Gündem

Mahsun Kırmızıgül, Haluk Levent'e Sessizliğini Bozdu

Ahbap soruşturmasının ardından Haluk Levent'e yönelik tepkiler büyüyor. Mahsun Kırmızıgül, yıllara dayanan dostluğunu anlattığı yazısında dikkat çeken mesajlar verdi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Mahsun Kırmızıgül, Haluk Levent'e Sessizliğini Bozdu

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler ve Haluk Levent hakkında ortaya atılan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, sanat, siyaset ve iş dünyasından birçok isim de peş peşe açıklamalar yaptı. Tepki gösteren isimler arasında Mahsun Kırmızıgül de yer aldı. Kırmızıgül, kaleme aldığı dikkat çeken yazıda Haluk Levent'e geçmişten bugüne uzanan çarpıcı mesajlar verdi.

İşte o isimlerden biri olan Mahsun Kırmızıgül'ün kaleminden...


Nerden nereye…

Bir Haluk Levent hikâyesi…

Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Bir gün milyonlara ulaşacağımızın hayalini kuruyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık.

O yıllarda sen, nasıl olduysa korkunç bir borç sarmalının içine düştün. Edindiğin kötü alışkanlıklar başına büyük belalar açmıştı. Borçların yüzünden seni Adana Karataş Cezaevi'ne, rahmetli yapımcımız Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz'le birlikte bizzat biz götürdük.

O günlerde sekiz ayrı bankaya olan borçlarını kapatabilmen için, Star TV'de oynadığım diziden kazandığım parayla sana destek olduk. Yeniden ayağa kalkabilmen için elimizden geleni yaptık.

Sonra hayat hepimizi farklı yollara savurdu...

Yıllar sonra Ahbap Derneği'yle yürüttüğün yardımları, ihtiyaç sahiplerinin yanında oluşunu gördükçe içimden, "Haluk Levent o karanlık günleri geride bıraktı. Çok şükür küllerinden yeniden doğdu." diyordum. Attığın her adımla gurur duydum. Bakanlardan, valilerden, belediye başkanlarından takdir gördün. Cumhurbaşkanının eşinden ödül aldın. Sivil toplum kuruluşları yaptıklarını örnek gösterdi.

Binlerce konser verdin. Meydanlar doldu, salonlar doldu. Reklamlarda oynadın, büyük markalar seninle çalıştı. Hayat sana milyonlarca insanın ömrü boyunca ulaşamayacağı imkânlar sundu.

Ama ah be Haluk...

Şu kötü alışkanlıklarından neden kurtulamadın? Neden?

Depremde hayatını kaybeden insanlar için kurulan o masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranların karşısına geçmemeliydin. O tuşlara bir daha dokunmamalıydın.

Keşke ellerin kırılsaydı da seni yeniden o karanlığa sürükleyen alışkanlıklara dönmeseydin.

Bu halk seni başının üstünde taşıdı. Seni en güvenilir, en çok sevilen sanatçılardan biri yaptı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi.

Depremde insanlar evlatlarını, annelerini, babalarını toprağa verirken; kendi yaralarını sarmaya çalışırken milyonlarca insan elindekini, avucundakini sana emanet etti. Sana güvendi.

Milyonlarca insan sana ışık olurken, sen neden o karanlığın içinden çıkamadın? Neden o ışığı göremedin? Neden kötü alışkanlıkların uğruna doğruluktan ve dürüstlükten uzaklaştın?

Hayat bu kadar ucuz muydu Haluk?

Birkaç dakikalık bir heyecan uğruna bunca sevgiye, bunca güvene, bunca emeğe sırt çevirmeye gerçekten değer miydi?

Yaptıkların sadece seni yıkmadı.

Sana inananları, seni sevenleri, dostlarını da derinden yaraladı.

Bugün en çok seni değil, aileni düşünüyorum.

Sadece onlar için bile bütün kötü alışkanlıklarını, bütün tutkularını, bütün zaaflarını geride bırakmalıydın.

İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı...

Gerçekten değdi mi Haluk?

Bu Yazıyı Paylaş