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Mahmut Arıkan'dan çarpıcı tespit: Türkiye kriz yöneten değil, kriz üretmeyen devlet anlayışına evrilmeli

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da DEVA Partisi ile birlikte düzenlenen 'Türkiye Buluşmaları' programında önemli açıklamalarda bulundu. Arıkan, Türkiye'nin artık krizleri yöneten değil, tam aksine kriz üretmeyen bir devlet anlayışına acilen ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

ANTALYA'NIN POTANSİYELİ VE YÖNETİM SORUNU

Arıkan, Türkiye'nin cennet vatanında bereketli topraklarda yaşadığını belirterek, özellikle Antalya'nın tarım, turizm ve sanayi alanlarındaki muazzam potansiyeline dikkat çekti. Ancak bu imkanlara rağmen ülkenin hak ettiği şekilde büyüyememesinin ve toplumun büyük bir kesiminin yaşam standartlarının yetersiz kalmasının temel nedeninin kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışı olduğunu dile getirdi. Sorunları sadece dış gelişmelere bağlamanın gerçekleri göz ardı etmek anlamına geldiğini söyleyen Arıkan, Türkiye'nin günü kurtaran politikalar yerine üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya odaklanması gerektiğini belirtti. Çiftçinin artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' sorusu yerine 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye düşündüğünü, bunun da yanlış ekonomi politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Üreticilerin mazot, gübre, ilaç ve elektrik gibi girdilerin pahalılığı karşısında ezildiğini, ucuz olan tek şeyin ise emeği ve ürünü olduğunu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Tarımsal desteklemelerin faiz ödemelerinin yanında devede kulak kaldığına dikkat çekerek, önceliğin faizde olduğunu ve bu durumun çiftçiyi adeta bir borç sarmalına hapsettiğini söyledi.

ONARICI SİYASET VE YENİ BİR DEVLET TASAVVURU

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Arıkan, 'Türkiye Buluşmaları'nın amacının bu bozuk düzeni değiştirmek ve çiftçinin umudunu yeşertmek olduğunu belirtti. EXPO alanının atıl durumdan kurtarılarak tarımsal AR-GE merkezleri ve eğitim kurumlarının yer alacağı büyük bir tarım kampüsüne dönüştürülmesi gibi somut projeler sundu. Turizm gelirlerinin sadece büyük otel zincirlerine değil, tüm Antalyalı vatandaşlara adil bir şekilde dağıtılması gerektiğini vurguladı. Sanayinin de hak ettiği değeri görmesi için yüksek enerji ve üretim maliyetleri, finansmana erişim zorlukları ve nitelikli ara eleman eksikliği gibi sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti. Arıkan, Türkiye'nin güçlü bir devlete ihtiyacı olduğunu ancak bunun alkışlarla veya manşetlerle inşa edilen bir güç değil, içeride millete güven veren, dışarıda ise kendi aklıyla hareket edebilen bir devlet olması gerektiğini söyledi. NATO Zirvesi gibi uluslararası gelişmeleri romantik hikayeler üzerinden değil, çıkar dengeleri üzerinden okumak gerektiğini belirten Arıkan, Türkiye'nin her şartta millî menfaati merkeze alan bağımsız bir devlet aklı ortaya koyması gerektiğini savundu. İktidarın Gazze'ye ağlayıp Gazze katilleriyle gülmeyi tercih ettiğini eleştiren Arıkan, NATO'nun menüsünde Yemenli, Gazzeli, Libyalı mazlumların haklarının olduğunu hatırlattı. Konuşmasının sonunda, Türkiye'nin ihtiyacının yeni bir iktidardan önce, devlet ile millet arasındaki güven bağını yeniden tesis edecek, adaleti, liyakati ve ortak geleceği güvence altına alacak 'onarıcı devlet anlayışı' olduğunu vurguladı. Gerçek ittifakın partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil, devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacağını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş